Ah Bu Katarlılar...(!)

Şurası Katarlılara satıldı.

Burası Katarlılara verildi.

Ülkeyi Katarlılara satıyorlar.

Hatta geçtiğimiz yıllarda Trabzon’da çıkan bir orman yangını ile ilgili olarak sosyal medyada “Katarlılar için mi yakıyorlar” gibi bir soruya da denk gelmiştim.

Ne çektik bu Katarlılardan!

Şaka bir yana bu Katarlı takıntısı nasıl ve neden oluştu?

İktidara aday olan muhalif siyasi partiler mevcut sisteme karşı değiller.

Karşı olmak bir yana iktidarın mevcut sistemin raylarından çıkmakta olmasından rahatsızlar.

Aslında raydan çıkan yani Batı’dan kopan kısmen bağımsızlaşan iktidar değil Türkiye ama şimdi ona girmeyeceğim zaten farklı şekillerde defalarca anlattık.

İktidar olurlarsa Türkiye’yi tekrar raylara oturtmaya çalışacaklar.

Muhalefet olarak eleştirdikleri sorunları yaratan sistemi değiştirmek değil tahkim etmek istediklerinden bu sorunlara gerçek nedenleri ve boyutları ile yaklaşamıyorlar.

Gerçeklik düzleminde söyleyebilecekleri bir şey yok bu nedenle amaca uygun ve gerçeklikten uzak bir zemin bulmak gerekiyor.

Mesela geçtiğimiz yıl Global Yatırım Holding Antalya limanını işletme hakkını Katarlı Qterminals WLL’ye satmıştı.

Basında bu haber “Antalya limanı Katarlılara satıldı” başlıklarıyla duyuruldu.

Sosyal medyada da her zamanki “yine Katarlılar”, “memleketi Katarlılara satıyorlar” nidaları yükseldi.

Temiz iş.

Özelleştirmeye doğrudan karşı çıkmadan yani sistemin karşısında konumlanmadan liman satışına tepkili olan vatandaşlara seslenilmiş olunuyor.

Üstüne Katarlılar üzerinden iktidar Katarlılarla özel ilişkiler içinde Türkiye’yi satıyor algısı işleniyor.

Benzer pek çok örnek bulabiliriz.

Arapların / Katarlıların aldığı işletmeler, konutlar veya araziler.

Bunun yanında İngilizlerin veya Amerikalıların aldıkları ile ilgili tepki çeken haberler veya paylaşımlar göremezsiniz.

Oysa asıl çözmemiz gereken sorun yabancıların ülkemizde taşınmaz alabilmeleri ve şirketlerimizi güle oynaya yabacılara satıyor olmamız.

İngiliz gelir Türkiye’ye yerleşirse sorun yok.

Arap gelir yerleşirse büyük sıkıntı.

Özelleştime ve toprak satışı ile sorunları yok.

Sistemle sorunları yok.

Sistem derken Batı sistemi.

Bu nedenle dile dolanacak kötü karakter doğulu olmak durumunda.

En uygun olanlar da Araplar / Katarlılar.

Hem sisteme karşı çıkmayıp, aksine onu savunup hem de sistemin yarattığı sorunlar üzerinden muhalefet edebilmek için kötü karakterler ince ince işlendi.

Bu kötü karakter aynı zamanda her türlü yalana alet edilebilecek bir mite dönüştü bu açıdan da çok kullanışlı.

Katarlı öğrenciler Türkiye’de sınavsız tıp fakültelerine girecek diye bir yalan haber yayınlandı. Ertesi gün yayınlayan haber sitesi düzeltti özür diledi ama kimin umurunda.

Cümleye Katarlılar diye başlayın ve ardından istediğiniz yalanı söyleyin.

Kesin tutar.

Durum bu kadar vahim.

YORUM EKLE

banner205

banner204