Genç Saadet'ten Ankara'da Genç İşsizlik Açıklaması

Saadet Partisi Gençlik Kolları Ankara Ulus Meydanı'nda Genç İşsizlik ile ilgili açıklama yaptı.

Genç Saadet'ten Ankara'da Genç İşsizlik Açıklaması

Saadet Partisi Gençlik Kolları Ankara Ulus Meydanı'nda Genç İşsizlik ile ilgili açıklama yaptı. 

Genç Saadet Ankara İl Başkanı Emre Kutluca "Bu virüsün aşısını ne Amerika'da, ne Rusya'da, ne de Çin'de aramaya gerek yoktur. Bu aşı, araya aracı koyup da yandaşları zengin eden, halkı açken tok yatan yöneticilerin seveceği bir tedavi değildir!" dedi.

İşte Emre Kutluca'nın açıklamasının tamamı:

Değerli hazirun, kıymetli basın mensupları hepiniz basın açıklamamıza hoşgeldiniz, 

Bildiğiniz üzere, 1 yıldır bir pandemi belasıyla mücadele etmekteyiz. Maalesef ki bu pandemi, dünyamızı olumsuz etkilemekte, yaşam kalitemizi düşürmekte ve hayatımızı kısıtlamaktadır. 

Virüs, sadece canlı hücreleri enfekte ederek çoğalabilen organizmalara denilse de, biz virüsü yalnızca böyle görmüyoruz. Türkiye'de virüs, canlıların yaşamını enfekte eden, insandan doğaya her şeye zarar verebilen karar vericilerdir. İnsanların yaşam kalitesini düşüren, kendileri zevk ve sefa içinde yaşayan yöneticilerdir. Adaletsiz yaşayan, haksızlığa göz yuman siyâsilerdir. 

İşte bizler bugün, virüsün etkilerinden birisi olan işsizliği konuşmak için buradayız. Bu virüsün aşısını ne Amerika'da, ne Rusya'da, ne de Çin'de aramaya gerek yoktur. Bu aşı, araya aracı koyup da yandaşları zengin eden, halkı açken tok yatan yöneticilerin seveceği bir tedavi değildir!

Anadolu'nun bereketli toprakları, Balıkesir’in bor madenleri, Sivas'ın fabrikaları, Bursa'nın sanayisi, Doğu'nun büyükbaş hayvancılığına olan katkısı, özetle Türkiye'nin üretime dönük sahası, işsizlik virüsüne %100 etki eden bir aşıdır. ABD'den ekonomi aşısı alanlar, Marshall yardımı gibi Türkiye'yi köleleştirmekte, elimizi kolumuzu bağlamaktadır. 

Washington'da iftar açanlar, Türkiye'nin sesini duymayacak, Beyaz Saray'ın isteğine göre hareket etmeye devam edeceklerdir. Hak bir, bâtıl birdir. Haktan, adaletten, âdil bir düzenden yana olanlar dünyayı ve ahireti kazanacaklardır. 

Öncelikle verileri inceleyelim, sorunun temeline inelim ve aşının formülünü kıymetli Ankara halkına 1969'da verdiğimiz ruhla tekrar verelim!

TÜİK’e göre bir TÜRK vatandaşın işsiz sayılabilmesi için:

“Referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan yani kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiç bir işte çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan kişilerden iş aramak için son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek”

şartlarını taşıması gerekmektedir. İşte bu şartların bilinmemesi dolayısıyla halkın yaşadığı işsizlik ile TÜİK‘in açıkladığı veriler arasında tutarsızlık bulunmaktadır. Peki neden halkın iliklerine kadar yaşadığı bu işsizlik ile TÜİK’in verileri ile açıkladığı arasında bu kadar fark var? 

1)   TÜİK çalışma yaşındaki vatandaşlarımızı, gençlerimizi çalışabilir işgücü kapsamına sokmamaktadır. Neden? Çünkü artık iş başvurusundan ümidini kesen gençler, TÜİK’e göre işsiz sayılmıyor. 

2)   Bunlar arasındaki kişilerin de son 4 hafta içinde aktif iş başvuru yollarından en azından birine başvurmuş olmalı ve bu kişiler de (dikkat buyurun arada ve bağlacı bulunmaktadır. Yani her iki şart da aynı anda bulunmalıdır) ve bu kişiler de 2 hafta içinde işe başlayabilir vaziyette olmalıdır.

Şimdi TÜİK’in verilerine göre 4 milyon işsiz vardır, fakat 5.5 milyonun üzerinde ümidini kesmiş, çalışabilir işgücü kapsamına sokulmayan ama iş olsa gözü kapalı çalışabilecek vatandaşımız bulunmaktadır. Bunların hepsini üst üste koyduğumuz zaman yaklaşık 10 milyon işsiz sayısı ortaya çıkmaktadır. Anlaşıldığı üzere TÜİK’in yaptığı tanım ile vatandaşımızın tanımı bir biriyle uymuyor.

Bu açıklamalar ışığında Pandemi sürecinde Türkiye’de istihdam artmış, işsizlik oranı azalmış… Şimdi Saray ile Halk arasında bu kadar fark olunca Saray halkını anlayamaz oldu. Halk yine karnı aç uyudu...

Genç işsizlik bundan çok daha kötü durumdadır. 2021 Ocak ayı işsizlik oranlarına göre neredeyse 4 gençten 1’i işsizdir. Ülkenin her köşesine üniversite yaparak geriye kalan 3 kişiyi de en az 4 sene daha çalışabilir iş gücünden düştüğümüz zaman TÜİK’in ekmeğine yağ sürmüş oluyoruz. Bakınız OECD’ye göre Türkiye’de her 2 gençten birisi işsiz. Neden? OECD’ye göre genç kavramı 20-34 yaş aralığını alırken, TÜİK 15-24 yaş aralığı almaktadır. Yani yapılan bu üniversitelerin hepsi gençlerin, genç işsizler ordusuna katılmaktansa 4 sene daha avutulmasını yeğliyor.

Buraya dikkat buyurunuz, AB İstatistik Kurumu Eurostat'ın açıkladığı verilere göre AB ülkelerinde pandeminin başlarında yüzde 7,0 olarak kaydedilen işsizlik oranı 2020 yılının sonlarına doğru 7.1'e yükseldi. İşsizlik oranı aynı süreçte Euro Bölgesi'nde de tüm AB ülkelerine paralel olarak artarak yüzde 7.7'den 7.8'e çıktı. Bu kadar ki bizi kapısından defalarca kovan Avrupa’da dahi işsizlik artarken nasıl oluyor da bizim güzel vatanımızda işsizlik oranı aynı ayın geçen sene verilerine göre 0.4 oranında azalıyor. Bu çelişkiden eminiz ki mevcut iktidar da habersizdir. 

İşte TÜİK işsizlik denilince sadece %12.2 gibi hayali bir oran ortaya koyarken;

Biz Saadet Partisi Ankara İl Gençlik Kolları olarak işsizlik dendiği zaman halkın gözünden:

1) Her gün metrelerce uzunluğunda işkur sırası

2) Her gün acaba bugün ailemin karnını doyurabilecek miyim diyen vatandaşımızı

3) Acaba 4 sene sonra mezun olunca iş bulabilecek miyim diyen genç kardeşimizi görüyoruz.

 

Sadece görmek yetmez, bahsettiğimiz şeyler zaten gören gözlerin, duyan kulakların bildiği şeyler, bunları vatandaşlarımız olarak sizler de biliyorsunuz. Biz Saadet Partisi Ankara İl Gençlik Kolları olarak bu işsizliklere karşı:

1) İvedilikle üretim alanlarının açılmasını

2) Yerli gürbeye ve üretime teşvikle tarım sahalarının zenginleştirilmesini, 

3) Hayvancılık yapan vatandaşlarımıza verilecek teşviklerle insanımızı rahatlatmayı iktidara öneriyoruz.

Vatandaşlara verilecek fâizsiz kredilerle üretime dönük teşvikler yapılmalı, üretim sahası kâra geçince verilen paranın yalnızca kendisi geri alınmalıdır. Böylece devlet zarar etmeyecek, piyasa canlanacak, halkımız rahat edecektir!

Adaletli bir yönetim, liyakata dayalı işe alım, devlet kurumlarında gereksiz verilen maaşların kesilmesi, israfa dönük yol, köprü ve bilimum yerlerin üretime yönlendirilmesi bir süreliğine aşı niteliği görecektir fakat milletimizin bu virüsten kurtulması, maalesef ki senelerini alacaktır!

Korona sürecini de, halkımızın 18 yıldır çektiği açlık sürecini de yönetemediler. 

Seçime giden her gün, Saadet'e attığımız bir adımdır.

Virüssüz, yaşanabilir büyük Türkiye’nin teminatı olan Saadet Partisi olarak, hepinize sağlıklı günler dileriz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204