TADİV ve BİSAV öncülüğünde nevruz şölene dönüştü…

Hafta sonu TADİV ve BİSAV; Doğu Türk Eli’nden Batı Türk Eline Atalarından kalan mirası olan 21 Mart NEVRUZ bayramını, el ele gönül gönüle yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikle beraberce kutladılar..

TADİV ve BİSAV öncülüğünde nevruz şölene dönüştü…

Azerbaycan Büyükelçisi Hulusi KILIÇ, Türkiye- Azerbaycan dostluk işbirliği ve dayanışma vakfı (TADİV)  başkanı Prof. Dr. Aygün ATTAR,  Balkan Göçmenleri İktisadi Araştırma Ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (BİSAV) başkanı Dr. Yüksel ÖZKALE ve denetleme kurulundan Zehra Berber ile yüzlerce davetlinin katıldığı Nevruz bayramı, Çankaya Şuşa kongre merkezi’nde coşku içinde kutlandı.

Ankara’nın soğuk havasını Türkistan’dan Kafkasya’ya Kafkaslar’dan Balkanlar’a el ele gönül gönüle birlikte nevruz ateşi ile ısındıklarını belirten Prof. Dr. Aygün ATTAR, “Türkün ezeli bayramı, Ergenokan’dan çıkışımız, yeni yılımız kutlu olsun” dedi.

BU BAYRAM BARIŞIN ÖNCÜLÜĞÜDÜR, TERÖRÜN DEĞİL…

Şuşa kongre merkezi’nde yapılan etkinlikte bir konuşma yapan Türkiye- Azerbaycan dostluk işbirliği ve dayanışma vakfı (TADİV)  başkanı Prof. Dr. Aygün ATTAR; Bu programın tüm yükü ağırlığı aslında Balkan Göçmenleri İktisadi Araştırma Ve Sosyla Yardımlaşma Vakfı BİSAV’ın omzunda gerçekleşti diyerek; “ Evlad-ı Fatihan’dan Balkan coğrafyasından aramızda bulunan soydaşlarımız, hepiniz hoş geldiniz. Bayramınız Bayram olsun, Nevruzunuz Kutlu Olsun. Ben ayağımın tozuyla Can Azerbaycan’dan geldim. Özellikle BİSAV, Yüksel Başkan, Saygıdeğer eşlerinin marifetleridir burada olan her şey. Aramızda  Büyük Elçimiz ve Türk dünyasının bir çok kıymetli misafirlerimiz var. Demirleri örste döverek dünyayı selamlayalım. Dünyaya adaleti ve hakkı yayma amacıyla utku bir yola çıkan bir milletin en ezeli ve en eski Milli Bayramı olarak tüm Türk Coğrafyasında kutlanmasının nedeni nedir? Bunun üzerinde durmak istiyorum. Niçin durmak istiyorum? Çünkü biliyorsunuz ki çok yakın tarihlere göre maalesef hala günümüzde de güzelliğin, insan sevgisinin, insanı insan yapan tüm faziletli davranışların (mecbusunu) ortaya koyan bu bayramı birileri ayrılıkçı amaçlarla teröre vesile koyup zehir ettiler.  Bu bayramlarda ortalık ateşlere verildi, bu bayramlarda barış sözcüğü öncülük yapması gerekirken, savaşı telkin eden hareketler terör eylemleri oldu… Aslında burada biraz öz eleştiri yapmamız lazım.

Çünkü bizim olan, öz olan Kerkük’ten, Musul’dan tutun da Gagavuz’dan tutun da Avrupa’nın göbeğinde görev yapan Büyükelçimiz Hulusi KILIÇ Azerbaycan sonra Moldova’da da büyükelçilik yaptı. Çok iyi biliyorlar ki, orada da Nevruz Bayramı çok mükemmel bir şekilde kutlanır” dedi.

NEVRUZUN TEMEL RENKLERİ, SOFRALARIMIZIN SÜSÜ ANA RENKLERİMİZDİR, BUNLAR KIRMIZIDIR, SARIDIR, YEŞİLDİR.

Osmanlı Devletinin kudretini, dünya devleti olan Osmanlı Devletinin hakim olduğu tüm coğrafyaların önüne baktığımız zaman aynı önemli bayram olan her taraf anayurdumuz Türkiye’de bile bunun ne denli önemli bayram olduğunu idrak edemiyoruz diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Aygün ATTAR; ”Çünkü tarihimizden uzak düşünüyoruz ve çok yakın tarihe kadar Osmanlı Devletinin padişahlarının sofraya getirilen Nevruziye Tatlısıyla birlikte Nevruz affı yapar, çeşitli suçlarla tutuklama yapılanları af ederlerdi.  Bu kadar önemli bir bayram Nevruz.  Nevruzun temel renkleri, sofralarımızın süsü ana renklerimizdir, bunlar kırmızıdır, sarıdır, yeşildir. Onun içindir sofralarımız renkli renklidir.  Peki Nevruz Bayramı nedir? Türkistan Coğrafyasında varlık gösteren Türk toplumunun Türk milletinin, dede nasihati dinlenerek "Bir olalım diri olalım iri olalım" çağrısından sonra o bölgenin tüm yerel milli kimliklerinin, Türk Milli Kimliği ile bir şemsiye altında birleşmesi süreci sonunda iddialı bir devlet kimliğinin aynı zamanda bayram edilmesidir.  O coğrafya o milletin haklı ve büyük iddialarına yeterli gelmediği için oradan dışarı çıkmak için dağları yaralım, bunu da bir toy olarak kutlayalım. Demirleri eritelim, ateşleri yakarak, bayramı dünyaya ayan beyan eden bir milletin en kadim bayramıdır Nevruz... Nevruz aynı zamanda insan nefsinin beyinden vücuda telkin yoluyla arındırılması sürecidir.  Nevruz, kırk gün gibi bir zaman zarfındadır, ilk gününden son gününe kadar.  Önce yalancı Çarşamba akşamı denilen Şubat ayının sonlarına doğru Başlar.                                                                                  Bu süre zarfında o bir ay boyunca Türk Milletinin örf ve âdetine göre evlerde dedikodu yapılmaz. Çarşamba akşamı Rüzgar dünyamızı var eden hava, ateş toprak ve su. Dünyadaki Her bir şey Bu 4 temel elementten müteşekkil  oluşur. Her birisi bunların adıyla anılan ateşlerin yakıldığı bu ateşlerin üstünden atlandığı, o geleneksel davul ve zurna ve taşların vurularak ritim oluşturduğu dedelerimiz savaşlara cenklere öyle giderlerdi. Bu müzik aynı zamanda ruhumuzun da beslenmesidir. İşte orda kadınlı erkekli, Kadını baş tacı yapan bir milletin  örfü olarak ayrım gayrım olmadan, Kadını erkeği bir arada kutlanılan bir Bayramdır Nevruz” şeklinde konuştu.

BURADA HERKESİN YÜZÜNDE TEBESSÜM, HERKESİN YÜREĞİNDE SEVGİ VAR…

Nevruzda hepimiz dip köşe temizlik yaparız. Her yer tertemiz olmalıdır. Pürü pak olmalıdır. Duvarlara kadar her yer temizlenir. İs olmuş duvarlar bile beyazlatılır. İnsan Ruhu da aynı bu şekilde temizlenir diyen Attar;  “Kan varsa husumet varsa. Nevruzda o Kana davası ve Husumet ortadan kalkar. Aksakal kavramı Türk Kültüründe çok önemlidir. Türk devletinde Aksakallılar toplantısı çok önemlidir. Her nevruzda Aksakallılar o kan davası husumet olan evlere giderler bir şekilde çözerler. Yeni yıla herkes paklanmış bir şekilde girer. Nevruz ateşinden atlarken; hastalıklar üzüntüler dertler ve tüm kötülükler bu ateşte yansın arınmış bir şekilde öbür tarafa geçilsin diye bu ateşten atlanır ve ateşin öbür tarafına tertemiz geçilir. İç dünyamızda hesaplaşmadan arınmadan hiçbir şey mümkün değildir. O yüzden Nevruz her alanda felsefi, sosyolojik, milli bilincin gerçekleşmesi, tarihe sahip çıkılması geçmişimizle gurur duyulması anlamında çok önemlidir. Etnik kimlikleri nedeniyle insanların dışlanması çağdığı insanlık dışı bir olaydır.  Çünkü biz, bizi yaratana ilahi güce inanırız, biz dünyaya gelirken bir pazarlık etme şansımız yoktur. Ama her bir doğanın kendi etnik kimliğini, milli kimliğini devam ettirmesi çok önemlidir. Batıda bayramları bize empoze edilmeye çalışılıyor ve ben bunu çok üzücü buluyorum. Bu salonda herkesin yüzünde tebessüm, herkesin yüreğinde sevgi herkesin sofrasında renkli renkli nimetler ve temel yiyecekler. O ilk çarşambadan son çarşambaya kadar buğday ile toprağın etkileşimi ve suyun beslemesi ve güneşin etkisiyle dünyamızı yaratan Hakkın soframızda ki varlığıdır, bereketidir, rızkıdır.  Sözlerimi tamamlarken şunu söylemek isterim ki Anakaranın Keçiören’in de 1923 de M. Kemal Atatürk’ün Nevruzun renkleriyle birlikte donatılmış bir meydanda Nevruz kutlaması  yaptırdığını bir siyasi tarih Hocası olarak buradan söylemek isterim. Selçuklu devletinde Madalyaların renklerine bakarsanız Nevruzun Renkleri vardır. Onun içinde kimseden ürkmeden çekinmeden 33 yıldır bu ülkede hep coşkuyla kutladım. Bu bizim bayramımız değildir diyenlere ise güldüm geçtim. Bulunduğum tüm ortamlarda üniversitelerde ve mekânlarda bizim olan güzel olan ve temel gayesi insanlığa hizmet olan sevgi barış olan bir bayramı görmezden gelirseniz ona kollarınızı kapatırsınız ve o kollar başka kimseler tarafından açılır ve başka insanlar kullanır. Nevruzda burada buluştuğumuz için sizlere teşekkür ederim. Ben tüm bulunduğum ortamlarda Balkan göçmeni aksamı dışında ecdadımın emanetini evladı Fatihan olarak en iyi şekilde yaşatan Balkanların Her türlü faaliyetinde öncülük yapan BİSAV’ın önceliğinde Bu nevruz gününde Batıyla doğunun hepimizin bir arada Ankara’nın bu soğuk gününe ve ayazına rağmen Türkistandan Kafkaslara, Kafkaslardan Balkanlara ve Anadoluya birbirimizi kucakladığımız ve TADİV in bahçesinde yakacağımız Nevruz ateşinde ısınalım. Bu çağrıya cevap verdiğiniz için hatta birlikte yapalım teklifimize bizden daha çok sahiplendiğiniz için, Bugünkü nimetler için Allaha şükürler olsun, sofranız her zaman var olsun, ve hepinize teşekkür ediyorum, ve Dede Korkut ile bitiriyorum ki Bir olalım iri olalım diri olalım, ocağımızın ateşi her zaman gür, bayrağımızın rüzgarı her zaman dalgalı devletimizin kudreti her zaman muazzam olsun ve var olsun. Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun” şeklinde sözlerini noktaladı...

BÖLÜCÜLERİN DEĞİL, BU BAYRAM BİZİM BAYRAMIMIZ…

BİSAV Başkanı Dr. YÜKSEL ÖZKALE Bugün Nevruz; Biz burada yabancı değil ev sahibiyiz şeklinde başladığı konuşmasında; “   Her ne kadar burası Azerbaycan B. Elçiliği de olsa burası  bizim diye düşünüyoruz.  Çünkü Tek Millet, İki devlet kavramını içinde özümlemiş birer neferiz Ferdiz. Boyumuz Oğuz sözümüz Oğuz. Ergenekon’dan çıktık bugünlere geldik. Balkanlara gittik geri geldik. Hikâyemiz çok ama hepimizin kökü de bir hedefi de bir amacı da bir. Bugün buraya Nevruz bayramını özellikle önemseyerek gelmek istedik. Çünkü bu konu çok istismar ediliyor ve Bölücülerin Bayramı gibi değerlendiriliyor. Bugün burada bir çok Iğdırlı Akrabalarım da var. Iğdır sınırımızdan Nahçıvana, Nahçıvandan Azerbaycana  ve devamında tüm Türk dünyasına gittiğinizde nereye giderseniz gidin göreceksiniz ki  yüz yıldır bin yıldır Kutlanan bir bayram bu bayram. Bu bayram bizim bayramımız. Bu Bayramı kimseye kaptırmayız. Bu anlamda bunları da yaşatmak anlatmak ve yerinde bir kere daha gündeme getirmek için buradayız. Bu fırsatı bize tanıdığı için çok teşekkür ederiz. Burası çok güzel bir mekan. Burada çok toplantılar yapıldı. Bizde çok toplantılara katıldık. Yanvar’da buradaydık. Hocalı’da Suşa’da burdaydık. Acılarda bir ardaydık. Acıları paylaştıkça azalttık. Ama Karabağ zaferinde de beraberdik ve Karabağ’ın mutluluğunda da hep beraber coştuk. Çok açık ve net olarak söylemek istiyorum Tek Millet kavramını içimizde yaşattığımız süre içinde bize hiç kimse hiçbir şey yapamaz. Dünyanın her bir köşesinde kim bölük pörçük yaşıyorsa onlar sıkıntı yaşıyor. Oysa Balkanlardan Kafkaslara tüm Türk dünyası olarak bizler hep beraberiz biriz.. Bugünde bu Nevruz Bayramını tüm coşkumuzla hep beraber kutlayarak  bunu tüm dünyaya haykırmak istiyoruz. Siz değerli konuklarımıza da geldiğiniz için teşekkür ederiz. NEVRUZ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN” dedi...

YUMURTALAR TOKUŞTURULDU, ATEŞ ETRAFINDA HALAYLAR ÇEKİLDİ

Çok sayıda sivil Toplum Kuruluşunun üyelerinin katılımıyla yapılan toplantının açılış konuşmaları sonrası  Azerbaycandan gelen sanatçıların gösterisi ve Ankara Kulübünün Seğmenlerinin gösterisi oldu.  Daha sonra tüm konuklara geleneksel Nevruz Kutlamalarında sunulan 7 Levin ve boyanmış yumurtalar ikram edildi.  7 levin içinde 7 çeşit ikram vardı. Boyanmış yumurtları vatandaşlar dışarıda tokuşturarak eğlenceler yapıldı. Bahçede yakılan ateş etrafında Halaylar çekildi. Ateşin üstünden atlanarak dertler tasalar üzüntüler ve tüm kötülüklerden arınmış şekilde Bahara girildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204