Biz, Dedem Korkut ve Atatürk’te Bilenmişiz Ey Yunan ve Makron!

Biz; kadın olmanın değerini, kimliğini Türk destan ve hikâye anlatıcısı DEDEM KORKUT’tan ve büyük önder ATATÜRK’ten öğrendik. Onların öğretilerini okudukça, onları tanıdıkça atalarımızla gurur duyduk.

KORKUT ATA bir kültür aktarıcısı; ATATÜRK bir dünya lideri… Her ikisinin de özünde gerçek insan değerleri çınar gibi kök salmış. Çocukken Dedem Korkut’u okudukça yeri geldi, attığı ok yere düşmeyen Salcan Hatun’la, düşmanın bir ucundan girip öbür ucundan çıktık; yeri geldi bir Oğuz kızı Banu Çiçek olup şahbaz atın sırtında ok attık. (Alplar devrinin erkeğine her yönden, her bakımdan eş yiğit Türk kızının timsalidir, Banu Çiçek.  Attığı her ok isabetlidir ve onun atını kimse geçemez.)

Öldürülen bir kahramanın, annesi tarafından dağ çiçeği ve anne sütünün karışımıyla diriltilmesinde ya da Burla Hatun’un, tutsak olan oğlunu kurtarmak için ölümü göze alıp savaşın göbeğine girerek düşmanı yerle bir etmesinde; ana olmanın saygınlığını, kutsallığını yaşadık.

İstanbul Surlarından dünyayı selamladık, FATİH SULTAN MEHMET Han ile. ATATÜRK’ü tanıdıkça, yeri geldi Afyon’da, Sakarya’ da sizin ordularınıza karşı savaşmış ve şehit düşmüş Gördesli Makbule olduk. Yine, daha 9 yaşındayken cephelerle tanışmış Halide Onbaşı olup savaşın her hâlini gördük o yaşta.  Yeri geldi; nice yiğidimiz, eşimiz, oğlumuz Çanakkale’de şehit düştü de acımızı yüreğimize gömdük. Yunan işgaline direnen Yörük Ali Efe’ye katılmak için şehit kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek alan Çete Eymir Ayşe olup dağa çıktık.

Yine, ATATÜRK’te Kara Fatma olduk,  hemen hemen sadece kadınlardan oluşan birliğimizle,  işgal altındaki İzmir’in kurtuluşu için savaşıp Yunan’ı anasından doğduğuna pişman ettik. Daha yüzlerce kadınanamızın adını anabilirim.

Ey Yunan! Bilmez misin ki biz korkmayız ondan bundan! Kendine gel. Sen nasıl küstahça: “Türkiye, Doğu Akdeniz'deki tüm gemilerini derhal çekmeli!” diyebiliyorsun? Doğu Akdeniz, bizim “Mavi Vatanımız” neden görmezden geliyorsun bu gerçeği? Niçin savaş çığırtkanlarının emrinde hareket ediyorsun?

Elbet biz savaşı, kan akıtmayı sevmeyiz. Komşularımızla “el ele kol kola” dostluk içinde yaşamak isteriz. Çünkü biz emperyalizmin uşağı değiliz.  YUNUS, MEVLANA VE HACI BEKTAŞ’ta evrensel boyutlara uzandı “insan” sevgimiz. ATATÜRK’te de “Yurtta sulh, cihanda sulh” oldu erdemimiz. Millî Savunma Bakanımız HULUSİ AKAR’ın da vurguladığı gibi biz, “Barış ve istikrardan yanayız.”  Ancak şu iyi biline ki Mavi Vatanımızdan da asla ödün vermeyiz.

Peki, ey MAKRON!  Sen bir savaş çığırtkanı mısın? Neden barbarca davranıp ulusları birbirine düşürmeye çalışıyorsun? Yoksulların kanını emdiğiniz sömürgecilik ve kölelik devri sona erdi artık. Sizler hâlâ bu hayallere kapılıyorsunuz. “MED 7” adını verdiğiniz toplantıda halkımıza şirin görünmek için : “Türk halkı büyük bir halktır” dediniz ya… Evet; bütün dünyanın bildiği gibi biz, gerçekten büyük bir halkız ve dünya halklarına saygı duyarız. “Akdeniz’de kırmızıçizgiyi siz koyamazsınız. Haddinizi aşmayın. Türkiye, doğal hakları doğrultusunda hareket etmiştir.

Vah size, yazık size! Sizin ne işiniz var Doğu Akdeniz’de MAKRON, söyler misiniz? Türk halkını kandırmak için bize uzattığınız o bir demet çiçeğin içinde, zehirli yılanın saklı olduğunu biliyoruz. Türk anası, bu yalana inanmaz. Biz bunu tarihî gerçeklerden öğrendik. Hani İzmir’in işgalinde Kordon boyunca kadın erkek, çoluk çocuk demeden Yunan’ın, Türk halkına işkencesini film izler gibi izlediniz ya donanmanızdan! İnsanlar kurşunlanırken siz sigara içip gülüyordunuz değil mi?  Yine halklara barış ve özgürlük çiçeği gibi uzattığınız terör yüzünden milyonlarca insan yerinden yurdundan olup mülteci durumuna düşmedi mi? Acılarla yoğrulmadı mı?

Sözlerimizi yineliyoruz MAKRON: Oy için ulusları birbirine düşman etmeye sığınacak kadar zavallı mısınız? ABD’nin sinsi planlarının oyuncağı da olmayın lütfen. Bakın, POMPEO; Ege adalarının Yunanlılarca silahlandırılmasına ses çıkarmazken, Türkiye’nin Akdeniz’deki faaliyetlerinden endişe duyduğunu söylüyor.  Bu, Türkiye’nin çok doğal hakkıdır. Neden,  gerçekleri görmezden gelip Akdeniz’de suları ısıtıyorsunuz? Kaynayan bu kazanda sizi de yakabileceğimizi unutmayın MACRON. Türk’e duyulan bu öfke niye? “Öfkenin ateşi, önce sahibini yakar; sonra, kıvılcımı düşmana ya varır, ya varmaz.”  Demiş SADİ ŞİRAZİ. Kimseye akıl vermeye de kalkmayın:

“Biz biliriz bizim işlerimizi
İşimiz kimseden sorulmamıştır.
Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle
Başımız bir kere eğilmemiştir.”
Cahit KÜLEBİ

Sözün bittiği yere getirmeyin bizi. Biz Türk kadını, yine elimizde silah karşınıza dikiliriz. Banu Çiçekler, Burla Hatunlar, Salcan Hatunlar; Kara Fatmalar, Gördesli Makbuleler, Halide Onbaşılar sarar etrafınızı. Bizim için vatanımız;  çocuklarımız, askerimiz; oğlumuz kızımız çok önemlidir. Dünyanın bütün çocukları da öyle. Kahraman Silahlı Kuvvetlerimizi yalnız kor muyuz hiç! Onlar bizim canımız; her şeyimiz… Ordusunun arkasındadır 83 milyon! Gerekirse onlar için kendimizi feda ederiz. “Vatan” denince de sonsuz bir cesaret sarar içimizi; fırtınalar koparır, korku nedir bilmeyiz. Bizim tarihimizin zafer anıtlarıyla dolu olduğunu da unutmayın.

“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak (…)”
(Nazım HİKMET)

Kaynak

  1. Orhan Şaik GÖKYAY- Dedem Korkudun Kitabı / Oğuz Hatunları (CLXXXIII)
  2. Orhan Şaik GÖKYAY- Dedem Korkudun Kitabı / IV. Hikâye
  3. Kahraman Türk kadınlarının destansı mücadelesi - Fikriyat ...https://www.fikriyat.com/tarih/2018/03/07/ kahraman
  4. HABERLER.COM / 12.09.2020 - ABD, Doğu Akdeniz gerginliğinde safını belli etti: Türkiye'nin bölgedeki eylemleri bizi derinden endişelendiriyor
  5. HABERLER.COM / 12.09.2020 - Yunanistan, Doğu Akdeniz gerginliğinde kendisine destek olan Fransa'dan 18 adet savaş uçağı alıyor
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa ÇEĞİL
Mustafa ÇEĞİL - 2 hafta Önce

Harika bir yazı emeğinize ve yüreğinize sağlık

banner205

banner204