Doğu Akdeniz'de Esen Fırtına

1915 M. Kemal Atatürk: Çanakkale geçilmez

1976 Aydınlık hareketi: Akdeniz Akdenizlilerindir

 2020: Mavi vatan geleceğimizdir

Her üç tarih Doğu Akdeniz’in stratejik konumu bakımından önemini ortaya koyuyor. Tarih boyunca denizler sorunu hep yaşanmış ve bugün de yaşıyoruz

Bugün de Doğu Akdeniz’de fırtınalar esiyor, kıran kırana bir mücadele içindeyiz, savaş çanları çalıyor ve her gün biraz daha savaş tehlikesine doğru ilerliyoruz.

Birinci dünya savaşında da emperyalistler Türkiye’yi Çanakkale’den kuşattılar. M. Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusu “Çanakkale geçilmez” kararlılığıyla düşmanı püskürttü. Anlaşılan emperyalistler bu sefer Doğu Akdeniz üzerinden Çanakkale ve İzmir’ de denize dökülmenin intikamını almaya çalışıyorlar.

1974 yılında Akdeniz’in Kıbrıs’ında sular yeniden ısındı, Kıbrıs Barış Harekatıyla Yavru Vatan’ın egemenliğini sağladık.

1976’da emperyalistlerin Akdeniz planlarına karşı Aydınlıkçılar “AKDENİZ AKDENİZLİLERİNDİR” yürüyüşü düzenledi ve Aydınlıkçılar ilk defa farklı ve tarihi önemde bir soruna dikkat çektiler.

Bu günde MAVİ VATAN'a emperyalistler yeniden göz diktiler. Türkiye, Suriye, İran, Irak topraklarını bölerek kuramadıkları 2. İsrail, ya’ da kukla “Kürt devleti” planları suya düşünce, Doğu Akdeniz’deki haklarımıza göz dikmeye kalkıştılar. Kıbrıs’ı tehdit ederek, Ege adalarımızı işgal ederek Türkiye’nin egemenliğine tecavüz etmiş durumdalar.

Adını açık koyalım, bu savaş Türk- Amerikan savaşıdır.

Bir cephede Türkiye, karşı cephenin baş aktörleri ise ABD- İsrail- Fransa. Yunanistan bu emperyalistlerin piyonu, oyuncağı durumunda, onların planlarına alet oluyor. Doğu Akdeniz’e kıyısı bile olmayan, hiçbir haklı gerekçesi olmadan büyük maceralara atılmaktadır.

Türkiye ve dünya tarihinde örneği yoktur denizden, karadan, havadan başka ülkelerin egemenlik alanına girerek, o ülkeyi işgal ve sömürmeye kalkışarak kazanılmış bir savaş olsun.

Türk devleti geçmişte olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla düşmanı püskürtecektir. Buna inancımız tandır. Çünkü Türkiye haklıdır, kendi deniz sahasını ve egemenlik haklarını savunuyor.

ÖNERİLERİMİZ:

Türk devleti ABD- İsrail- Fransa’ya karşı doğru konumlanmalıdır. Birlikte olacağı devletleri ve tarafsızlaştıracak devletleri iyi saptaması gerekir. Bu bakımdan Doğu Akdeniz ülkesi olan Libya ile yapılan işbirliği çok önemli. Aynı şekilde, yine Doğu Akdeniz ülkesi olan ve stratejik konumları önemli olan Mısır ve Suriye devletleri ile derhal işbirliği yapılması şarttır. Savaşlar geçmişteki hesaplar ve husumetler üzerinden kazanılmaz, bu gün ve geleceğin hesapları ve ortak çıkarlarına göre kazanılır. Bizim, Mısır ve Suriye ile düşman olma lüksümüz yoktur. Devlette devamlılık esastır. Mısır ve Suriye ile kurulacak dostluk ve işbirliği, hem Doğu Akdeniz’de, hem Ege ve Kıbrıs’da, hem de bölgede PKK terörüne karşı Türkiye’ nin elini rahatlatacak, bölgenin ufku açılacak. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine Türkiye’ nin haklı olduğunu iyi anlatmak, diplomatik girişimi iyi işletmek, tarafsızlaştırılacak siyasetler izlemek şarttır. Bunu yapmadığımız takdirde ABD-İsrail- Fransa- Yunanistan’ın ekmeğine yağ sürmüş oluruz.

Ancak kilit sorun, Mısır ve Suriye’dir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti Mavi Vatan mücadelesinde esas olarak başarılı ve doğru rota izlemektedir, her şeyimizle bu mücadelenin yanındayız ancak eksiktir. Amacımız başarı ve zafer kazanmaktır.

Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı'ndan bu durumu dikkate almalarını talep etmek, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak doğal hakkımızdır. Milletin ezici çoğunluğunun talebinin’ de bu yönde olduğunu biliyoruz.

MUHALEFETE DİKKAT!

Dışarıda olduğu gibi içeride de yanlış hesaplar peşinde olan partiler var.

Başını CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ nun çektiği, İYİ Parti, HDP/ PKK, Davutoğlu, Babacan, Abdullah Gül’ün de içinde olduğu partiler yine ortak sahne aldılar. Kiminle birlikte; Joe Biden, Macron’la birlikte. Türkiye Doğu Akdeniz’de Mavi Vatan savaşı verirken, bu partilerin karşı cepheden Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Cumhurbaşkanı’nı hedef almaları anlaşılamaz ve kabul edilemez.

Bu savaş koşullarında Joe Biden ve Macron; “muhalefet partileriyle birlikteTayyip Erdoğan’ı seçimle devireceğiz” diyorlar. Bu muhalefet parti liderleri ne yazık ki biz Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’nın yanındayız diyememişlerdir, daha da ileri giderek, “Joe Biden Tayyip Erdoğan için çalışıyor” açıklaması yapmışlardır. İçerideki yanlışlar, eleştiriler ayrı mesele, dışarıya karşı Türk devletini ve devlet insanlarını sahiplenmek ayrı meseledir.

Savaş halinde bir ülkenin Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkililerine karşı muhalefet ederken, kırk kere düşüneceksiniz, hele konumunuz ana muhalefet partisi genel başkanlığı ise, bin kere düşüneceksiniz.

Kimse kusura bakmasın açık söyleyelim, bu savaş koşullarında Tayyip Erdoğan’ı istifaya çağırmak veya hangi yolla olursa olsun devirmeye kalkışmak GERİCİLİKTİR, ABD- İrail- Fransa hesabına çalışıyor demektir.

Herkes ayağını denk alsın.

Bu günün görevi; iktidar ve muhalefeti ile kenetlenmek, Türk ordusu ve Türk milleti ile kenetlenmek ve iç cepheyi sağlam tutmaktır.

YORUM EKLE

banner205

banner204