İspanya Gazetesi: Türkiye Dış Siyasetinde Perinçek Etkisi Kuvvetli

İspanya’nın gazetesi El Pais, Türkiye’nin Rusya-Çin ile yakınlaşan bir dış politika izlediğini, bu sürecin planlayıcısının ise Doğu Perinçek olduğunu vurguladı.

İspanya Gazetesi: Türkiye Dış Siyasetinde Perinçek Etkisi Kuvvetli

İspanya'nın en çok tiraja sahip günlük gazetesi El Pais’in internet sitesinde 13 Aralık tarihinde, “Türkiye nasıl Batı karşıtı oldu” başlıklı bir makale yayımlandı.

Makalenin giriş bölümünde Türkiye’nin giderek Batı’dan uzaklaştığı ve daha çok Doğu ülkelerine yaklaştığı, özellikle Rusya ve Çin ile ilişkilerin tarihte olmadığı kadar iyi yönde yükseldiği vurgulandı.

Bu sürece nasıl gelindiğinin sorgulandığı makalede Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek’in siyasetlerinin etkili olduğu belirtilirken Aydınlık gazetesi ve Ulusal Kanal’ın yayınlarına da değinildi.

Vatan Partisi’nin çok düşük bir oy oranı olduğu, Doğu Perinçek ile aynı çizgide yayın yapan, “düşük tirajlı ve izlenme oranlı” oldukları iddia edilen Aydınlık gazetesi ve Ulusal Kanal’ın Türkiye’nin dış siyasette bugün geldiği ulusalcı çizgide nasıl etkiye sahip olduğu irdelendi.

İspanya Gazetesi: Türkiye Dış Siyasetinde Perinçek Etkisi Kuvvetli

İspanya Gazetesi: Türkiye Dış Siyasetinde Perinçek Etkisi Kuvvetli

Doğu Perinçek'in sosyalist olmasına rağmen, nasıl İslamcı ideolojiye sahip olan bir Cumhurbaşkanı ile aynı çizgide buluşup birlikte çalıştıkları sorgulanan makalede öne çıkan başlıkları derledik.

ATLANTİK’TEN KOPUŞ

“Yıllarını çeşitli hükümetlerin hapishanelerinde geçiren Doğu Perinçek hakkında bugün en çok konuşulan konu PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’a Beka Vadisi’nde yaptığı ziyaretlerdir. O zamanlar PKK’yı ‘destekleyen’ olarak bilinen Perinçek bugün nasıl oldu da ultra boyutlarda ulusalcı oldu? Bunu kendisi şöyle açıklamaktadır; ‘PKK’nın silahlı bir mücadele başlatması ile Amerika’nın Kürtleri bölgede otonomi bir bölge kurmak için kullandığı ve silahlandırdığı anlaşılmıştır biz buna karşı mücadele verdik.’

Peki ultra ulusalcılığa giden yolun yapı taşları nasıl döşendi? 

1990’lı yılların sonuna doğru Perinçek’in yolu kendisi gibi olduğunu düşündüğü, Batı karşıtı ve anti emperyalist Rus filozof Alexander Dugin ile kesişti ve çok iyi dost oldular. Avrasyacıların Amerikan karşıtlarının sıkı dostluğu da diyebiliriz buna, ve bugün gelinen durumda da etkisi olduğu görülmektedir.

Perinçek 2009 yılında henüz Gülen’le arası iyi olan Erdoğan hükümeti tarafından tutuklandı. O yıllarda henüz Atlantik cephesinde olan Erdoğan ülkeyi birlikte yönettiği Gülen ile birlikte bugün ezmekte olduğu PKK‘yla pazarlıklar yürütüyordu. Ancak belki de çıkan çıkar çatışması nedeniyle Gülen’le olan işbirliğinin bozulmaya başlaması ile birlikte Perinçek ve ekibi de serbest kalır. 15 Temmuz darbe girişimi Erdoğan için acı bir tecrübe olur. Atlantik ötesinden yapıldığı düşünülen darbe girişimi sonrası Gülen'e bağlı 25 bin civarı asker tutuklanır. Bu süreçten sonra yeni bir Türkiye doğar ve bu andan sonra Türk devleti İslamcı sağcılar ve Avrasyacılardan oluşan bir koalisyon tarafından yürütülmeye başlanır. Belirtmek gerekir ki Avrasyacılar düşündüğümüzden daha fazla bir güce sahiptirler.’’

KURTULUŞ SAVAŞI VE ATATÜRK DEVRİMLERİNİN TAMAMLANMASI

Makalede dikkat çeken diğer bir bölüm ise Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’ün savaşı nasıl kazandığının ele alındığı bölümdü.

Bu bölümde; “Doğu Perinçek’in çıktığı programlar ve yaptığı basın açıklamalarında Türkiye'nin Kurtuluş Savaşında verdiği mücadele Atatürk’ün içeride oluşturduğu milliyetçi cephe öne çıkmakta. O dönemde de Atatürk’ün vatanı kurtarmak için içeride farklı ideolojik görüşlere sahip insanları bir araya getirdiği ve Kurtuluş Savaşını da bu birleşen cephe ile kazandıkları Perinçek tarafından sık sık vurgulamakta. Bugün uygulanılmaya çalışan politikalarda her ne kadar Türkiye siyasi olarak bir devrime hazır olmasa da, geçmişte yaşanan bu tecrübeler ışığında emperyalizme karşı verilen mücadelede etkili olacağı toplumun farklı düşünen çevrelerine Perinçek tarafından gösterilmeye çalışılmakta. Erdoğan İslami bir rejim ve diğer hükümet ortağı Osmanlı İmparatorluğu sevdasında olsa da Perinçek tarafında 1919 yılında Atatürk tarafından başlatılan Kurtuluş Savaşı’nın henüz bitmediği görüşü daha ağır basıyor. Çünkü emperyalist sistemin Atatürk’ün ölümünden sonra tekrar işlemeye başlandığı, ancak 15 Temmuz’dan sonra artık Türk halkının Batı’nın gerçek emperyalist amaçlarını gördüğü ve geçmişte ele verilen mücadele ile nasıl ki düşmanı vatan toprağından sürdülerse, bugün de aynı şekilde el ele verilerek emperyalizm ile mücadele edilmesi gerektiği fikrini topluma aşılamış görülüyor” görüşlerine yer verildi.

RUSYA, ÇİN VE İRAN DOSTLUĞU

Makalede Türkiye’nin Rus ve Çin dostluğunda Perinçek'in etkisi de ele alındı. Rus uçağının düşürülmesinden sonra başlayan krizin Perinçek’in oluşturup Rusya'ya gönderilen bir heyet ile aşıldığı, yine Perinçek’in etkisiyle görüşülmeye başlanan Şanghay İşbirliği Örgütü ilişkilerinin de Türkiye’yi Çin’e yakınlaştırdığı vurgulandı. İran'la ilgili olarak ise, “İran’ın da bölgede yaşanan emperyalist saldırı altında olduğu ve yapılacak güç birliğinde yer alması gerektiği yine Perinçek’in savunduğu bir tez ve işe yarıyor gibi görünüyor” görüşü makalede yer aldı.   

Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2020, 02:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204