Açlığa Gidiyoruz: Türk-İş Açlık ve Yoksulluk Sınırı Rakamlarını Açıkladı!

Türkiye'nin en büyük işçi konfederasyonu Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını açıkladı.

Açlığa Gidiyoruz: Türk-İş Açlık ve Yoksulluk Sınırı Rakamlarını Açıkladı!

Türkiye'nin en büyük işçi konfederasyonu Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını açıkladı. 

İşte TÜRK-İŞ'in verilerl:

Dövizde yaşanan artış, elektrik, doğalgaz, benzin fiyatlarına yansıması, üretim girdi maliyetlerindeki yükselme, temel mal ve hizmetlere gelen yüksek zamlar, dar ve sabit gelirli milyonlarca ailenin geçim şartlarını daha da ağırlaştırdı. Günbegün artan fiyatlar karşısında zaten yetersiz olan ücret gelirlerinin satın alma gücü daha da geriledi. AB üyesi ülkelere göre Türkiye asgari ücretin en düşük olduğu ülke durumuna geldi. Dört kişilik ailenin açlık sınırı bile mevcut asgari ücretin üstünde oldu. Bu ay itibariyle tek bir kişinin yaşama maliyeti de net asgari ücreti 1.078 TL geçti.  

 

TÜRK-İŞ tarafından 34 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan, bu alanda öncü ve diğer çalışmalara örnek olan “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının Kasım 2021 ayı sonucu, gıda maddeleri fiyatlarında artışın devam ettiğini ortaya koydu. Bu durum, başta ücretli çalışanlar ve emeklileri olmak üzere, geniş bir toplum kesiminin yaşama şartlarını olumsuz etkilemeye devam etti. Ücret gelirlerinde belirli bir artış sağlanmasına karşın yetersiz kalan gelir karşısında çalışanların mağduriyeti devam etti.

 

TÜRK-İŞ Araştırmasının Kasım 2021 ayı sonucuna göre;

 

Ø  Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3.191,55 TL’ye, 

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 10.395,91 TL’ye,
Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.902,57 TL’ye yükseldi.  

Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması (mutfak masrafı) geçen aya göre 98 TL, geçen yıla göre 675 TL artmıştır. Yapılması gereken toplam harcama tutarı (aile bütçesi) ise aylık 320 TL ve yıllık 2.198 TL tutarında artmıştır. Zorunlu ihtiyaçlar için geçen yıla göre yapılması gereken ek harcama tutarı kadar hane halkı gelirinde artış sağlanamadığı durumda, aradaki farkın borçlanmayla karşılanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dar ve sabit gelirli kesimler tasarruf etme aşamasını geride bırakmıştır. Ücretli çalışanların kullandığı ihtiyaç kredisi ile kredi kartı borcu, geçim sıkıntısının üzerine yaşamı sıkı cendereye alan bir yük halindedir. Çalışanlar içinden çıkılmaz bir batağa sürüklenmiştir.

Dar ve sabit gelirli kesimler açısından ekonomideki gelişmelerin yansıması olumsuzdur. Sürdürülebilirlik kalmamıştır. Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde, gelir dağılımının daha da bozulması, işsizlik ve yoksulluğun daha da artması öngörülebilir bir gelişme olacaktır. Sosyal sorunların derinleşmemesi için atılacak adımların başında 2022 yılı yürürlüğe girecek asgari ücretin, insanca yaşamı mümkün kılacak, kabul edilebilir tutarda belirlenmesi gelmektedir.

2021 yılının ilk gününden itibaren aylık 2.825,90 TL olarak yürürlüğe giren net asgari ücret halen açlık sınırının altındadır. Asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti tutarı arasındaki fark her geçen ay artmaktadır.

TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim Kasım 2021  itibariyle şu şekilde gelişti:    

          

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 3,18 oranında artış gösterdi.                        
Yılın ilk on bir ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 23,23 oranında gerçekleşti.                        
Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 26,82 oldu.        
Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 20,58 olarak hesaplandı.  

TÜİK tüketici ve gıda fiyatları endeksi ile TÜRK-İŞ gıda fiyatları endeksinin on iki aylık değişimine bakıldığında, gıda fiyatlarındaki artışın yüksek bir seyir izlediği ve artış eğiliminin son aylarda yükseldiği dikkati çekmektedir.

Şekil 1: TÜRK-İŞ ve TÜİK Gıda Endeksinde Aylık % Değişim

TÜRK-İŞ hesaplamasına temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Kasım 2021 itibariyle gözlenen değişim -harcama gruplarına göre- şu şekilde olmuştur:

·         Süt, yoğurt, peynir grubunda; bazı süt ve yoğurt ürünü fiyatında değişiklik gözlenmekle beraber henüz tüm ürünlerde değişiklik olmadı. Aynı durum peynir fiyatında da görüldü. Ancak beyaz peynir fiyatı ortalamada fazla değişmedi, ama kilogram fiyatı olarak gravyer peynirin 165 TL, keçi peynirinin 98 TL, koyun peynirinin 95 TL olduğu da not edilmelidir.         

·         Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; kıyma ve kuşbaşı et ile tavuk fiyatı artarken, sakatat (ciğer, böbrek, yürek) ürünleri fiyatı değişmedi. Kuşkusuz ki, kilogram fiyatı 169 TL olan bonfile et hesaplamada dikkate alınmadı. Balık ortalama kilogram fiyatı biraz geriledi, ama hesaplamada hamsi, istavrit gibi nispeten bol ve ucuz balık çeşidi dikkate alındı. İthal somon kilogram fiyatı 120 TL, levrek 90 TL olarak tezgâhta yer aldı. Yumurta fiyatı arttı ve tanesi 1,30 TL oldu. Bakliyat ürünlerin de (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) bu ay yeşil mercimek hariç önemli bir değişiklik olmadı.     

·         Ailenin gıda harcamasında ağırlıklı yer kaplayan ve mevsime göre önemli değişkenlik yaşanan yaş sebze-meyve fiyatlarında bu ay önemli bir değişiklik olmadı. Her zaman ki gibi pazarda sıklıkla bulunan ürünler temel alınarak hesaplama yapıldı. Ortalama meyve-sebze kilogram fiyatı bu ay 8,60 TL oldu. Ortalama sebze kilogram fiyatı biraz artarak 8,28 TL, ortalama kilogram meyve fiyatı biraz gerileyerek 9,08 TL oldu.    

Bu ay, 18 sebze ve 12 meyve olmak üzere toplamda temel 30 üründeki fiyat değişimi hesaplamada dikkate alındı. Ürünlerin tek tek ağırlığı yerine yine harcama sepetindeki meyve-sebzenin toplam miktarından hareket edildi.

·         Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmek fiyatı resmi olarak -henüz- artmadı Ancak ekşi mayalı, köy ekmeği, tam tahıllı vb. şekilde satılan ekmek ortalama yüzde 20 oranında zamlandı. Önümüzdeki günlerde ekmeğin gramajı ile birlikte fiyatında da artış bekleniyor. Makarna ve irmik fiyatı değişmezken, pirinç fiyatı biraz arttı. Ancak un kilogram fiyatı yüksek oranda artış gösterdi. Aynı şekilde bulgurda ki yüksek artış dikkat çekti.      

·         Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; Ayçiçeği yağının litresi 29 TL’ye ulaştı.  Bu ay tereyağı ile zeytinyağı fiyatında hafif bir ayarlama yapılırken margarin fiyatı yüksek oranda arttı. Siyah ve yeşil zeytin fiyatı ile yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünleri fiyatı değişmedi. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı bu ay çok yüksek oranda zam gördü. Örneğin kilogramı 80 TL olan karabiber fiyatı 190 TL oldu. Bal, reçel, pekmez fiyatı değişmezken, şeker ve tuz da bu ay fiyatı artan ürünler arasında yer aldı. Çay fiyatı arttı, geçen ay fiyatı artan ıhlamur aynı kaldı. Salça fiyatı da değişmedi.        

    

Konfederasyonumuzca hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Ancak hanede çalışan sayısının sınırlı ve fakat ele geçen ücretin yetersiz olduğu durumlarda, elde edilen gelir birden fazla kişinin geçimini karşılayamamakta, kişi başına “insanca geçim için” yapılması gereken harcama tutarı yetersiz kalmaktadır. 

TÜRK-İŞ’in bu araştırması alanında ilktir. Daha sonra bu alanda yapılan benzeri çalışmalara da örnek olmuştur/olmaktadır.

“Açlık ve Yoksulluk Sınırı” çalışmasında hesaplamaya temel alınan gıda maddelerinin fiyatları, Konfederasyonumuzca piyasadan, market ve semt pazarları sürekli ve düzenli dolaşılarak doğrudan tespit edilmektedir. Benzeri yapılan çalışmalar gibi, TÜİK tarafından derlenen fiyat verileri kullanılmamakta, ancak gelişmeleri değerlendirmek ve kıyaslama yapmak için sonradan izlenerek kıyaslama yapılmaktadır. Çalışma bu niteliğiyle bağımsızdır.

Konfederasyonumuz her ayın son haftasında ve TÜİK açıklamasından yaklaşık bir hafta önce hesaplama sonuçlarını kamuoyuna açıklamaktadır ve bu yönüyle, tüketici fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliğini de taşımaktadır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204