Gazeteciler Üzerindeki Baskı: İşsizlik

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda gazetecilerin üstünde ‘işsizlik’ baskısı olduğunu belirtti.

Gazeteciler Üzerindeki Baskı: İşsizlik

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), gazetecilerin üstünde ‘işsizlik’ baskısı olduğunu belirterek küresel salgın döneminde yaşanan diğer olumsuzlukların yanında bu baskının da arttığına dikkat çekti. TGS, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada gazetecilerin çalışma koşulları, tırpanlanan hakları, sendikal örgütlenme ve salgın döneminde artan işyükü ile yaşanan gelir kayıplarına dikkat çekildi. “TGS olarak 10 Ocak’ı uzun yıllardır bir ‘mücadele’ günü olarak tanımlıyoruz. Günümüz Türkiye’sinde 10 Ocak’ı sadece ‘Çalışan Gazeteciler’ günü olarak tanımlamak oldukça zor” denilen açıklamada “Çünkü sektördeki işsizliğin ülke ortalamasının iki katı olduğu, güvencesiz ve sendikasız çalışmanın yüzde 90’ı aştığı medya sektöründe 10 Ocak, kutlama değil mücadele gerektiriyor” ifadelerine yer verildi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Temmuz 2020 istatistiklerine yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“‘Basın, yayın ve gazetecilik’ işkolundaki toplam kayıtlı çalışan sayısı 86 bin 505. İşkolundaki kayıtlı istihdam sayısının, geniş bir perspektif ile bakıldığında bir düşüş eğilimi içinde olduğu görülecektir. Örneğin Bakanlığın açıkladığı 2013 Ocak Ayı İstatistiklerine göre işkolunda kayıtlı çalışan sayısı 104 bin 141’di. Diğer bir deyişle Temmuz 2020 verilerine göre işkolundaki mevcut kayıtlı istihdam oranı; 2013 Ocak verilerine kıyasla yüzde 17 daralma gösterdi. Bakanlığın açıkladığı Aralık 2020 ‘işkolu işyeri listesi’ne göre ise gazetecilik faaliyeti içinde kayıtlı çalışan sayısı toplam 22 bin 574 kişi. Diğer bir deyişle, ‘Basın, Yayın ve Gazetecilik’ işkolu içinde, gazetecilik mesleğini icra eden kayıtlı çalışan sayısının, toplam kayıtlı çalışan sayısı içindeki oranı yaklaşık yüzde 26. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin (CİMER) TGS ile paylaştığı verilere göre ise ‘Türkiye’de 4/a sigortalı olarak çalışan gazeteci sayısı’ Eylül 2020 itibarıyla 17 bin 551.”.

İŞSİZLİK YÜZDE 30’LARA VARIYOR

Kayıtlı çalışan sayısına ilişkin verileri, sektördeki işsizlik rakamlarıyla değerlendiren TGS’nin açıklamasında şu bilgilere yer verildi: “TÜİK verilerine göre Türkiye geneli işsizlik oranı 2016 ve 2017 yılında yüzde 10.9; 2018 yılında yüzde 11; 2019 yılında yüzde 13.7’dir. En son açıklanan Ağustos 2020 verilerine göre ise işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.8 azalarak yüzde 13.2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yılsonu işsizlik oranının ise, pandemi nedeniyle daralan ekonomik faaliyetler nedeniyle görece yüksek çıkması beklenmektedir. Ülkenin önemli meselelerinden birisi olan işsizlik sorunu, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik engellerle boğuşan gazeteciler üzerinde daha yakıcı bir tehdit olmaktadır. Gazetecilik bölümü mezunları içinde işsizlik oranı TÜİK işgücü istatistiklerine göre 2016’da yüzde 19.2; 2017 yılında yüzde 19.1; 2018’de yüzde 23.8’dir. 20 Mart 2020’de açıklanan TÜİK işgücü istatistiklerine göre ise 2019 yılında bu oran yüzde 21.8. 2018 yılında olduğu gibi 2019’da da gazetecilik bölümü mezunları, sosyal hizmet mezunlarının (yüzde 24) hemen ardından en yüksek işsizliğe maruz kalan kitle olmaktadır. Her ne kadar bir önceki yıla göre gazetecilik mezunları içinde resmi işsizlik oranı, az da olsa, bir düşüş gösterse de gazeteciler arasında işsizlik oranının kayıtdışı istihdam ile birlikte yüzde 25-30 seviyelerinde olduğu tahmin edilmektedir. İşsizliğin görece yüksek olması, gazeteciler için güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaşmasına ve iş güvencesinin kırılganlığının artmasına neden olan önemli bir sorundur.”

SENDİKAL ÖRGÜTLENME VE ENGELLER

Açıklamada basın sektöründeki sendikalaşmaya ilişkin şu ifadeler yer aldı: “Temmuz 2020 verilerine göre ‘Basın, yayın ve gazetecilik’ işkolundaki toplam sendikalaşma oranı yüzde 7.87’dir. Ülkedeki genel sendikalaşma oranının yüzde 13.66 olduğu düşünüldüğünde, işkolu içindeki örgütlenme oranının oldukça düşük olduğu görülecektir. Ancak bunun esas nedeni sendikal çalışmanın yetersizliği ya da eksikliği değil, işverenlerin sendika karşıtı tutum ve davranışları, çalışma mevzuatındaki boşluklar ve yukarıda bahsedilen işsizlik baskısıdır.”

SALGININ GAZETECİLERE ETKİSİ

Açıklamada TGS’nin yıl içinde yaptığı görüşmeler ve sahada elde ettiği verilere göre gazetecilerin temel sorunlarına ilişkin şu tespitler yapıldı:

-Ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneğine başvurulan işletmelerde çalışan gazetecilerin gelirlerinde düşüş yaşandı. Buna rağmen tam zamanlı çalıştırılma devam etti.

-Ücret ve kıdem tazminatı alacakları konusunda işverenlerle anlaşmazlıklar yaşandı.

-Salgınla birlikte evden çalışmaya geçen işletmelerde işyükü arttı.

-İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri yetersiz kaldı.

-Pandemi nedeniyle daralan ekonomik faaliyetler nedeniyle gazetecilerin iş güvencesinde aşınma yaşandı. Gazeteciler arasında işini kaybetme korkusu arttı.

BASIN İŞ KANUNU’NDA OLUMSUZ DÜZENLEMELER

Açıklamada yaşanan hak kayıplarına da dikkat çekildi: “2020 yılı, gazetecilerin yasal haklarını düzenleyen 5953 Sayılı Basın İş Kanunu’nda (212) da olumsuz düzenlemelerin sürdüğü bir yıl olmaya devam etmiştir. Gazetecilerin yıpranma hakkından yararlanması hakkı, resmî basın kartı sahipliği şartına bağlanmış ve basın kartı olmayan gazetecilerin yıpranmadan yararlanmasının önüne geçilmiştir. Sonuç olarak 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün 60. yılında gazeteciler, işsizlik, güvencesizlik, örgütsüz ve sağlıksız koşullarda çalışmaya zorlanmaktadır. Ayrıca kanunun tanıdığı haklar budanmakta, kalemleri üzerindeki baskılar artmaktadır. TGS olarak 10 Ocak’ın yeniden bir bayram havasında kutlanabilmesi için tüm gazetecileri dayanışmaya, birlikte mücadeleye ve basın sektöründeki orman kanunlarına son vermeye çağırıyoruz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204