Tutuksuz Patron: Daha Önce de Patladı N’olmuş Yani

Tutuksuz yargılanan ‘Büyük patron’ Ali Rıza Ergenç Coşkun’un, şikayetçi olan işçileri arayıp, 'Daha önce de patladı, öncekinde 1 kişi ölmüştü, bunda 7 kişi…' dediği öğrenildi.

Tutuksuz Patron: Daha Önce de Patladı N’olmuş Yani

Tutuksuz yargılanan ‘Büyük patron’ Ali Rıza Ergenç Coşkun’un, şikayetçi olan işçileri arayıp, 'Daha önce de patladı, öncekinde 1 kişi ölmüştü, bunda 7 kişi…' dediği öğrenildi.

Soma’da, Ermenek’te ve nicelerinde yaşadık. Kâr hırsıyla işçinin canı pahasına üretim baskısı, yetersiz iş güvenliği önlemleri, ihmaller zinciri ve kaçınılmaz son… Nice canları kaybettik. Hayatımızın merkezine salgın oturmuşken 3 Temmuz’da öğle bültenlerine düşen bir son dakika haberi eşliğinde izlediğimiz görüntülerse hafızalarımıza kazındı.

3 Temmuz 11.15’te Sakarya Hendek’te faaliyet gösteren Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda çıkan yangın ve ardından saatlerce süren patlamalar… 15 dönüm üzerine kurulu havai fişek fabrikasında meydana gelen olay, fabrikaya 50 kilometre mesafedeki birçok noktadan duyuldu. Patlamalarda 7 kişi hayatını kaybetti, 127 kişi yaralandı. Akabinde başlatılan soruşturma kapsamında patlamaya ilişkin gözaltına alınan aralarında fabrika sahibinin de bulunduğu 5 şüpheli tutuklandı, bir zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Facia bununla da son bulmadı. Enkaz kaldırma çalışmaları sürerken kontrollü imha amacıyla Adapazarı ilçesi Taşkısığı mevkisine getirilen fabrikadaki patlayıcılar 9 Temmuz 11.35'te kamyondan indirilirken bir patlama daha meydana geldi. 3 asker şehit oldu, 8 jandarma personeli ile kamyon şoförü yaralandı.

DAVA SÜRECİ BAŞLADI

İlk patlamaya ilişkin soruşturmayı yürüten Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan fezleke, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan 27 sayfalık iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu. Mahkemece kabul edilen iddianamede, 5'i tutuklu 7 kişinin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle ilk duruşma geçen hafta yapıldı. Ölen 7 işçinin aileleri ile yaralanan 127 işçinin müşteki olduğu ve onları temsil eden onlarca avukatın duruşma salonuna sığamaması ve sanıkların SEGBİS’le bağlanması nedeniyle hem müşteki hem sanık avukatları yargılama sürecinin daha büyük bir salonda devam etmesini talep etti. Mahkeme heyeti fiziki koşulların yetersizliğini kabul ederek, duruşmayı daha büyük bir salonda yapılmak üzere 15 Mart’a erteledi.

Ailelerin tepkileri, duruşmada sanık avukatının patlamaya ilişkin ‘sabotaj ihtimali’ni gündeme getirerek tahliye talep etmesiyle isyana dönüştü. Biz de Av. Saadet Diriarın’la bu isyanın perde arkasını, yargılama sürecinde eksik kalan noktaları konuştuk. Av. Diriarın, bilirkişi raporuyla da sabitlenmiş, fabrikadaki ihmallere dikkat çekti: “Ruhsatsız binalar, kaçak barut üretimi, fazla depolama, işçilere üretim baskısı. Bu fabrika denetleniyor. Ama işçiler, denetlemeden iki gün önce haberdar olduklarını anlatıyor: ‘Haber gelince fazla ürünleri kaldırır, ortalığı temizlerdik. Girilmemesi gereken yerlere kilit vurulurdu, denetçilere buraların kullanılmadığı söylenirdi.’ Bunlar iddianamede de mevcut. Örneğin kaçak barut üretiminin yapıldığı yer kilit vurulan yerlerden biri olmalı. Barut üretiminin yeni olmadığını da anlıyoruz. Uzun bir süredir yapılıyormuş ve patlayıcı ürünlerin yapımında da kullanılıyormuş.”

‘KAMU GÖREVLİLERİ DE HESAP VERMELİ’

İddianamede denetlemeden sorumlu kamu görevlilerinin, SGK’daki sorumluların olmadığına dikkat çeken Av. Diriarın, “Fabrikadaki binaların patlayıcı üretimine uygun olmadığı ortaya çıktı. Bu işyerine patlayıcı madde üretimi için ruhsat veren sorumlular; bunların da hesap vermesi gerekiyor fakat henüz sürece dahil değiller. Biz konuya ilişkin girişimlerimizi yapıyoruz, yapacağız” diye konuştu. “Bunların yanında fabrikayı büyük ölçüde sevk ve idare eden ‘büyük patron’ Ali Rıza Ergenç Coşkun’un tutuksuz yargılanması doğru değil” diyen Diriarın, istenen cezaların yetersizliğine de dikkat çekti: “Savcılık iddianamede, aslında olası kastı tarif ediyor fakat cezaları ‘bilinçli taksir’den istiyor. Ancak cezaların alt sınırdan verilmemesine de dikkat çekiyor. Fakat bu fabrika ilk kez patlamadı, büyük bir ihmaller zincirinden bahsediyoruz. İşçilere yapılan üretim baskısı ortada. Yanlarında olması gerekenden daha fazla patlayıcı madde bulunduruyorlar ve sürekli daha fazla üretmeleri isteniyor. Üretim bandından 1 dakikalığına ayrılsalar kameradan izleyen yöneticiler tarafından hemen aranıyorlar, ‘neden yerinden ayrıldın’ diye. İşçiler günler öncesinden biriken ürünler için uyarıyor fakat umursanmıyor. Burada olası kast var.”

COŞKUN: NEDEN BENDEN ŞİKAYETÇİ OLDUNUZ

Av. Diriarın, ölen işçilerin aileleri ve yaralanan işçilerin işverenden şikayetçi olması sonrası yaşanan gelişmeleri de aktardı: “Patlamanın ardından işverenin işçileri mağdur etmeyeceğine ilişkin açıklamaları oldu. Fakat maalesef bunlar gerçekleşmedi. İşçiler önce kısa çalışmaya gönderildi sonra işten çıkarıldı. Çoğu kadın ve 8-10 yıldır çalışanlardan oluşan işçilerin tazminatları da ödenmedi. Bu yetmezmiş gibi Ali Rıza Ergenç Coşkun, işçileri şikayetçi olduktan sonra arıyor ve ‘Neden benden şikayetçi oldunuz? Birlikte kaç yıldır çalışıyoruz. Burası daha önce de patladı, n’olmuş yani? Daha önce 1 kişi öldü, şimdi 7 kişi…’ diyor. Bu ifadeleri de ‘olası kast’ kapsamında değerlendirmeliyiz.”

İşverenin işçileri aramasının işçiler üzerinde baskı oluşturup oluşturmadığına ilişkin sorumuza ise Diriarın, şöyle yanıt verdi: “Bu işçiler yıllardır bu fabrikada çalışan işçiler. Bölgede iş olanağı bu fabrikaydı. Şimdi işsizler. Bu yüzden bir tedirginlik oluyor tabii…”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204