Fanatiklik

Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne göre ‘Fanatiklik’ kelimesinin karşılığı ‘bağnazlık’tır. Fanatik (bağnaz) kişi belli bir gruba, kulübe, kişiye, kuruma takıntılı olarak bağlıdır. Fanatikler bağlı oldukları grup, kulüp, kişi veya kurum hakkında eleştiri kabul etmezler, onun hep haklı, hep doğru olduğunu savunurlar. Bağlandıkları yapı (grup, kulüp, kişi, kurum) hata yaparsa görmezden gelirler, hatta o hatayı doğru bir davranış olarak görür ve savunurlar. O kadar savunurlar ki bu uğurda yıktıklarını gözleri görmez. İnsanları kırarlar, döverler, insanlara küserler, söverler, saldırırlar ve hatta ölümler görülebilir. O kadar ki şiddetle bağlı bulundukları yapıyı şiddetle savunurlar. Onlarla mantıklı bir tartışmaya giremezsiniz, çünkü fanatiklik de mantık yoktur. Tartışmada sizi dinlemezler, dinliyor gibi yapsalar da akılları kabul etmez söylenenleri, duymazlar. Sabit fikirlidirler, fikirlerini ancak fanatiği oldukları yapıdaki değişiklikler değiştirir. Örneğin AKP fanatiklerindeki 15 Temmuz öncesi ve sonrası FETÖ görüşleri gibi.

Fanatiklerin, fanatik oldukları konuda kendilerine ait düşünceleri yoktur, takıntılı bağlılık gösterdikleri yapının sözlerini tekrarlarlar. Sıra dışı bir durumda, krizlerde kendi düşüncelerini oluşturamaz, bağlılık gösterdikleri yapının nasıl tutum alacağını beklerler. Sonra yapılan açıklamanın ölümüne savunucusu olurlar. Özellikle futbolda, oyuncu transferlerinde bu tutumu göre bilirsiniz. Veya bir liderin yaptığı açıklama öncesi sessizlik (“Gerekli açıklama sizlere sonra yapılacaktır”) ve sonrası heyecanda (“Tabii ki Başkanım onu savunacak, doğrusu bu”) aslında bu saklıdır.

Fanatik için takıntılı bağlılık gösterdiği kurum veya kişi tarafından takdir edilmek büyük bir sevinç ve onur kaynağıdır. Bu aslında gerçekte fanatik olsun olmasın hepimiz için geçerli ama fanatikler bunu daha yoğun, sıra dışı şekilde yaşarlar. Sanki o yapı veya kişiyi kendileri kurtarmış, bir kahraman olmuş gibi, dünyanın zirvesine çıkmış gibi. Aynı şekilde bağlılık gösterdikleri yapı onlara kötü bir davranışta bulunursa içlerine çekilip kendilerini suçlarlar.

Fanatikler için takıntılı bağlılıklarının olduğu yapı yaşama amaçlarıdır. Onsuz kendilerini düşünemezler. Hayatlarını, arkadaşlarını, işlerini, ilişkilerini ona göre ayarlarlar. Çocuklarına bile fanatiklikleri doğrultusunda isim koyarlar.

Psikolojik açıdan fanatiklik, kişilerin kendini ispat arayışı ve zafer duygusu tatmini ile ilişkilendirilir. Kendi hayatında kendini başarılı göremeyen kişi, başarıyı, kendi ile özdeşleştirdiği yapının başarısında arar. Fanatik şekilde bağlandığı, kendi ile özdeşleştirdiği yapının başarısı onun başarısıdır. Bu yapının başarısı, kişinin hayatındaki başarı ve zafer tatminini sağlar ve mutlu hissettirir. Bu özdeşleşme ile fanatik, arada mantık olmadan fanatiği olduğu yapıyı ölümüne savunur olur.

Bu yazıyı okurken aklınızda hangi tür fanatiklik vardı, kişi olarak kimi hayal ettiniz bilmem ama fanatiklik, bizim de içimize sızacak kadar güçlü ve kendini fark ettirmeyecek kadar çeşitli olabilir. Örneğin, dini fanatikler, namus fanatikleri, futbol fanatikleri, aile fanatikleri, baba veya anne fanatikleri, ideoloji fanatikleri (kusura bakmasınlar ama solcularda daha fazla olduğunu düşünüyorum), para fanatikleri (Cimri de denir), toprak fanatikleri (toprak hırsı ile kardeşini vuranlar), ego fanatikleri, trafik canavarlığı fanatikleri, siyasal parti fanatikleri, lider fanatikleri, rock star fanatikleri, aktör/ aktris fanatikleri, tarikat fanatikleri… Ve daha nicesi.

Çok merak ediyorum, bu yazıyı okurken başkasını mı düşündünüz, kendinizi mi?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sevim Deligoz
Sevim Deligoz - 3 hafta Önce

Kendimide cevremde kileride düşündüm

banner205

banner204