Gara ve Arka Bahçesi

Türkiye Cumhuriyeti devleti askeriyle, polisiyle, korucusuyla PKK terör örgütü’ne darbe üstüne darbe indiriyor. En son, terör örgütünün üs olarak kullandığı Gara’ya yapılan baskınla 53 PKK’lı etkisiz hale getirildi. 2015 yılından beri kaçırılan 13 yiğit vatandaşımız PKK teröristleri tarafından hunharca katledildi.

Aslında Türkiye 40 yıldır Gara ile savaşıyor. Artık PKK’nın hücrelerine giriyoruz, bu da onun sonunun yaklaştığını gösteriyor. Gara baskını daha çok konuşulacak. Bu mücadele yeni saflaşmalar ve siyasi gelişmeleri beraberinde getirebilir. İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 40 ilde yapılan operasyonda 718 kişi gözaltına alındı, içlerinde HDP il, ilçe başkanları var. Bu süreç ise HDP’nin kapatılma sürecini hızlandıracaktır. Diğer taraftan Diyarbakır Anneleri’nin direnişi bütün tehdit ve gözdağına karşın bütün kararlılığıyla diğer illere yayılarak devam ediyor. Başta Kürt vatandaşlarımız olmak üzere 83 milyon Türk milleti, HDP’nin gerçek yüzünü daha iyi görecektir. HDP/PKK’yı zor günler bekliyor.

Yapılan açıklamalar

PKK’nın siyasi uzantısı HDP, “arabuluculuğu kabul etmediği” gerekçesiyle Türkiye’yi sorumlu tutan açıklama yaptı.

Türk Tabipler Birliği de aynı paralelde “13 vatandaşın kurtulamaması” diyerek dolaylı olarak sorumluluğu askere yükleyen bir açıklama yaptı. Gerçi TTB’nin ilk değil, Şebnem Korur Fincancı’nın maşallahı var HDP/PKK militanı gibi. Yaptığı açıklama ise ABD-HDP/PKK cephesinden yapılmıştır, kimseyi aldatamazsınız.

Gelelim siyasi partilerin açıklamalarına;

Bu katliamı kınamak, şehitlerimizi anmak, Türk ordusunun, Türk devletinin yanında iseniz üç konuda net olacaksınız.

ABD’ye karşı net olacaksınız

PKK terör örgütünü isim vererek kınayacaksınız

HDP’nin, PKK’nın siyasi uzantısı olduğunu ve olaylardan sorumlu olduğunu açıklayacaksınız

Bunu yapmadığınız takdirde, istediğiniz kadar “şehitlerimize rahmet” dileyin, istediğiniz kadar nutuklar atın hiçbir önemi yoktur. Genel geçer laflarla, “teröre karşıyız, terörün her türlüsüne, nerden gelirse gelsin” ifadeleri hepsi laf salatasıdır.

Daha açık söyleyelim; CHP- İYİ Parti- Deva- Gelecek bu açıklamalarının hiçbir yerinde ABD- PKK- HDP’ye değinmiyor.  Hele ABD- HDP’yi asla bulamazsınız. Neden? Çünkü onlar “dostlar, müttefikler” ya, ondan olsa gerek.

Bundan sonra da HDP’nin PKK ile ilişkisini inkâr edecekler mi?

HDP ile ittifak yapmaya devam edecekler mi?

HDP’nin kapatılması konusundaki “ama, fakat, yani, demokrasi, özgürlük” safsatalarından vazgeçecekler mi? İzleyeceğiz, göreceğiz.

Ama şu gerçeği kimse gizleyemez;

GARA’nın ön bahçesi PKK ise, arka bahçesi de ABD ve HDP’dir. Arka bahçede yer alarak ön bahçeye karşı çıkamazsınız. Mesela TBMM’de HDP/ PKK ile aynı safta yer alıyorsanız, birlikte el kaldırıyorsanız, masalara vuruyorsanız, slogan ve eylemlerine seyirci kalıyorsanız, cezaevi ziyaretleri yapıyorsanız, teröristlere “İstiklal Madalyası takacağım” diyorsanız, “Tosuncuklar” diyerek Mehmetçik’in moralini bozmaya çalıyorsanız, daha da önemlisi, teröristlerle iktidar projelerinde yer alıyorsanız, şehitleri anamazsınız ve GARA’nın arka bahçesi olursunuz.

Vatan Partisi- AK Parti – MHP ise çok net biçimde, devletin ve milletin birliğine ve ihtiyacına uygun tavır aldılar. ABD- PKK- HDP’yi çok net biçimde düşman olarak tanımladılar. Gelecekte de başarılı olacak çizgi bu çizgi olacaktır.

Bir çift sözümüz de televizyon ekranlarına çıkan bazı gazeteci, siyasetçi, E. askerlere. Geçmişte ve bugün, Türk askerinin terör örgütlerine karşı yürüttüğü mücadelede kafalarda soru işareti bırakacak tavırlardır. “Amalar, fakatlar, şöyle yapsa” v.b. açıklamalar, tehlikeli ve düşmanın arayıp da bulamadığı psikolojik savaş yöntemleridir. Vatandaşın kafasını karıştırmaya hizmet etmektedir.

YORUM EKLE

banner205

banner204