TGB: Demokratik Üniversitenin Yanında Terörün Karşısındayız

TGB, Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşanan olaylarla ilgili Beyazıt Meydanı'nda açıklama yaptı. TGB, "Demokratik üniversitenin yanında terörün karşısındayız." dedi.

TGB: Demokratik Üniversitenin Yanında Terörün Karşısındayız

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) yüzlerce üniversite öğrencisinin katılımı ile Boğaziçi üniversitesi eylemleri ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı TGB Genel Başkanı Yıldırım Gençer yaptı.

Yıldırım Gençer, Türk gençliğinin Türk polisinin yanında olduğu vurgulayarak "Türk ordusu, Türk polisi Türk gençliğinin gururudur. Türk gençliği terörle mücadele eden, vatanını koruyan yiğitlerini her şeyin üstünde tutar. Yaratılmaya çalışılan polis karşıtlığının tutma şansı yoktur. Biz polise tekme atanların, katil diyenlerin değil, terör örgütüne karşı aslanlar gibi savaşan polislerimizin yanındayız." dedi.

Gençer'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

'KÖKLÜ ÇÖZÜM: REKTÖRLERİN SEÇİMLE BELİRLENMESİDİR'

"Türkiye Gençlik Birliği olarak, Türkiye’nin en köklü üniversitesinin meşhur kapısının önündeyiz. Türkiye’yi Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olaylar üzerinden karıştırmaya çalışanlara, bağımsızlık, vatanseverlik, kutsiyet hislerine ve toplumsal değerlerine, yabancı olanlara buradan sesleneceğiz. ABD’nin, Batı’nın okyanus ötesinden verdiği Türkiye düşmanı beyanatların bir horozun ötüşü kadar değeri yoktur. Ancak üniversitelerimizin haklı taleplerini perde yaparak Amerikan planlarından medet umanlara gereken cevabı vermek zorunludur.Boğaziçi öğrencisi rektörlerin seçimle gelmesini istemekte haklıdır. Yalnız Boğaziçi Üniversitesi’nde değil bütün Türkiye’de rektörlerin seçimle belirlenmesi gereklidir. Köklü ve gerçek çözüm budur.

Ancak “katil polis” sloganı atanların, Kabe’yi yere serenlerin, 'kayyum rektör' sloganlarının, polis arabası tekmeleyenlerinLGBT bayrağı sallayanların, terör örgütüyle irtibatlı olanların meselesi rektörlerin seçilmesi değildir. Onların sokak çağrıları ve bütün yaptıkları PKK’yı ve FETÖ’yü kurtarmak içindir. Zaman, ABD merkezli fitne ve fesat girişimlerini bozguna uğratma zamanıdır. Maskeleri indirme zamanıdır.

'TÜRKİYE'NİN SORUNLARI PKK VE HDP İLE CEPHE KURARAK ÇÖZÜLMEZ'

Türkiye’nin hiçbir sorunu PKK ve HDP ile birlikte cepheler kurarak çözülmez.PKK ve HDP ile birlikte demokrasi ve özgürlük mücadelesi verilmez. HDP’nin kendisi demokrasi ve özgürlük mücadelesinin karşısındaki sorundur. Vatan bölücüleri ve ABD piyonu teröristlerle üniversite mücadelesi vermeye kalkanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindedir. Üniversiteleri Mehmetçiğimiz için ayağa kaldırdığımızda, bu öğrenci dostları yanımızda yoktu. Vatansever gençlik PKK’nın üniversite yapılanmalarıyla mücadele ederken bu özgürlük savaşçıları gözükmüyordu. Çünkü dertleri öğrenci, üniversite, bağımsızlık, özgürlük değil.

CHP, PKK ve HDP ile birlikte sözümona Demokratik Üniversite cephesi kurmaya kalkıyor. Onların kuracağı tek cephe BİDEN cephesidir.

Türk gençliğinin talebi şunlardır:

  • Sokakta PKK istemiyoruz.
  • Mecliste PKK istemiyoruz.
  • Dağda, ovada, bayırda ve ÜNİVERSİTEDE PKK istemiyoruz.

'TÜRK GENÇLİĞİ TOPLUMSAL DEĞERLERİ AYAK ALTINA ALMAZ!'

Türk gençliği toplumsal değerlerini ayak altına almaz. Kıblesi ABD olanın, kabesi olmaz. Milleti olmaz, vatanı olmaz, üniversitesi de olmaz. Kabe’yi yerlere seren tavır Türk gencinin, üniversite öğrencisinin tavrı değildir. Bu provakasyon, ancak Batı’nın Türkiye’de kaos ve karmaşa yaratma iklimine hizmet eder. TGB olarak bu eylemi nefretle kınıyoruz.

Türk gençliği ABD’nin milyonlarca dolarla beslediği LGBT bayrağı altında birleşmez.

LGBT bayrağı, küresel sermayenin bayrağıdır. Çürümenin sembolüdür. Türk gençliği Türk bayrağı altında yürür, Türk gençliği Türk bayrağı altında birleşir, Türk gençliği Türk bayrağını göklere kaldırır. Türk bayrağı altında kimse Kabe’yi yere seremez, kimse provokasyon yapamaz, hiçbir bölücü o bayrağın altında barınamaz. Emperyalizmin milletleri kimliklere bölmek için ürettiği paçavraları sallayanlar ne Türk gençliğini ne de Türk Milletini temsil edebilir.

'BOĞAZİÇİ ABD PLANLARINA MEZE, HDP'YE SİPER OLAMAZ!'

Arkadaş, yurdunu alçaklara uğratma. Türk gençliği yurdunu alçaklara uğratmaz. Boğaziçi Amerikan planlarına meze, HDP’ye siper olamaz. Senin en büyük düşmanın, seni en çok savunur gözükenlerdir. Düşmanların sinsice, esas niyetlerini gizleyenlerdir. Okyanusun öteki yakasından gelen ses, seni uyarsın. Dünyayı kana bulayan, mazlum milletlerin üzerine bomba yağdıran ABD, Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye kalkıyor, üniversitelerimize el uzatıyor, bu seni kızdırmıyor mu? Biden, Boğaziçi sevgisiyle mi yanıp tutuşuyor?

Kayyum rektör’’ ve “bütün kayyumlara karşıyız” sloganını HDP’nin sloganıdır. Üç beş ay sonra kapatılacak olan terör partisi HDP’nin çaresizliğine yardım elidir. Eylemleri amacından saptıran, marjinalize eden, zemini kaydıran slogandır. Bu slogan altında hiçbir haklı talep savunulamaz, hiçbir başarı elde edilemez, Türk gençliği ve Türk Milletin bu slogan altında birleşmez.

'TERÖRE KARŞI SAVAŞAN POLİSLERİMİZİN YANINDAYIZ'

Türk ordusu, Türk polisi Türk gençliğinin gururudur. Türk gençliği terörle mücadele eden, vatanını koruyan yiğitlerini her şeyin üstünde tutar. Yaratılmaya çalışılan polis karşıtlığının tutma şansı yoktur. Biz polise tekme atanların, katil diyenlerin değil, terör örgütüne karşı aslanlar gibi savaşan polislerimizin yanındayız.

Eylemlerde gözaltına alınan 101 kişinin 79’unun DHKP-C ve TKP-ML gibi terör örgütleriyle iltisaklı olması, büyük çoğunluğunun Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olmaması kışkırtmanın, provokasyonun boyutlarını anlatmaktadır. "Aşağı bak" manipülasyonunun da çıkarıldığı bu eylem, valiliğin yasağına karşı, öğrenciye polisle karşı karşıya getirmek için, HDP-PKK tarafından zorlanmıştır. Eylemin başından sonuna kadar HDP milletvekilleri oradadır, provokasyon planını adım adım sergilemektedir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin haklı ve demokratik zeminde ortaya çıkan rektörün seçimle belirlenmesi talebi amacından saptırılmış ve Amerika’nın turuncu devrim senaryolarına alet edilmiştir. Eylemin temelinin haklı olması yetmez, eylemin biçimi de haklı olmalıdır. Eylemin zemini sistemli bir şekilde kaydırılmıştır.

'TÜRKİYE'Yİ KARIŞTIRMAK İSTEYENLERE MEYDAN OKUYORUZ!'

Boğaziçi Üniversitesi üzerinden Türkiye’yi karıştırmak isteyenlere meydan okuyoruz!

Boyunları ABD karşısında eğik olanların kurgu sloganlarla, söylenmemiş sözlerle Türk Milletini aldatmaya çalışmaları boşadır.

Demokratik üniversitenin birinci koşulu terörün temizlenmesidir. Terörün olduğu yerde bilim, eğitim ve üretim olmaz. Terörün olduğu yerde yıkım ve provokasyon olur.

Köklü çözüm bellidir; Üniversitelerde terör bağlantılarını, provakasyon girişimlerini, Atlantik planlarını bertaraf etmek istiyorsak, üniversiteler rektörünü kendisi seçmelidir. Yanlış uygulamalarla Türkiye’yi ve üniversitelerimizi karıştırmaya çalışan unsurlara fırsat verilmemelidir. Hükümet yanlışında ısrar etmemeli ve kimseye fırsat verilmemelidir. Her türlü provokasyon kolayca önlenir. Mecliste bir kanun değişikliğiyle üniversitelere kendi rektörünü seçme yetkisi verilmelidir. Üniversiteler kendi rektörünü kendi seçmelidir. Provokasyonlara, kışkırtmalara, teröre zemin yaratılmamalıdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204