Helalleşme mi? Hesaplaşma mı?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” açıklaması kamuoyunda oldukça sert tepkilere yol açtı. Başta şehit yakınlarımız, gazilerimiz, Vatan Partisi, Ak Parti, MHP, ulusalcı medya, diğer vatansever kuvvetler, CHP içindeki ulusalcılar karşı çıktı. Türk ordusu, Türk polisi de bu cephede. Bu açıklamayı “manifesto” olarak değerlendirenler de oldu. Zaten bu tepkilerden sonra Kılıçdaroğlu’nda bir geri çekilme oldu. Ortaya bir sis bombası attı ama kısa sürede söndü.
Kılıçdaroğlu’na kimler destek verdi? En başta HDP/PKK, FETÖ, İYİ Parti, yazılı ve görsel medyadaki liberaller. Selahattin Demirtaş cezaevinden “Kılıçdaroğlu yerinde bir açıklama yapmıştır, biz de helalleşeceğiz” açıklamasıyla safını belirledi. CHP veya Kılıçdaroğlu ne zaman bir açıklama yapsa HDP/ PKK yöneticilerinden destek açıklamaları gelmiştir. Yakın zamanda da teskereye ret oyu verirken yine birinci ağızdan PKK “yürütme konseyi” üyesi Cemil Bayık CHP’yi selamlamıştı.
Dikkat edilirse Türkiye’nin bütün iç ve dış meselelerinde siyasi saflaşma aynı biçimde oluşuyor. Bu bir yönüyle normaldir. Her zaman emperyalizm ve işbirlikçileriyle, onun karşısında olanlar mutlaka karşı saflarda olacaktır.
Kılıçdaroğlu helalleşiyor mu, hesaplaşıyor mu? Kanımca her ikisi... İlk başta bir noktaya işaret edelim. Bu açıklamanın en önemli olan kısmı “Bizim de parti olarak geçmişte açtığımız derin yaralar olmuştur” kısmıdır. Aslında bu bölüm konuşmanın tümünü yansıtıyor. Başlı başına değerlendirme yapmaya yeterlidir, ne yapmak istediğini açıklamaktadır. Şimdi bunun üzerinden bakalım; “helalleşeceğim” derken kiminle? Tabi ki başta Cumhuriyet’e başkaldıran “Dersim” ağası Seyit Rıza ile. Kiminle hesaplaşacak? Cumhuriyet, Atatürk ve silah arkadaşlarıyla. “Geçmişte derin yaralar açtık” ifadesi başka şekilde izah edilemez. 
Mesela 28 Şubat; kim 28 Şubat’ın yanında, kim karşısında? Orda da saflaşma Cumhuriyet’in korunması noktasındadır. 28 Şubat’a karşı olanlarla yani Cumhuriyet’in karşısında olanlarla helalleşecek, Cumhuriyet safında olanlarla hesaplaşacak. Mesele dönemin genel kurmay başkanları Kıvrıkoğlu, Karadayı, halen cezaevinde olan orgeneral Çetin Doğan’la hesaplaşacak. 
Diyarbakır Cezaevi’nde olan HDP/PKK “militanlarıyla” helalleşecek, Diyarbakır Anaları ve onlara sahip çıkanlarla hesaplaşacak. 
KHK’dan içeri düşen HDP/PKK ve FETÖ yöneticileriyle helalleşecek, onları yargılayan Türk yargısıyla hesaplaşacak. 
HDP/PKK’nın kayyum atanan belediyeleri yeniden göreve gelecek, onlarla helalleşecek, onları görevden alanlarla hesaplaşacak. Bu listeyi daha da uzatabiliriz.
Kimileri de Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı’na aday olacağı için, özellikle muhafazakâr kesimin desteğini almak için bu açıklamayı yaptı deniliyor. İyi de en çok muhafazakâr kesim tepki gösterdi. Zaten bu kesim de Kılıçdaroğlu’na karşı muazzam bir tepki oluşmuş ve bu tepki giderek büyüyor, “helalleşme” açıklaması daha da arttırdı. 
Bu açıklama bir yönüyle CHP içindeki Kılıçdaroğlu’na muhalif olanların işine yaradı. Mesela İmamoğlu pusuda. Tam da onun işine yaradı. Onun için Kılıçdaroğlu sarf ettiği lafların altında kalacak ve kalmıştır.  Bu durumu sahada halkın içinde çok net biçimde görüyoruz. 
Peki Kılıçdaroğlu kime mesaj vermek istedi? Tabi ki başta ABD olmak üzere, HDP/PKK ve FETÖ’ye. Şu mesajı net veriyor. Ben Türkiye’nin yüz yıllık tarihi ile hesaplaşacağım, bunun için her “riski” göze alıyorum diyerek kendisinin aday yapılması talebinde bulunuyor. Daha açıkçası, ABD Başkanı BİDEN’a Cumhurbaşkanlığı aday başvurusu yapıyor ve başvuruda ne yapmak istediğini açıklıyor. Önümüzdeki süreçte bununla ilgili başka açıklamalar gelecektir. 
Önemli bir noktaya daha dikkat çekelim; Kılıçdaroğlu bu stratejisini tamamen Tayyip Erdoğan hükümetini “devirme” üzerine kurmuştur. Bu konuda da Biden’la aynı rotadalar. Biden ve ABD’nin raporları da Erdoğan’ı yıkma planlarını açıklamıştı. 
Fakat gerçekleri kimse değiştiremez. ABD’nin hükümet yıkma, hükümet kurma şansı yoktur. Afganistan bunun kanıtıdır, 15 Temmuz “darbe” girişiminde ezilmesi bunun kanıtıdır. Türkiye’de güçlü bir ABD karşıtlığı, devrimci ve milliyetçi dalga yükselmektedir. Muhafazakâr ve milliyetçilerin oyunu ve desteğini almanın yolu ABD- HDP/PKK- FETÖ’ ya karşı mücadeleden geçer. Onun için Kılıçdaroğlu yanlış yoldadır, kendisini yine uyarıyoruz.
 
 

YORUM EKLE