İşkenceci Kocasını Öldüren Melek İpek Korku Dolu Anları Anlattı

Ellerini kelepçeleyip kendisini çıplak halde günlerce döven eşi Ramazan İpek'i (36) av tüfeği ile vurup öldüren Melek İpek korku dolu anları anlattı.

İşkenceci Kocasını Öldüren Melek İpek Korku Dolu Anları Anlattı

Ellerini kelepçeleyip kendisini çıplak halde günlerce döven eşi Ramazan İpek'i (36) av tüfeği ile vurup öldüren Melek İpek korku dolu anları anlattı.

Melek İpek, servis şoförü eşi Ramazan İpek'i av tüfeği ile öldürüp, jandarmayı arayarak teslim oldu.

8 ve 6 yaşlarında 2 kız çocuğu annesi olan İpek, jandarmadaki ifadesinde, cinayete giden süreci ve işkence gecesi yaşadıklarını detaylarıyla anlattı.

Melek İpek, 12 yıllık eşi Ramazan İpek'le evliliğinin ilk başlarından beri maddi sıkıntılardan kaynaklı huzursuzluklarının olduğu, kıskanç tavırlar nedeniyle kavga ettiklerini söyledi.

Fiziksel şiddete maruz kaldığını anlatan Melek İpek, çok kez karakola ifade verip rapor almayı istediğini, fakat eşi Ramazan İpek'in büyük kızı C.'nin doğumundan sonra 'Sen koruma kararı aldırırsın ben karakolda ifade verir çıkarım, döndüğümde seni de bu çocuğu da öldürürüm' diyerek tehdit ettiğini belirtti. Silahlara olan tutkusu nedeniyle eşi Ramazan İpek'ten korktuğunu, bu yüzden şikayette bulunmadığını anlatan Melek İpek, yaklaşık 7 ay önceki kavgalarında eşinin kendisine şiddet uyguladığı için yaralandığını, 'Seni buracıkta öldürüp kıyma yapar köpeklere yediririm, kimse senin izini bile bulamaz' diyerek tehdit ettiğini söyledi.

EŞİNİN GENÇ KIZLA İLİŞKİSİ

2011 yılının Aralık ayında ilk kızına hamileliği sırasında eşi Ramazan İpek'in, M.A. isimli 17-18 yaşlarındaki kızı evlerine getirdiğini, korkudan ve endişenden dolayı bir şey diyemediğini anlatan Melek İpek, eşi ve eve getirdiği kızı öpüşürken gördüğünü ve bu nedenle kavga ettiklerini söyledi. Doğum nedeniyle 10 gün annesinin evinde kaldığını anlatan Melek İpek, kendi evine geldiğinde yatak odasında M.A.'nın yatakta çıplak bir şekilde uzandığını görünce elinde bebeğiyle sinir krizi geçirdiğini aktardı. Eşi Ramazan İpek'in, kendisini, ailesini ve bebeği öldürmekle tehdit ettiğini belirten Melek İpek, korktuğunu, M.A'nin yaklaşık 3-4 ay boyunca evde kaldığını, eşiyle M.A'nın ilişkisinin yaklaşık 7-8 yıl boyunca sürdüğünü söyledi. Yaklaşık 1 yıl önce Ramazan İpek'in M.A'yı eve getirdiğini, M.A'nın ondan ayrılmak istediğini söylediğini anlatan Melek İpek, "Ramazan sinirlendi. Bugün bana yaptığı gibi M.A.'yı kelepçeledi. Yumruk ve tekme atma suretiyle vurdu. Evde bulunan av tüfeğinin dipçiğiyle vurdu. Ben bu duruma engel olmaya çalıştım ancak silahı bana doğrultup 'Bu işe karışırsan seni öldürürüm' dedi. Ben de korktum ve müdahale edemedim" dedi.

BOŞANMA MESAJLAŞMASI

Eşi Ramazan İpek'in bir yıl önce arkasından pompalı av tüfeğiyle bir el ateş ettiğini söyleyen Melek İpek, eşinin alkol ve kenevir kullandığını belirterek kendisini çok kıskandığını, cinayetin yaşandığı 7 Ocak akşamı eve geldiğinde eşinin tavırlarında değişiklik olduğunu anlattı. Melek İpek, ifadesinde şunları söyledi: "Aynı odada oturmamıza rağmen benim cep telefonuma WhatsApp mesajlaşması üzerinden 'Ben ayrılmak istiyorum' şeklinde mesaj attı. Ben de 'Sen bilirsin' diye cevap yazdım. Tekrar 'Diğer odaya gider misin' diye mesaj attı. Ben de cevap vermeden çocukları alarak diğer odaya gittim." Aynı evin içerisinde mesajlaşmaya devam ettiklerini belirten Melek İpek, "Eşim 'Çocukların velayeti hakkında konuşmak istiyorum, madem gelmiyorsan çocukların biri sende biri bende kalsın' diye mesaj attı. Ben de 'İkisi de sende kalsın ayırmayalım, ben nasıl olsa daha sonra senden çocukları alırım' diye mesaj attım. Bu şekilde boşanmamız üzerine mesajlaştık. Ancak hiç konuşmadık" diye konuştu.

İŞKENCE SAATLERİ BAŞLADI

Saat 22.30 sıralarında çocuklarıyla uyku saati geldiği için yatmak için hazırlandıklarını kaydeden Melek İpek, şunları anlattı: "Eşim benim adıma ruhsatlı olan yivli av tüfeğiyle içeri girdi. Tüfeğim normalde salonda duvara dayalı kılıfın içinde dururdu. Bana 'Son duanı et kelimeyi şahadet getir' dedi. Tüfeği bana doğrulttu. Ben de öldürmemesi için yalvardım. Tüfeği ateşleyeceğini anlayınca çocuklarımın önüne geçtim. İki kızım birbirine sarılmış ağlıyorlardı. Eşimin elindeki tüfeği elimle ittim, amacım çocuklarımı uzaklaştırmaktı. Bu esnada eşim ateş etti, çıkan mermi camdan dışarı gitti, biz yaralanmadık. Eşim tekrar tüfeği bana doğrulttu, ben tekrar öldürmemesi için yalvardım. Bu sefer tüfeği çocuklarımıza yöneltti.

Beni "Sana önce çocuklarının acısını yaşatacağım, sonra seni öldüreceğim' diye tehdit etti. Ben iki kızımın eşim tarafından öldürüleceği düşüncesi ile çok korkup kızlarımın üstüne kapandım. Bu sefer tüfeğin dipçiği ile kafama vurdu. Bundan dolayı gözüm, yüzüm, kolum ve omzumdan yaralandım. Beni saçından sürükleyerek diğer odaya getirdi burada yumruk ve tekme ile yüzüme ve vücuduma vurdu. Cebimdeki telefonu aldı kafama ve yüzüme telefonla vurdu. Çığlık attığım için susmamı söyledi ve boğazımı şiddetli bir şekilde sıktı. Bunun etkisiyle gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu, karardı. 'Diğerlerine daha azını mı yaptığımı düşünüyorsun' diye bağırdı. Elinden kurtuldum, kaçmaya çalışırken yakaladı yumruk ve tekme atmaya başladı. Çığlık atmaya devam edince tekrar boğazımı sıktı bu esnada ben bayıldım."

BANYODA TECAVÜZ ETMİŞ

Uyandığında kendini çıplak vaziyette bulduğunu belirten Melek İpek, "Ellerim kelepçeliydi. Boynum ellerime, ellerim ayaklarıma, eşimin avda kullandığı naylon iple cenin pozisyonunda olacak şekilde banyoda buldum. Eşim bana soğuk su tutuyordu. Kendime biraz geldiğimde eşimin ben baygınken ters ilişkiyle anal pozisyonda tecavüz ettiğini acıyla hissettim. Bu arada ben üşüdüğüm için tir tir titriyordum. Eşim ise banyoda çıplak vaziyette bir şey olmamış gibi duş alıyor, duvarları yıkıyordu. Duvarda ve klozetin üstünde kan izlerim vardı bunları yıkıyordu. Banyoyu temizledikten sonra ayrıldı" diye konuştu. Eşinin 15-20 santim uzunluğundaki Rambo bıçağıyla yanına döndüğünü belirten Melek İpek, "Ben yerde cenin pozisyonunda olacak şekilde banyoda bekliyordum. Sol göğsümün altına bıçağı dayadı, sol eli bıçağı tutuyordu. Sağ eliyle baskı yapıp bana 'Buranın biraz daha altından bıçaklarsam ciğerine girer, biraz üstüne sokarsam kalbini delerim ama buradan yaparsam daha çok acı çekerek ölürsün' derken vücudumun farklı bölgelerinde bıçağı gezdirerek ucunu hissettiriyordu. Ben o an bıçakla keseceğini hissettim sürekli ağlayarak öldürmemesi için yalvarıyordum. Çığlık atıp yardım isteyemiyordum, çünkü bağırdığım takdirde öldüreceğim yönünde tehdit etti. Seni öldüreceğim çocukları da buraya yatıracağım" şeklinde konuştu.

'ELLERİMİ ARKADAN KELEPÇELEDİ'

Eşinin kendisine banyoda işkence ettiği sırada çocuklarına bağırdığını aktaran Melek İpek, "Çocukları odadan çıkmamaları konusunda uyardı. Çocukları görmedim ve seslerini duymadım. Ellerimi çözdü, kelepçeyi çıkarttı ve 'duşunu al kapıda bekliyorum' dedi. Kapıyı açık bırakarak banyonun önünde beni izledi. Ben duşumu aldım havluya sarıldım eşimle birlikte diğer odaya gittik. Bu esnada beni öldürmekten vazgeçtiğini düşünüp rahatladım. Tekrar kelepçeyi getirdi kaçmaya yeltendim ancak başaramadım. Beni yakaladı ellerim arkada olacak şekilde çok sıkı kelepçeledi" dedi. Melek İpek, eşinin odada bulunan çekyatı yatak haline getirdiğini, kendisinin çıplak bir şekilde yatmasını istediğini ileri sürdü. Elleri ters kelepçeli olduğu için canının yandığını ifade eden Melek İpek, şöyle devam etti:

"Yatamıyordum. Kelepçeyi çıkarmasını istedim. Bana 'Sessiz yat yoksa balkondan aşağı atarım seni. Gecenin karanlığında değil gündüz gözü ile öldürüp parçalayacağım' dedi. Kızlarım diğer odada idi. Büyük kızım C.'nin kusma sesi geldi onlara bağırarak 'Yatın uyuyun öldürtmeyin kendinizi' dedi. Yerde yer yatağında yattı ben yatakta ters kelepçeyle dönmeye çalıştıkça koltuktan ses çıkıyordu. Yanıma geldi kelepçeyi söktü ve önden ellerimi kelepçeledi ve yerdeki yer yatağının yanına yatırdı. Ben açık olan kanepenin alt boşluğunda idim. Beni buraya sıkıştırarak hareket etmemi engelledi. Bu şekilde eşim uyudu ben korku ve üşüdüğüm için sabaha kadar uyuyamadım. Sabah ezanı okunurken kendimden geçmişim. Eşim beni uyandırarak servisi yapıp geleceğini söyledi. 'Ben gelinceye kadar burada bekle geldiğimde yarım kalan işimi halledeceğim' diyerek gitti. Evin dış kapısını kilitlemedi. Akşam ateş ettiği silah salonda duvara dayalı şekilde duruyordu. Baktım mekanizması yoktu. Beni öldürmesin diye silah aradım, ancak bulamadım."

SAÇ TOKASIYLA KELEPÇEYİ AÇAMADI

Evde sabit telefonları olmadığını, kızlarının cep telefonunu eşinin sakladığını ve bulamadığını belirten Melek İpek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kelepçenin anahtarını aradım, bulamadım. Kızlarım ile birlikte çay kaşığı ve saç tel tokaları ile kelepçeyi açmaya çalıştık ama açamadık. Kızım C.'nin yardımıyla üstümü çarşaf ile sardım ve komşumuz Turgut Yaraşlı'nın evine gittim. Evleriminiz arası yaklaşık 100 metre uzaklıktadır. Bunun sebebi eşim bazen milli parklardan ceza yememek için tüfeğini Turgut'un evine bırakır. Kapıyı Turgut'un eşi Semra Yaraşlı açtı, bana 'ne bu halin' diye sordu. Ben de korkumdan bir şey söylemek istemedim. Sorularını yine kavga ettim diye geçiştirdim.

Kendilerinde eşimin tüfeğinin olup olmadığını sordum. Semra bana tüfeğin kendilerinde olmadığını söyledi. Ben de eve gittim. Semra benim kelepçeli olduğunu görmemesi için ellerimi örtmüştüm. Evde çocuklarım ile birlikte eşimi beklemeye başladık. Çocuklarım sürekli bana 'Babamız bizi öldürecek mi?' diye soruyordu. Hatta C. korkudan altına işedi. Bu arada eşimin arabasının sesini duyunca kızlarım, 'Anne babam geldi, bizi öldürecek mi? diye korkudan ağlamaya başladılar. Ben çocukların olduğu odadan çıktım evin girişindeki soldaki ilk odaya girdim. Eşim aşağıdan küfrederek ve bizi öldüreceğini söyleyerek eve çıkıyordu. Kapıya tekme atarak içeri girdi. Evin içinde bağırmaya başladı. Ben odanın bir köşesinde sinmiş bir şekilde duruyordum."

SON ANDA KUŞ SİLAHINI GÖRDÜ

Tam bu sırada daha önceden görmediği odadaki küçük kuş silahının gözüne çarptığını anlatan Melek İpek, "Ellerim kelepçeli olmasına rağmen silahı elime aldım. Derdim bana sabaha kadar sistematik işkence yapan eşimi korkutmaktı. Bu arada odanın kapısı sert bir şekilde açıldı. Eşimle yüz yüze geldik. Aniden üstüme atılmaya kalkıştı. Bir arbede yaşanırken kontrolsüz şekilde silah patladı. Ben önce öldüğümü düşündüm. Sonra eşimin odanın kapı girişinde yığıldığını, kan aktığını gördüm. Hemen eşimin cebindeki cep telefonunu aldım.

Telefonunu açmaya çalıştım. Şifresini bilmediğim için açamadım. Telefonu yüzüne gösterdim şifrenin açılması için. Ancak açılmadı. Sonra acil aramalar çıktı bende 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradım. Eşimi vurduğumu acil jandarma ve ambulansa haber verilmesini istedim. Yaşananların şokuyla eşimin başında çömelmiş vaziyette bekledim. Kapı çaldı jandarma ve ambulans geldi. Kelepçelerimi jandarma çözdü, ben de üzerimi giyindim. Daha sonra işlemler için gözaltına alındım. Ben bu yaşananlardan dolayı üzgünüm ve pişmanım. Ancak böyle kötü bir olay olmasaydı ben ve 2 kız evladım ölmüş olacaktı. Bana sabah kadar işkence yapan eşimi, namusumu temizledim" diyerek ifadesini tamamladı. Melek İpek, jandarmadaki ifadesinin ardından bu sabah adliyeye sevk edildi

‘BABAM DÜN ANNEME TÜFEKLE ATEŞ ETTİ’

Antalya'da, ellerini kelepçeleyip kendisini çıplak halde saatlerce dövdüğünü iddia ettiği eşi Ramazan İpek'i av tüfeği ile vurup öldürdüğü gerekçesiyle gözaltına alınan ve bu sabah adliyeye sevk edilen Melek İpek'in mahkemede sorgusu sürüyor.

Diğer yandan Melek İpek'in 6 yaşındaki kızı İ., psikolog gözetiminde savcılıkta alınan ifadesinde, babasının sürekli annesini dövdüğünü evde kavgaların olduğunu anlattı. Geçen akşam yine babasının annesini demirle dövdüğünü, elinde de tüfek olduğunu belirten İ., tüfeğin altıyla annesinin çeşitli yerlerine ve alın kısmına da bıçakla vurduğunu ifade etti. Babası Ramazan İpek'in annesi Melek İpek'i diğer odaya götürdüğünü ve sonrasında çığlıkların geldiğini anlatan İ. İpek babasının annesini soğuk suyla yıkadığını, annesinin üzerindeki kıyafetleri çıkarıp nereye koyduğunu bilmediğini aktardı. Küçük İ., "Babamın annemin eline kelepçeyi taktığını gördüm. Babam sabah işe giderken anneme hitaben, 'Önce seni öldüreceğim sonra çocukları öldüreceğim, hepinizi geberteceğim' dedi ve işe gitti" dedi.

Babasının işten çok zaman geçmeden gündüz vaktiyle geldiğini aktaran İ. İpek, "Annem bizi odaya götürdü. Yoksa babam bizi öldürecekti. Babam dün anneme tüfekle ateş etti ama cama denk geldi, cam kırıldı, babam tüfeği bize doğrulttu, 'Sizi öldüreceğim' dedi. Annemi saçından tutup banyoya götürdü" diye konuştu.

'BABAM ANNEMİ SÜREKLİ DÖVÜYORDU'

Çiftin 8 yaşındaki kızları C. İpek ise babasının kendilerine tüfeği doğrulttuğunu iddia etti. Babasının annesini sürekli aldattığını ve dövdüğünü belirten C. İpek, şunları söyledi:

"Evimizde annemle babam arasında kavga çok oluyordu. Babam annemi sürekli dövüyordu. Geçen kavga ettiklerinde babam, annemin kafasında ütü kırdı. Sürekli alkol kullanıyordu. Kardeşimi ve beni dövüyordu. Olay gecesi annem ağlıyordu. Babama hitaben 'yapma' diye yalvarınca babam tüfeği kendisine doğrultarak 'Kelimeyi şehadet getir, seni öldüreceğim' dedi. Annemin elleri kelepçeliydi. Açmaya çalıştı ama açamadı. Ben kardeşimle odadayken pompalı tüfek sesi geldi. Annem bir el ateş etti. Annem odamızdan çıkmamıza izin vermedi. Babamın telefonunu daha sonra annem alarak kendisi 112 acil servis ekiplerini çağırdı. Babam bize hitaben, 'Babamız niye böyle yapıyor diye düşünmeyin. Anneniz beni aldatıyor' diyordu. Bizim görebildiğimiz kadarıyla, annem babamı değil, babam annemi aldatıyordu. Ben ve kardeşim, anneannemin yanında kalmak isteriz. Teyzem ve dayım da oradalar. Beni ve kardeşimi onlara teslim edin."

AVUKATI: MEŞRU MÜDAFAA

Melek İpek'e baro tarafından görevlendirilen avukat Ahmet Onaran, ifade sırasında duyduklarına inanamadığını söyledi. Avukat Onaran, "Sabaha kadar elleri kelepçelenmiş bununla yetinilmemiş boynu, elleri ve ayakları ayrıca iple bağlanıp cenin pozisyonunda ıslak zeminde üzerine soğuk su dökülerek işkencenin her türlüsüne (TCK 102 ve 103. madde dahil) maruz bırakılmış. Çocuklarının önünde kendisine silah sıkılmış ve ifade etmekte insan olarak utanacağım onlarca işkenceye maruz kalmıştır. Melek İpek, kocasını öldürmemiş ceza kanunumuzda unsurları tam olarak vücut bulmuş olan meşru müdafaa hakkını kendi ve 2 küçük kızı adına haklı olarak kullanmıştır. Adalet tecelli edinceye kadar yanındayız" dedi.

Öte yandan sosyal medyada #melekipekserbestbırakılsın hastagiyle kampanya başlatıldı.

Yapılan otopsinin ardından Adli Tıp Kurumu morgundan alınan Ramazan İpek'in cenazesi ise yakınları tarafından Döşemealtı ilçesindeki mezarlıkta defnedildi.

TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Sevk edildiği Antalya Adliyesi'ndeki savcılık sorgusu 3 saat süren Melek İpek, jandarmadaki ifadesini tekrarladı. 12 yıllık evliliği boyunca eşinden sürekli şiddet gördüğünü söyleyen İpek, şunları iafede etti:

"Eşim av tüfeği ve bıçakla sürekli beni tehdit ediyordu. Çocuklarım da şiddet görüyordu. İşkenceye varan tutumları nedeniyle korktuğum için şikayet edemedim. Olay günü av tüfeğiyle odaya girerek, 'Seni öldüreceğim, Kelime-i Şahadet getir' dedi. Çocuklarımı hemen arkama aldım. 'Yapma ne olur' diye yalvarmaya başladım. Gördüğüm şiddet sonrası bayıldım. Kendime geldiğimde ellerim kelepçeliydi. Eşim sabah uyandı, kahvaltı yapmadan gitti. Döndüğünde eşim bağırarak, içeri girdi. O sırada bulunduğum odadaki silahı gördüm. Ellerim kelepçeli silahı koltuğumun altına aldım. Elim tetiğe ulaşamıyordu. Beni görünce, 'Beni mi öldüreceksin?' dedi. Elimden silahı almaya çalışırken, silah patladı. Tek el ateş aldı. Nasıl patladığını bilmiyorum."

Melek İpek, tutuklama talebiyle sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğinde de aynı ifadeyi verdi. İpek, tutuksuz yargılanmak istedi.

İpek'in avukatları Ahmet Onaran, Hüseyin İlerioğlu ve Nagihan Bulduk da müvekkillerinin evlilikleri boyunca şiddet gördüğünü, olayın yaşanan şiddet nedeniyle meydana geldiğini belirterek, tutuksuz yargılama talep etti.

Melek İpek,  tutuklanarak cezaevine gönderildi. Genç kadının yakınları, karar üzerine büyük üzüntü yaşadı.

ŞİDDET DEĞİL, İŞKENCE UYGULADI

Avukat Ahmet Onaran, olayın, insanın onuruna yapılan sistematik işkence olduğunu söyledi. Ramazan İpek'in eşini sürekli dövdüğünü, şiddet uyguladığını, tehdit ettiğini anlatan Onaran, "Müvekkilimi şiddeti normalleştirdiği bir algıya taşımıştır. Olay gecesinde yine şiddete başvurmuş, önce silahı kurmuş, kendisini öldüreceğini söylemiş. Bunları yapmadan önce abdestini almış. İnternetten zannediyorum kurbanla alakalı bir şey dinlemiş. Öldürme fikrini kendi bünyesinde netleştirmiş ve silah doğrultmuştur. 'Kelime-i Şehadet getir seni öldüreceğim' demiş, müvekkilim çocuklarını korumak için adeta onlara kendini siper etmiş, arbedede de maktul müvekkilime karşı silah sıkmıştır" dedi.

ŞİDDET OLAYI NORMALLEŞTİRİLMİŞTİR

Kocanın, çocukların bağrışları eşliğinde tüfeğin dipçiğiyle Melek İpek'in suratına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurduğunu anlatan avukat Onaran, müvekkilinin çeşitli işkencelere maruz kaldığını aktardı. Ramazan İpek'in bıçağı Melek İpek'in vücudunda gezdirdiğini ve tehdit ettiğini belirten Onaran, "Müvekkilimin çevresindekiler de bu yaşanan şiddet olaylarını normalleştirmiştir. Bu normal bir durum değil. Gece silah patladığında bile jandarma ekiplerini arayan yoktur. Müvekkilim kızlarıyla evde bulduğu toka ve benzeri ürünlerle kelepçelerden kurtulmaya çalışmıştır ancak başaramamıştır" diye konuştu.

'EĞER OLAY YAŞANMASAYDI MELEK İPEK'İN ÖLÜM HABERİNİ GÖRECEKTİK'

Ramazan İpek'in çocuk olmadan önce Melek İpek'i ailesini, çocuk doğduktan sonra ise çocuklarını öldüreceği tehdidiyle korkuttuğunu aktaran avukat Ahmet Onaran, "Bu olay bir takım sosyal medyada ya da televizyonlarda, 'Kocasını öldürdü' diye geçti. Şiddet gördüğü için değil. Müvekkilim o gece şiddet görmedi, işkence gördü. Hatta ondan önceki gecelerde de işkence gördü. Yaşanan arbedede meşru müdafaa hakkını kullanmak zorunda kaldı. Eğer bugün bu olay olmasaydı, biz haber bültenlerinde 6 ve 8 yaşındaki 2 kız çocuğunun ve müvekkilim Melek İpek'in ölüm haberlerini görecektik. Kocanın da saçma sapan savunmalarını konuşuyor olacaktık" dedi.

'HUKUK SINIFTA KALMIŞTIR'

Avukat Ahmet Onaran, şöyle konuştu:

"Maalesef tutuklama gerekçelerine de baktığınız zaman konudan ve hukuki gerçekten uzak bir tutuklama kararı verilmiştir. Kamu vicdanlarında hukuk bir defa sınıfta kalmıştır. Hukuk bir sefer daha kadına öldüresiye kadar yapılan işkenceye rağmen, buradaki kadının haklarını öngörmemiştir. Bu sebepten dolayı bu kararı veren ilgililer, yargılama makamları mahkum edilmiştir. Ancak sonuna kadar bu sürecin arkasında olup, itirazlarımızı yapacağız. Hukuki haklarımız olan şikayet haklarımızı da kullanacağız."

2 kız çocuğunun sağlık durumlarının iyi olduğunu belirten avukat Onaran, aileyle iletişim halinde olduklarını, çocukların psikolojik ve pedagojik destek alması için gerekeni yapacaklarını kaydetti.

MELEK 'SİZ KARIŞMAYIN' DİYORDU

Melek İpek'in komşusu Bayram Bengü (38), “Dün Melek'i gördüm çok üzüldüm. Bir kadına o kadar şiddet olamaz. Her evde kavga olabilir, ufak tefek itişmeler olabilir ama bir kadın o hale getirilemez. Ben Melek'in, Melek benim yüzüme baktı. Ben çok kötü oldum. Bir erkek olarak, 'Bir erkek bunu yapamaz! dedim" diye konuştu.

Komşu Havva Bengü (31) de “Ramazan abinin kızgın olduğu zamanlar hakaretleri olurdu. Onun dışında kavgalarına denk gelmedik. Bir sefer servis aracına bindiğimizde Melek'in gözü mordu. Sorduğumuzda kavga ettiklerini söyledi. 'Bir şey yapabilir miyiz?' dediğimizde, 'Eşim size karşı kinlenebilir, siz karışmayın' diyordu. Çok bir şeyini anlatmazdı. Ölüm olayına çok şaşırdık" dedi. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204