KKTC Seçimleri ve Ekonomisi İçin Öneriler

KKTC Cumhurbaşkanlığı 2. tur seçimi 18 Ekim’de Mustafa Akıncı ile Ersin Tatar arasında.

Geçen hafta sonu yapılan birinci turda, %57,4 katılımla, 115.806 seçmen oy kullandı.

Seçim, çevre ve gürültü kirliliğine ya da üzücü bir olaya yol açmadan tamamlandı.

Bu “tertemiz” seçim dolayısıyla, Kıbrıs Türk halkını, idari ve güvenlik görevlilerini kutluyorum.

Siyaset bölse de, Bayrak birleştiriyor

Kıbrıs Türk uygarlığı gelecek hafta sonunda sandığa ‘her açıdan geleceği için’ gidecek…

Kıbrıs Türk halkı, iyi bir gelecek için olduğu kadar, sonrasında da, eşit ve özgür yurttaşlar olarak seçimler yapabilmeyi oylayacak! Çünkü vaaz edilen ve Avrupa/Atlantik çevrelerince desteklenen her planda Kıbrıs Türk halkını “azınlık” statüsüne düşürmek manevraları var.

Bir yanda boş vaatler ve tarihin tekrar etme olasılığı, diğer yanda güven içinde refahın yolu!..

Federasyon seçeneğinin’ Türk’ü “kendi evinde” 2. sınıfa düşürmesi kaçınılmaz bir gerçeklik.

Kıbrıs Türk halkı giderek bu gerçeği daha çok kavrıyor; siyaset bölse de, bayrak birleştiriyor.

Bir oy bile yaşamsal önemde

11 Ekim’de seçimin ilk turunda Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı % 29,84; Başbakan UBP’li Ersin Tatar %32,34; CTP’li Tufan Erhürman %21,68; Halkın Partisi kökenli ancak seçime partisinden bağımsız giren Kudret Özersay %5,74; YDP’li Erhan Arıklı %5,36 ve DP’li Serdar Denktaş %4,20 oy aldılar. Bu tabloda, ikinci turda, Sayın Erhürman’a oy veren seçmenlerin tavrı da çok etkili olacak, kuşkusuz… Öte yandan, Sayın Özersay, Sayın Arıklı ve Sayın Denktaş’ın da toplamda yüzde on beşten fazla oyları olup; bu oyların da dağılımı seçimi belirleyecektir.

O arada, 11 Ekim’de, Anayasa ekseninde, Yüksek Mahkeme üye sayısının 8’den 16’ya çıkması da oylandı. 283 farkla bu referandum (halk-oylaması) ret ile sonuçlandı. Haftaya yapılacak seçimlerde bir (1) oyun bile önemi büyük. Yalnız en üst, en tepedeki siyasal erk orununu (Cumhurbaşkanlığı makamını) belirleyecek olması açısından değil; gelecek pazar günü, tek bir Kıbrıs Türk seçmeninin oyu, bir başka açıdan daha yaşamsal önemdedir…

Bu seçimle geleceği kazanmak

Bu hayati önem, yukarıda belirttiğim gibi “seçimin aslında gelecek için yapılacak bir seçim olmasından” ve de tarihin bu dönüm noktasında Kıbrıs’ı da içine alan “emperyalist hesapların” masada bulunmasından kaynaklanmaktadır. Bu masayı koyan, bu oyunu kuran Türkiye değildir; ancak Türkiye emperyalizmin hedefindedir ve bölgemizde, “yedi düvele” direnmektedir. O nedenle, Kıbrıs Türklerinin kendi gelecekleri ve vatanlarının esenliği doğrultusunda kullanacağı oylar, aynı zamanda, Türkiye’nin de duruşuna ve direncine güç katacaktır.

Dört bir yanımızda 4 cephe

1974’te adaya barış getiren Türkiye bugün, Doğu Akdeniz’de (elde var bir denizler cephesi olmak üzere); Ermenistan’ın Azerbaycan’a son saldırısıyla Kafkaslarda (etti ikinci cephe kurulmak şekliyle); sınır-ötesinde Suriye ve Irak’ın kuzeyinden başlayarak toprak bütünlüğü korumak için (mevcut üçüncü cephe olmak üzere) ve artı dördüncüsü olarak, iç cephede FETÖ ve PKK terör örgütleri destekleyicileri ile savaşımdan teşkil olan, 4 (dört) cephede birden savaşım vermektedir.

Güvenliği de iktisadı da birbirine bağlı

Bu cephelerden Doğu Akdeniz’den başlayıp, Ege’yi saran ve Karadeniz’e de ulaşan “denizler cephesinin” nirengi noktasında Kıbrıs vardır; KKTC vardır. Bu anlamda KKTC emperyalizmin odak noktasıyken, Türkiye’nin de emperyalizmle savaşımının dayanak noktasıdır. Açıktır ki; Türkiye ile KKTC yakın tarihte olduğu gibi, uzak gelecekte de, birlikte kazanacaklardır!

Güvenlikte beraber, kalkınmada birlikte

Evet, yeryüzünde başka hiçbir iki ana kara yoktur ki, Türkiye ve KKTC kadar güvenliği birbirine bağlı olsun. Doğal olarak, Türkiye ve KKTC’nin ekonomileri de, birbirinden uzak değildir; olamaz da... O arada, Kıbrıs Türklerinin özgür ve bağımsız olarak devletlerinde, kendi belirledikleri yönetimle yaşamaları, hem uygarlığımızın bir gereği hem de tarihin bir gerçeğidir. Kaldı ki adaya 1974’de kahraman Mehmetçiklerimiz ve Mücahitlerimiz tarafından bir halk direnişinin mukavemetiyle getirilen barıştan daha ileri daha geçerli bir seçenek henüz kaydedilmemiştir.

Dünya’nın hali meydanda

Unutulmasın ki, Dünya o döneme göre “daha kaliteli” değil. Daha hakça hiç değil!

Çok değil birkaç on yıl önce Balkanlarda Bosna’da uluslararası toplumun ne kadar “etkisiz” kaldığı, Milletlerarası ekonomik ve sosyal “güvenlik” kurumlarına karşılık sömürülen dünyanın mülteci botlarına nasıl da ateş açıldığı, son salgında, çok “gelişmiş” Batılı ülkelerin yaşlılarını huzur-evlerinde, gençlerini köprü altlarında unuttukları, daima hatırlanmalıdır.

KKTC halkı; övün, güven, çalış!”

Tüm bu olgulara karşılık sorunlarını Anavatan’la dayanışma içinde, sağduyuyla ve ulusal birlikle çözeceğine inandığım KKTC halkına söz söyleme olanağım olsa, tıpkı büyük önder Atatürk’ün Türk Milletine seslendiği gibi seslenmek isterim: Türk uygarlığının değerli bir unsuru olan “KKTC halkı; övün, güven, çalış!”

Tarihi unutmadan geleceğe yürümek

Kıbrıs Türk halkı, gelecek pazar günü sandığa giderken de gündemde “Anavatan’dan su temini”, “Maraş’ın bir bölümünün açılması”, “Avrupa Birliği ile zenginleşme düşleri”, “işsizlik”, “alt yapı yetersizliği” ne varsa elbet belki yine gündemde olacak… Bunun yanı sıra inanıyorum ki; Kıbrıs Türk halkı bölgenin, Dünya’nın, tarihin ve yakın tarihin gerçeklerini aklından çıkarmadan, yüzünü geleceğe dönerek, tercihini yapacaktır. O tercihe saygı duyulması herkesin borcu ve sorumluluğu olacaktır. Ancak seçim bir yana -belki de seçimden sonra ve ilk genel seçimden önce daha yoğun gündem haline gelir diye bir katkı umuduyla-

Kıbrıs Türklerinin gelecekte refah ve demokrasilerini geliştirebilmeleri için kimi önerilerimi;-özellikle ekonomiyle ilgili bir akademisyen olarak- paylaşmak istiyorum:

  1. Türkiye’den uygun fiyatla tedarik edilecek elektrik KKTC sanayisine, üreticilere ve esnafa büyük katkı sağlayacak ve ekonomisine doping etkisi yapacaktır.
  2. Ambargoyu kırmak için, BRICS ve Avrasya ülkeleriyle KKTC’nin iktisadi iş birliği potansiyeli Türkiye tarafından desteklenmelidir.
  3. Üniversiteler ve turizm adası olarak bilinen KKTC’nin bu niteliği daha da geliştirmelidir.
  4. KKTC’de uluslararası sinema ve televizyonculuk enstitüsü kurulmalıdır.
  5. KKTC kanalizasyon ve içme suyu şebekesi kapsamlı olarak yenilemeli, yatırım yapılmalıdır.
  6. KKTC gümrüksüz mal satabileceği ülkelerle anlaşmalar yoluyla, küçük ve orta sanayisini geliştirmelidir.
  7. KKTC spor alt yapısına daha çok yatırım yapılmalı, stat ve mahalle sahaları ihya edilmelidir.
  8. Türkiye ile iş birliği temelinde, bitki türlerinin yetiştirilmesi ve tohum ıslah çalışmaları kurumsallaştırılmalıdır.
  9. Bizdeki Atatürk Orman Çiftliğinin bir benzeri KKTC’de inşa edilmeli; kooperatifçiliğe önem verilmelidir.
  10. KKTC’de deniz ve su ürünleri üretimi ve tüketimi açısından gereken her türlü destekleyici önlem alınmalıdır.
YORUM EKLE

banner205

banner204