Olimpiyat Artı 1 Büyüme Demek!

23 Temmuz 2021 günü Türkiye Saati ile (TSİ) 14.00’te 32. Olimpiyat oyunları başladı.
Japonya’nın 41 farklı tesiste ev sahipliği yapacağı Tokyo Olimpiyat Oyunları Japon tenisçi Naomi Osaka tarafından geleneksel olimpiyat meşalesinin yakılmasıyla açılmış oldu.

Olimpiyat vesilesiyle her kıtadan sporcular, hiçbir dil, din, etnik köken, cinsiyet ayrımı olmaksızın sportmence yarışmalarda ve madalyalar, puanlar elde ederek, bireysel ve takım sporlarında başarıya adanmışlıkta birleşiyor.

Günümüzdeki Modern Olimpiyat Oyunları'nın kökeni Antik Yunan'da yapılan şenliklere dayalı olup, ilk olimpiyatlar, Eski Yunan'da Tanrı Zeus adına yapılan şenliklerdi. M.Ö. 776 yılında Yunanistan'ın “Olimpia” bölgesinde, Isparta Kralı Likorgos'un da önerisiyle yapılan şenlikler, tarihteki ilk olimpiyat oyunlarını temsil ediyor. Modern Olimpiyatların kurucusu, Baron Pierre de Coubertın. İlk Modern Olimpiyatlar 1896 yılında Atina'da düzenlenmiş olup, her 4 yılda bir yapılıyor.

Tokyo olimpiyatı açılış töreninde ilk geçişi oyunların ilk ev sahibi Yunanistan gerçekleştirdi. Haber ajanslarının teyit ettiğine göre; 206 takımın geçişinin izlendiği törende sahaya son inen takım ise ev sahibi Japonya oldu. Açılış töreninde Türk bayrağımızı, milli yüzücülerimiz Merve Tuncel ile Berke Saka taşıdı.

Bugün 32’ncisi olarak tarihe kayıtlanan 2020-Olimpiyatları ne yazık ki, öncekilerden çok farklı olarak stadyumlarda, salonlarda, pistlerde, “seyircisiz” olarak icra edilecek. Salgın nedeniyle bir takvim yılı ileride ve içinde bulunduğumuz 2021 yılında düzenlenen 2020 olimpiyatı, gerçekte, dünyadaki bütün olumsuzluklara karşı da evrensel bir direnişi simgeliyor. 

İçinde bulunulan koşullar salgının kısıtlayıcılığı ve ekonomideki durgunluk içinde yavaşlamanın bizar ettiği insanlık ailesinin aynı zamanda “umuda sarılmak” zorunda olduğu koşullar. Gerçekten, açılış töreninde, Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Thomas Bach, "Olimpiyatların sporun birleştirici gücü olduğunu" vurguladı ve "Bugün bir umut anı" dedi. Bu anlamlı girizgahın ardından Japonya İmparatoru Naruhito, Olimpiyat Oyunları'nın açılışını resmen ilan etti.

Tokyo olimpiyatlarında 206 ülkeden 11 binden fazla sporcu madalya için yarışacak. Türkiye’miz de voleybol ve güreş başta, atletizmde sürprizler bekleyerek büyük umutlarla Japonya’da olimpiyat sahnesinde yer alıyor. Bu olimpiyatlar vesilesiyle, sportif tırmanış, karate, kaykay ve dalga sörfü gibi dört yeni branşta sporcular, ilk kez madalya mücadelesi verecekler. Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları, 8 Ağustos'a dek sürecek. O arada, Paralimpik Oyunlar da, 24 Ağustos ile 5 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. Türk spor topluluğuna üstün başarıla dileyelim ve sadede gelelim. 

Yukarıda belirttiğim ve yazımın başlığında değindiğim gibi sporun bir de ekonomi boyutu var. Spor turizmi, taraftarların, kafileleri izlemek için bir kentten bir ülkeye konaklamaları, bunun yanı sıra, organizasyonların tanıtımı ve yayınlar başta oluşan reklam pastası, zaten sporun ekonomisi hakkında yeterli fikir verebilir. Bundan da öte her organizasyon, öncesi, oluşu ve sonlanmasını takiben hatıra eşyalarının tüketimi de dahil ekonominin tümünü etkiler. 
Çağımız “televizyon çağı”, “internet çağı”, artık klasik kurumlar yerini çok çabuk üretilip-tüketilen işleyişlere bırakıyor, dolayısıyla, “klasik anlamda olimpiyatın da önemi azalıyor” denilemez… Evet, Tokyo 2020 Olimpiyatları başladı ve bunun “kalkınmış” Japonya için bile önce bir masraf sonra da bir kazanım kapısını araladığı zamanla görülecek… Dolayısıyla olimpiyatın iktisadi manivelası bir kez daha kendisini teyit edecek. Bu konuda aşağıdaki öngörümü paylaşmak istiyorum… 

Olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmak özellikle kalkınma yolundaki ülkelerde sanırım yıllık büyüme artış hızı / seyrine olumlu 'ek' 1 puan katkı yapabiliyor. "Seyrinde" diyorum çünkü bu etki artçı nitelikte de oluşabiliyor. Yani siz ülke olarak diyelim olimpiyat söz konusu değilken o (yıl)larda  % 6 büyüme bekliyorsanız, olimpiyatı üstlendiğiniz kesinleştiği andan itibaren durum bir kartopu büyüyor ve geliyor, olimpiyat meşalesini yaktığınız yılın ardından, büyümeniz % 6 değil % 7 oluyor. Dahası bu bir (artı 1) olumlu puan bir kaç yıl da üst üste sizin kar hanenizde, envanterinizde, bilançonuzda sizi desteklemeye devam ediyor. Örneğin bir sonraki yıl yüzde 3 küçülecekseniz bile, yüzde 2 küçülmeyle işi kotarabiliyorsunuz… Bu tabii birkaç yıllık bir çevrim ve sadece benim bir tahminim. 

Bu konuda ekonometrik bir analiz için (içinde bulunduğu noktadan daha geride bir noktada iken) Güney Kore incelenebilir. Bildiğim kadarıyla 1988’de olimpiyatı “almaları” onlara ciddi bir katkı yaptı. 
Ayrıca olimpiyat dışında dünyanın büyük sportif turnuvalarına ev sahipliği yapan kalkınmakta olan ülkeler de mercek altına alınabilir. Bununla birlikte örneğin, 2022 dünya futbol kupasının düzenleneceği Katar için aynı etki aynı bağlamda geçerli olmayabilir, çünkü, “çarpan etkisi” için bir ekonominin sektörel ağırlık ve doğallık sıkleti / dağılımı önemlidir. Sonuçta, “biz hazırlanmalıyız”, Türkiye ekonomisi bu çarpan etkisine daha çok açılmalıdır.

Olimpiyatlara aday olmak en başta alt yapıya yurt genelinde muazzam yatırımlar yapmak demektir. Çünkü olimpiyat otobansa, otobana çıkacak yolların da son kalitede olması gerekir.
Zaten müsabaka sporlarında başarı için amatör sporcuların tesis ve eğitim açısından desteklenmesi de kaçınılmazdır. Demem o ki, olimpiyat futbol finalini oynattığınız sahanın çim kalitesinde çimlere sahip binlerce saha yapmalısınız, “bir kaç görkemli stat, yüzlerce modern tribünlü tesis ve her yerde on binlerce saha” işte olimpiyat ruhu ve olimpiyatçı felsefe biraz da bu olmalıdır.

Olimpiyat “beden terbiyesi” demek. Şehir terbiyesi demek. Akıllı şehirlere yönelmeye ilham vermek demek. Olimpiyat aynı zamanda yalnız başat bir şehre değil bir ülkede bir çok şehre daha iyi trafik düzeni, daha kaliteli ve hesaplı konaklama ve gıda olanakları sağlanması demek... Olimpiyat, irili-ufaklı sportif tesislerin yurt genelinde yaygınlaşması demek…

Türkiye'nin, güvenliği, sosyal (çalışma barışı) hakları, ulaşım, iletişim ve konaklama olanakları ve tüketici hakları itibariyle önümüzdeki yıllarda yaz olimpiyatlarından birini düzenlemeyi hedef alması umuduyla, olimpiyat spor topluluğumuza başarılar diliyorum. 

Olimpiyat hayırlı bir iştir! Gelin bu “işi” hedef kılalım, işi bir ucundan beraberce tutalım! 
 

YORUM EKLE