Ordumuza Odaklanalım!

Ukrayna odaklı riskleri konuşuyor olmamız gerekirken kendimizi 104 Amiralin bildirisi, ardından da iktidar tarafından gelen orantısız tepkinin ortasında bulduk. Yoktan kriz imal edildi.

(Bu yazıyı bitirdikten sonra Amirallerin gözaltına alınmaya başladığı haberini aldım ama yazının içeriğini değiştirmeye gerek yok sadece durum çok daha vahim bir hal aldı. Kendilerini eleştiriyoruz ama darbecilik suçlamaları ve gözaltı akıl almaz bir durum. Umarım daha fazla ileri götürülmez.)

İç cephe önemli dedikçe, ülkemize yönelen tehditlere dikkat çektikçe işler ters yönde ilerliyor.

Hem iç cephe karışıyor hem de dikkatimiz tehditlerden kısır tartışmalara kayıyor.

Anlaşılan iktidarın da muhalefetin de sert tartışmalara ve kutuplaşmaya ihtiyacı var. 

Türkiye’nin ise  tartışmalara ve kutuplaşmaya değil birliğe ihtiyacı var.

Ordumuzu yıpratacak ve moralini bozacak her türlü girişimden uzak durmak zorundayız.

Bu coğrafyada tutunabilmemiz ancak güçlü ordu ile mümkün.

Bu nedenle TSK göz bebeğimiz.

Güçlü ordumuz olmazsa bizi buralarda bir hafta yaşatmazlar.

Montrö, vesayet, hilafet, laiklik, takkeli amiral, Atatürk’ü siliyorlar falan diye birbirinize girmişken kafanızı bir kaldırırsınız iş işten geçmiş, namlunun ucundasınız.

Sayın Amirallerimizin bildiri yayınlamak ve görüşlerini ifade etme özgürlükleri vardır.

Bizim de onları eleştirme hakkımız vardır.

Bundan daha da önemlisi iktidarı uyarma zorunluluğumuz vardır.

Bir süredir ardı ardına orduyu irticanın ele geçirdiğini ya da geçirmek üzere olduğunu ima eden haberler yapıldı.

“Atatürk, askerlerin kurs yönergesinden çıkarıldı” denildi. Oysa çıkarılmış bir yönerge yok. Bir yönerge taslağı var da oradan alındıysa o ayrı tartışılır.

Harp Okulları’na girişte irticai faaliyetlere karışmış olmama şartı kaldırıldı denildi.

İşin aslı şu, ilgili madde “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olmamak” şeklinde değiştirilmişti.

Sonra çok vahim bir fotoğraf yayınlandı.

Tarikat mensubu bir amiral varsa gereği yapılmalıdır.

Bu yapılmazsa peşine düşeriz.

Ama bu haber yapılırken ordumuzun üzerine titrenmezse ve bütün askerlerimizi töhmet altında bırakacak bir algı yaratılırsa yukarıdaki zorlama haberler ile birleştirir yapanların notunu veririz.

Bunların üzerine amirallerin bildirisi geldi.

Şentop ısrarla tartışılamaz dediği halde bildiriye Montrö uyarısı ile başlanmış.

“Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir.” denilmiş. Ayrıntıya girmeye gerek de yok, imzalayanların niyeti bu olmasa bile yukarıdaki haberler ile oluşan algıları onları da referans alarak destekliyor.

Ordumuzun gücünün kaynağı Türk Milletidir.

Millet ordu birliğidir.

Bu birliği bozacak ve milletimizi askerlerimizden şüphe ettirecek çabalar bu birliğe zarar verir.

İktidarı da uyaralım.

En büyük sorumluluk iktidarda.

İç cepheyi düşünmek herkesten önce sizin göreviniz.

Bildiriye birkaç sakin tepki ile yanıt verebilirdiniz.

Bildiriden darbe iddiası çıkarıp üst düzey sert tepkiler verilmesi çok yanlış oldu.

İktidar tarafından üst düzey bir tepki gelince yukarıdan aşağıya vur demeden öldüren tepki silsilesi oluşuyor. Çeşitli devlet kurumlarından sanki gerçekten darbe oluyormuş da tavır konuluyormuş gibi ardı ardına açıklamalar geldi.

Bunlar art niyetli olmayan, meşhur imam-cemaat bağlantısı ile açıklayabileceğimiz tepkiler.

Bir de iktidar tarafında görünen bazı kişilerden art niyetli olanlar var.

Montrö tartışmalarını özellikle alevlendirmeye çalıştılar.

Meclis Başkanı Şentop’un ısrarla Montrö’ye dokunulamaz açıklamalarına rağmen Montrö’ye karşı açıklamalar yaptılar.

Bunlara karşı bir şeyler yapılmalıdır.

Israrla yapılmıyorsa...

Ben sıradan bir vatandaşım.

Strateji dehası değilim.

Önümüzdeki tehditleri, riskleri ve oynanan oyunları görmek için buna gerek de yok.

Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz.

İç cephede çok hassas dengeler var ama kimse bu konuda hassas değil.

Atlantikçiler ile bilek güreşi devam ediyor.

Dış cephede karar noktasına yaklaşıyoruz.

Raydan çıkmamız bir kıvılcıma bakar.

Yazık olur.

YORUM EKLE

banner205

banner204