Haydi Ankara, Haydi Ankaragücü

Ankara Koleksiyoncular Derneği Başkanı Korkut Erkan Ankara Havadis için yazdı.

Haydi Ankara, Haydi Ankaragücü

1.Dünya Savaşı-Mustafa Kemal Paşa

HAYDİ ANKARA (I)

Ankaragücü Futbol Takımı;

  • Meşrutiyet Devriminin cemiyet kurma özgürlükleriyle kurulan,
  • Milli Kurtuluş Savaşımıza yemin ederek katılan,
  • Silah elde savaşırken şehitler veren,
  • Ülkemizin sanayi kalkınmasının simge ismiyle kader birliği eden,
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün “yıkılmaz ve zehirlenemez” olan karargahı Ankara’nın ismini taşımaktadır.

Ona yapılan, ülkemizi emperyalizme bağlayarak parçalamak isteyen kumpasın bir parçasıdır.

Haydi Ankara!

Bu oyunu bozalım.

18 Mayıs 1919 Darülfünunda (Üniversitede)

19 Mayıs 1919 Fatih Belediye önünde,

İzmir’in işgaline karşı atılan ilk çığlıklar, yerini giderek direniş haykırışlarına bırakıyordu.

İstanbul Zeytinburnu Askeri Silah Fabrikası-Ustabaşı ve İşçiler

İşgale karşı direnişin yaygınlaşmasında gençlik en önde yer almaktadır. İmalat-ı Harbiye Usta Mektebinde “umum talebe adına” Mustafa Reşit imzasıyla yayınladıkları bildiride;

“Bu güne kadar fabrika tezgahlarında baş döndürücü gürültüler arasında çekiç ve örslerle ifa ettiğimiz vatan hizmetimizi, bundan sonra nasırlı ellerimize verilecek silahla titremeden icra edeceğimizi ve milletimizin bizden talep edeceği her vazifeyi sevine sevine yapacağımızı, yurdumuzu müdafaa için hayatımızın hiçbir kıymeti olmadığını arz ile sevgili İzmir’imizin muhakkak surette kurtulmasını biz sanatkar Türk çocukları talep ederiz.”

Sözleriyle vatan savunmasına koşacaklarını bütün dünyaya ilan ediyorlardı.

Onların bu yeminlerini, daha sonra “Vatan” ve “Mülkiye” marşlarının sözlerini yazan Cemal (Yeşil) şu sözlerle dile getirecektir.

“Başka bir aşk istemez

Aşkınla çarpar kalbimiz,

Ey vatan gözyaşların dinsin

Yetiştik çünkü biz.

Gül ki sen neşelen

Gülsün ay güneş toprak deniz,

Ey vatan gözyaşların dinsin

Yetiştik çünkü biz.”

İmalat-ı Harbiye işçileri ettikleri yemine sadık kaldılar, gruplar halinde Anadolu’ya geçtiler. 1910 yılında Sultanahmet Sanat Okulu öğrencileri, Meşrutiyetin getirdiği özgürlüklerin ışığında “Altınörs Spor Kulübünü” kurdular. Bir süre sonra okulda kurulan “Sanatkaran Gücü” ile birleşerek “Turan Sanatkaran Gücünü” oluşturdular.

20.yy Başında Ankara İstasyonu İstikametinden Şehre Bakış

İnebolu’ya ulaşan gruplar arasında Turan Sanatkaran Gücü futbolcuları da yer alıyordu. Ankara’da İmalat-ı Harbiye Fabrikalarında vatan savunmasına katıldılar. Ancak, atölyeler yeni ateşli silahları yapacak altyapıdan yoksundu. İlk olarak süvariler için eyer, hayvanlar için koşum takımları üreten atölyeler kuruldu. Kullanılmayan demiryolu raylarından top kamaları ve kasatura yapıldı. Ayrıca nişangah dökme, top mermilerinin çaplarını eldeki toplara göre tornada küçültme işlemini yapıyorlardı.

Sakarya Savaşına yaklaşılırken top mermilerinin patlayıcıları çıkartılmadan çaplarını küçülten İmalat-ı Harbiyeliler, ölümle  yüz yüze gelecekleri bu işlemi alçakgönüllülükle büyük bir sadelik içinde yapıyorlardı.

Ancak bir süre sonra Sakarya’da cehennemin yaşandığı günlerde, savunulan cephenin genişliği, düşmanın art arda yaptığı hücumlar, mevzileri dağılma noktasına getirdi. Bütün ihtiyat birlikleri içinde askerlik şubesi komutan ve askerleri, devlet dairesi korumaları ve asker milletvekilleri cepheye hareket ettiler.

Kurtuluş Savaşı Döneminde İmalat-ı Harbiye (Ankaragücü) Futbol Takımı Kurtuluş Savaşı Döneminde İmalat-ı Harbiye (Ankaragücü) Futbol Takımı

İmalat-ı Harbiye’de görev yapan Turan Sanatkaran Gücü futbolcuları İstanbul’daki yeminlerine sadık kaldılar. Örs ve çekiçlerini bırakarak elde silah Sakarya Cephesine koştular. Savaştılar. Ahmet Şerif, Muharrem Ali ve Süleyman Hüsmen isimli futbolcular şehit oldular. Ankara, vatan savunması ve spor tarihimizin sayfalarına isimlerini altın harflerle yazdırdılar.

İmalat-ı Harbiye Ankara tarihinde kadın ve erkek işçilerin yan yana çalıştığı ilk fabrika olarak tarihe geçti. Sakarya Savaşı günlerinde çevredeki binalar, hatta süvari kışlası ahırı hastaneye çevrildi. Sakarya’ya gönderilen askeri birlikler İmalat-ı Harbiye işçileri tarafından uğurlandı.

Turan Sanatkaran Gücü, Santral Sanatkaran Gücü ile birleşip Anadolu Sanatkaran Gücü adını aldı. 1926 yılında İmalat-ı Harbiye ismiyle faaliyetlerine devam ettiler.

Kurtuluş Savaşı Döneminde İmalat-ı Harbiye’nin Bir Fabrikasında Çalışmalar

1930 yılında alınan bir kararla başkentle kaderlerini birleştirdiklerini ilan ederek “ANKARAGÜCÜ” adında karar kıldılar.

İmalat-ı Harbiye, yaptığı büyük sanayi atılımıyla Makine Kimya Endüstrisi adını alırken, Ankaragücü takımıyla ismini birleştirdi. Bundan sonra “M.K.E. Ankaragücü” Spor Takımı iki tarihi ve kutsal adı formalarında gururla taşımaya başladı.

Cumhuriyetimizin 100. Yılına az bir zaman kalmışken Türkiye’nin bütün milli kurumlarına yapılan büyük kumpas hareketi, Ankaragücü Spor Kulübüne de sinsi bir şekilde uygulandı. Futbol takımını istikrarlı olarak yaşatmaya çalışan yönetim, büyük iddialarla ortaya çıkan kumpasçılar tarafından devrilerek ele geçirildi. 2,5 milyar liralık borç suni harcamalarla 70 milyar liraya çıkartıldı. Kısa bir süre sonra da spor kulübü ağır bir borçla yüzüstü bırakıldı. Bu süreçte ağır yaralar alındı. Devasa borçlar, ödenemeyen aylıklar takımı Süper Lig’den düşmeye kadar götürdü.

Transfer yasaklarına rağmen Ankaragücü süreç içinde ayakta kaldı. Yakın günlere gelinceye kadar formalarına reklam alamadıkları için İmalat-ı Harbiye yazısını göğüslerine kazıdılar.

Ankaragücü Futbol Takımı;

  • Meşrutiyet Devriminin cemiyet kurma özgürlükleriyle kurulan,
  • Milli Kurtuluş Savaşımıza yemin ederek katılan,
  • Silah elde savaşırken şehitler veren,
  • Ülkemizin sanayi kalkınmasının simge ismiyle kader birliği eden,
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün “yıkılmaz ve zehirlenemez” olan karargahı Ankara’nın ismini taşımaktadır.

Ona yapılan, ülkemizi emperyalizme bağlayarak parçalamak isteyen kumpasın bir parçasıdır.

İmalat-ı Harbiye’de Çalışan Personel Defteri

Kurtuluş Savaşından Başlayarak Erkek İşçilerle Vatan Savunmasına Katılan Kadın İşçiler

Haydi Ankara!

Bu oyunu bozalım.

  • Şehrimizin işadamları, tüccarları Ankaragücü’ne sahip çıkalım.
  • Ankara’nın yiğit, fedakar, faziletli insanları Ankaragücü’nü destekleyelim.
  • Ankara’nın emekçileri, gençleri Ankaragücü’ne üye olalım, kombine bilet alalım.
  • Ankaragücü ve Gençlerbirliği’ne gönül verenler ve yöneticileri arasında kırgınlık, düşmanlık tohumları atmak yanlıştır. Bu doğrultudaki bütün görüş ve tavırları mahkum edelim.
  • Ankaragücü’ne yapılan kumpas günlerinde ve sonrasındaki fırtınalı dönemde, kulübe gönülden bağlı olan seçkin Ankaragücü sevdalılarının bir kısmı küstürülmüştür. Onları kazanmak için mutlaka girişimler yapılmalıdır.

Ankara’daki gazete, dergi ve iletişim kanallarını duyarlı davranmaya çağırıyoruz. Ankaragücü ziyaret edilmeli, röportaj ve haberler yapılmalıdır. Meclis’te ve dışında faaliyet gösteren siyasi partilerin merkez, il, ilçe, gençlik ve kadın teşkilatlarına sesleniyoruz. Haydi hep birlikte ayağa kalkalım. Şehrimizi 100 yılı aşkın süredir temsil eden seçkin takımını, layık olduğu onura kavuşturalım

Yakın zamanda Ankara Büyükşehir Belediyesinin “Belka” ismiyle göğüs reklamına sponsor olduğunu görmekteyiz. Bunun için Ankara adına teşekkür ediyoruz.

Haydi Ankara!

Atılan bu ilk adımın bir kıvılcım olmasını dileyerek, el ele verelim, ayağa kalkalım. Şehrimizin sosyal, kültürel ve uygarlık tarihine sahip çıkalım.

Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki;

“Açık ve kat’i olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olabilmek için her türlü yardımdan ziyade bütün milletçe maiyeti ve değerinin anlaşılmış olması ve ona kalpten muhabbet ve onu vatani bir vazife telakki etmek lazımdır.” 

Atamızın bu sözleri bizlere daima ışık tutmaktadır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204