Pablo Neruda

Pablo Neruda

Şilili ünlü şair Neruda (1904-1974) şiirleriyle Dünya Barış Ödülü (‘52), Stalin Ödülü (‘’53), Nobel Ödülü (‘71) gibi pek çok ödül kazanmış, Konsolosluk (1927-45), İspanya İç Savaşı'nda Cumhuriyetçi (’36), Şili senatörü (’45), Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi üyesi (’68), Paris Büyükelçisi (’71) olmuştur. Yasa dışı sayılan Komünist Partisi'nin üyesi olarak 1948-1952 yılları arasında sürgünde yaşamıştır. 1969’da Şili Cumhurbaşkanlığı'na aday gösterilmiş ama Allende lehine adaylıktan çekilmiştir. ABD’nin de desteğiyle General Pinochet’nin yaptığı darbe sırasında evi basılarak 24 Eylül 1973’te öldüğü açıklanmıştır. Sürgündeyken tanıştığı Nazım Hikmet, Lorca ve Alberti ile yakın dostluk kuran Neruda’nın ilk dönem şiirlerinde bireysel yaşamın duyarlılığını dile getirmiş, sonraları okurlarıyla iletişime öncelik veren toplumcu bir insanlık sözcüsü olmuştur.  Zengin içerikli şiirini akıl ve sağduyu ile biçimlendirirken lirizmini yaşam, doğa, teknoloji ve modernizmle bütünleştirerek, süslü imgelerle anıtsal bir bütünlüğe kavuşturmuştur (1).

İşte aşağıdaki şiirler buna birer örnektir:

BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRLERİMİ YAZABİLİRİM

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim; şöyle diyebilirim: “Gece yıldızlardaydı

Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler”; gökte gece yelinin söylediği türküler..

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim hem sevdim hem sevildim, ya da o böyle söyler

Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım? Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler..

Hem sevdim, hem sevildim, ya da o öyle derim; sevmeden durulmayan durgun bakışlı gözler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim; duymak yitirdiğimi ah daha neler neler..

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi; çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler,

Sevgim onu alıkoymaya yetmediyse ne çıkar; Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler...

Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere, uzaklarda birinin söylediği türküler

Bakışlarım kovalar onu tellim her yerde; bakışlar sanki onu bana getirecekler...

Böyle gecelerdeydi ki ağaçlar beyaz olur, artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

Sesim arar rüzgârı ona ulaşmak için, şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler…

Şimdi kim bilir kimin benim olduğu gibi, Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever; sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer,

Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım, yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

Budur bana verdiği acıların sonu, sondur onun için yazacağım bu dizeler (Çeviri Hilmi Yavuz).

BURUK AŞK

Buruk aşk, benim dikenli menekşem, onca kabarmış tutkunun içindeki çalılık, ağrıların kargısı,

tacı öfkenin nasıl, ne şekilde ruhumu buldun?

Nereden hızlandırdın acının ateşini, birden, yolumun soğuk yaprakları arasında, kim öğretti bana getiren yürüyüşü sana? Taş, duman, ya da çiçek, kim öğretti evimi?

Ama bilirim, titreşirdi ürkünç gece, gelen gün kadehini şarabıyla doldururdu ve güneş, o tanrısal sanatını kurdu.

Acımadan, soluksuz sardığında beni aşk kılıçlarıyla yarıp beni dikenleriyle,

yanık bir yol açardı yüreğimde (Çeviri: Metin Cengiz)

SORULAR XXII

Sevda, ah hasretim ona ve güllere, hiçbiri yok artık, neredeler, nerde?

Daha dündü, dedim ki gözyaşlarıma ne zaman, nerde görüşmek bir daha?

Değişen bir dünyada nedir soyunan, eldivenlerin mi, ellerin mi, hangi ten?

Kokular saçan gökte sesin, hangi rengi, şarkın yüzerken sularda mavi? (Çeviri Ömür Kılıç)

  1. Akdeniz Şiir Seçkisi: 2002, Dünya Şiiri, Pablo Neruda UNUTMAK YOK (Hazırlayan Cansever Eyüboğlu), S’imge & Akdeniz Kitabevi, Antalya. 
YORUM EKLE

banner205

banner204