Ağabeyi Uğur Mumcu'nun Bilinmeyen Yönlerini Anlattı

Ağabeyi Ceyhan Mumcu, Uğur Mumcu’nun bilinmeyen yönlerini Ankara Havadis’e anlattı.

Ağabeyi Uğur Mumcu'nun Bilinmeyen Yönlerini Anlattı

Ankara Havadis Genel Yayın Yönetmeni Şükran Temur, Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu'ya kardeşinin bilinmeyen yönlerini sordu.

Uğur Mumcu'nun katledilişinin 27. yılında, ağabeyi Ceyhan Mumcu ile gerçekleştirdiğimiz röportajı yeniden sizlerle buluşturuyoruz.

İşte o röportaj:

  • Uğur Mumcu nasıl bir çocuktu?

Sevimli ve dışarıya açık bir çocuktu. Arkadaş çevresi iyiydi. Spor yazar ve ailesine düşkündü. En iyi taraflarından birisi çok espriliydi. Çocukluğunda aranan, çevresi olan ve ilgi çeken bir insandı. Güzel bir çocukluk yaşadı diyebilirim.

  • Unutamadığınız bir anınız var mı?

Unutamadığım bir anı değil de bir espri var. 1963 yılında ben SBF Öğrenci Derneği başkanıydım. Uğur da o sene Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği başkanıydı. Uğur çok fazla açık oturum yapıyordu. Şimdiki panelde aynı görüşte olanlar çağrılır. Uğur farklı görüşçüleri davet etti. Bir gün bana geldi . SBF’de liberal ekonomiyi savunan bir hocamız vardı, Prof. Aydın Yalçın. Onu da panele konuşmacı olarak çağırmak istedi. “Birlikte gidelim de hocayı ikna edelim.” dedi. Biz hocanın yanına gittik ve davet ettik. “Kim gelecek?” diye sordu. “Sadun Aren ve Bahri Savcı gelecek.” dedik. “Onlar sosyalist liberalizmi bilmezler, Adam Smith’i sorsan tanımazlar ben onlarla bir araya gelmem.” dedi ve reddetti. Uğur “Hay Allah hocam onlar da sizin için aynı şeyi söylediler.” dedi. Hoca da “O zaman geliyorum” dedi. 

'Türk Milleti Uğrunda Bedel Ödemeye Değer Bir Millettir'

  • Uğur Mumcu savaş muhabirliği yaptı mı?

Hayır. Uğur köşe yazarlığı ile başladı. Önce Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Yön dergisinde başladı. Sonra sıkı yönetim dergiyi kapatınca Ortam isimli dergide yazdı. Ortam dergisi de kapatılınca Yeni Ortam’da yazdı. Onu da kapattılar ve Devrim diye gazete çıktı onu da kapattılar. Milliyet ve Cumhuriyet gazetesine yazılar gönderiyordu. Cumhuriyet gazetesinde makale yarışması olarak Yunus Nadi ödülü vardı. Orada 1. oldu ve dikkat çekti. Türkiye’de gazeteciler içerisinde halkın en sevdiği, saydığı ölüm yıl dönümünde Türkiye’nin her yerinde törenler yapılan bir gazeteci oldu. Genç gazetecilerin hayali oldu. Yaşarken çok çekti ama öldükten sonra ödediği bedelin karşılığını verdiler. Türk milleti uğrunda bedel ödemeye değer bir millettir.

'Kaynaksız Hiçbir Haber Yazmazdı'

  • Uğur Mumcu ile meslektaşları arasında nasıl bir fark var?

Üniversiteden geldiği için kaynaksız hiçbir haber yazmaz. Belgesini bulmadıkça o konuya girmez. Girdiği zaman da ilk yazısına tuzak yazısı derdi yazar ve belgesi yokmuş gibi beklerdi. Tekzip gönderilince işte belgesi diye yayınlardı. Tekzip yollayan pişman olurdu. Her yazdığı şey doğruydu. Hiçbir davadan tazminata mâhkum olmadı. 

  • Uğur Mumcu cinayetinin dava süreci nasıl gelişti?

2000’e kadar faili meçhul cinayet olarak kaldı. Türkiye’de çok suikast oluyor. CHP döneminde Sabahattin Ali öldürülüyor, failleri bulunuyor. Adnan Menderes zamanında Ahmet Emin Yalman’a suikast yapıldı olay hemen çözüldü. Fakat 68’den sonraki suikastların hemen hemen tamamı faili meçhul kaldı. Bedri Karafakioğlu Cavit Ortan Tütengil, Ümit Kaftancıoğlu, Abdi İpekçi, Çetin Emeç cinayetleri faili meçhul kaldı. 2000 yılında FETÖ emniyeti ele geçirince kendilerine meşruiyet sağlamak için Uğur Mumcu cinayetini çözdük dediler. Uğur Mumcu’yu İran İstihbarat Örgütü öldürmüştür diye dava açtılar. Bu davada bazı ufak delileri de vardı. O tarihte maalesef Halkın Mücahitleri diye İran devrimcisi kılığında CIA’nın bir elemanı hem İran aleyhinde hem Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren bir örgüt var. O davada Muammer Aksoy’u öldüren silah bulundu. Uğur Mumcu’yla ilgili takip bilgilerinin doğruluğu bulundu. Ahmet Taner Kışlalı’nın arabasına koyulan bombanın çizimi yapıldı. Cezalar verildi fakat kamuoyunu tatmin etmedi. Bunlar Uğur Mumcu’yu tanımıyorlar. Mahkemede sorduk ve sadece “Tesettüre karşı çıktı” dediler; ancak Uğur Mumcu’nun tesettüre karşı hiçbir yazısı yok. Anlaşılan birileri kullanılmış. Sonunda bunlar mahkum oldu. Bu süreç kimseyi vicdanen tatmin etmedi. Bir 24 Ocak öncesi Gaffar Okkan beni aradı. “Biz Diyarbakır’da Uğur Mumcu anması yapmak istiyoruz. Sizin bildirinizden gönderir misin? Diyarbakır’da ben tiyatro sanatçısına onu okutacağım.” dedi. Fax ile gönderdim sonra akşamüstü Gaffar Okkan’ın şehit edildiğini öğrendim. Bu vesile ile de Gaffar Okkan’a rahmet dilemiş olayım.

  • Uğur Mumcu yaşasaydı günümüzdeki siyasi gelişmelere karşı nasıl tavır alırdı?

Uğur yaşasaydı Diyarbakır Annelerine gider ve onlar için çok esaslı bir yazı dizisi hazırlardı. Anneleri ziyaret etmeyen partilere de kök söktürürdü. Ermeni Soykırımı iddiaları ile ilgili derin araştırmalar yapmak istiyordu. Doğu Perinçek - İsviçre davasında mutlaka İsviçre’ye giderdi ve dönüşünde de yazı dizisi yayınlardı. Ne yazık ki Cumhuriyet Gazetesi Doğu Perinçek-İsviçre davası ile ilgili tek bir yayın yapmadı. 

www.ankarahavadis.com.tr

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2021, 02:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204