Koronavirüs Aşısı Orucu Bozar mı?

Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. H. Musa Bağcı koronavirüs aşısının orucu bozup bozmayacağına ilişkin açıklama yaptı.

Koronavirüs Aşısı Orucu Bozar mı?

Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. H. Musa Bağcı koronavirüs aşısının orucu bozup bozmayacağına ilişkin açıklama yaptı. 

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu “Aşı orucu bozmaz” dedi. Ramazan ayından önce Türkiye günde 300 bini aşkın doz aşı yaparken Ramazan ayında bu sayı 200 bin dozun altına düştü. Cumartesi pazar günleri yapılan aşı miktarı 30 bin dozun altına kadar indi. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. H. Musa Bağcı, "Vücuda giren besleyici nitelikte bir gıda veya vitamin olduğu takdirde oruç bozuluyor. Kovid-19 aşısında besleyici bir özellik yok. Endişe etmeye gerek yok, herkes hem orucunu tutup hem de gönül rahatlığıyla aşısını olabilir" dedi.

Ramazan ayının Müslümanlar için en kutsal aylardan biri olduğunu söyleyen Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Musa Bağcı Bağcı aşının orucu bozmayacağını anlattı:

“Aşılama çalışmaları son hızla devam etmektedir. Müslüman bu durumda ne yapmalıdır? Bir taraftan oruç tutacak bir taraftan da bu virüsle mücadele edecek. Bir yandan orucunu tutarken bir yandan da aşısını olması gerekiyor. Dinin öngördüğü çözümü, gerek kitabımızda gerekse Hz. Peygamberimizin sünnetinde tespit etmemiz gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun almış olduğu karar da bu çözüme ilişkindir. Açık bir şekilde ifade ediliyor. Vücuda giren besleyici nitelikte bir gıda veya vitamin olduğu takdirde oruç bozuluyor. Ama Kovid-19 aşısında böyle besleyici bir özellik yok. Aşının temel özelliği vücutta antikor üretip virüse karşı direnci oluşturması. O yüzden Müslüman kardeşlerimiz gönül rahatlığıyla oruçlarını tutarken aşılarını da olabilirler. Bunda dini açıdan herhangi bir sıkıntı yoktur. Müslüman kardeşlerimiz bunu uygularken içleri rahat olmazsa imsak ve sahur arasında aşılarını olabilme imkânları var. Hastanelerimiz bu imkânı sağlıyor. Başka bir imkân daha var. Bir kimse aşı randevusunu gündüz için almışsa randevu günü oruç tutmak için niyetlenmez, aşısını olur, daha sonraki bir vakitte de o günkü orucun kazasını yapabilir.”

TEMEL İLKE CANIN KORUNMASI

“Ramazan ayında oruç tuttuğu için aşı olmak istemeyen biri virüsün yayılmasına sebep olursa vebali çok büyük olur” diyen Bağcı devam ederek: “Dinimizin temel ilkelerinden birisi canın korunmasıdır. Bir insanın hayatına son vermek bütün insanlığın hayatına son vermek gibidir. Dolayısıyla bizim yüzümüzden herhangi bir insan Kovid-19 hastalığına yakalanırsa vebali çok büyüktür ve günahtır. Ölümüne sebep olmuş olacağız ki bütün Müslüman kardeşlerimizin dikkat etmesi, hassas olması gerekiyor.”

ALO FETVA HATTINA EN ÇOK AŞI SORULUYOR

Ramazan ayında Erzurum Müftülüğüne bağlı "Alo Fetva" hattını arayanlar, dini konuların yanı sıra yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve aşısına ilişkin merak ettikleri sorulara da yanıt arıyor.

İl Müftüsü Şahin Yıldırım, “Fetva hattımıza günlük ortalama 80 ila 100 arası soru geliyor. Bu soruların ana konuları inanç, ibadet ve ahlak konuları, günlük yaşama ve aileye dair konulardır. Şu an aşı dönemi olduğu için ramazan ayında yapılacak aşıların orucu bozup bozmayacağı yönünde sorular geliyor” dedi.

DİYANET ‘AŞI ORUCU BOZMAZ’ DEDİ

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu aşının orucu bozmayacağını açıkladı. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Aşı da böyle olup orucu bozmaz. Hanefî mezhebinden İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’in görüşünü, bu doğrultuda Osmanlı’da Fetvâhane’nin verdiği fetvayı, daha önceki kararlarını ve aşı-iğne yaptırmanın yeme-içme sayılıp sayılmaması hususunda uzman görüşlerini de dikkate alarak Kurulumuz, 2005 yılında besleyici veya keyif verici mahiyette olmayan aşıların orucu bozmayacağı hükmüne varmıştır.”

Kurul, İslam İşbirliği Teşkilatına bağlı Uluslararası Fıkıh Meclisi ile Pakistan, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus ve Kuveyt fetva meclislerinin de bu yöndeki kararlarını örnek gösterdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER