Şapinuva

Atatürk’ün önerisiyle, 22 Haziran 1935’te Ankara’da Evkaf Apartmanı'nda kurulan Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin Arkeoloji Bölümü'nün Ortaköy-Şapinuva-Hitit ören yeri; 1989 yılında yüzey araştırmaları ile tespit edilmiş ve Kültür Bakanlığı'nın 1990’da izni ile Ankara Üniversitesince başlatılmıştır. Burası Çorum ilinin 53 km. güneydoğusunda bir ilçedir. Türkiye’nin Kafkasya yönünden girişi üzerindeki Kelkit Vadisinin en sonunda olup, Ortaköy’e 3 km. güneybatısındadır. Doğusunda Amasya ve güneybatısında Yozgat illeri tarafından çevrelenir.

ANADOLUDA İLK SİYASİ BİRLİK

“Çekerek Nehri’nin kollarından Özderesi yamaçlarında sekiler halinde uzanan düzlükte yer alması ve etrafını çeviren dağlar burasını, savunması kolay bir yerleşim yapmıştır. Hitit insanı burada mevcut olan ve yerli halkın yaşadığı höyükler üzerine yerleşmemiş, aksine geniş düzlük arazide Doğu-Batı yönünde 3 km, Güney kuzey yönünde 2,5 km büyüklükte bir şehir meydana getirmiştir. Hattuşaş’a (Boğazköy) uzanan yol üzerindeki kilit göreviyle onların emniyetini sağlar. Hattiler’in topraklarına yerleşen ve onlardan etkilenip Hitit ismini alan bu ulus, Türkiye’deki en eski siyasal birliktir. Şapinuva’da bulunan mimari malzeme, mükemmel inşaat tekniği, simetrik plan ve çivi  yazılı arşiv bize  pek çok bilgi sağlar. Arşivlerde çok sık geçen yer ve şahıs adları Anadolu coğrafyasına ışık tutmuş çoğu yerin doğru konumu; komşu Hurri bölgesinden Anadolu’nun kuzey-doğusuna kaydırılmıştır. Hitit Şehrinin hakim bir platosunda yer alan simetrik planlı “A” Binası abidevi bir görüntüye ve etkileyici bir konuma sahiptir. Yapısında, temel taşlarından kerpiç döşeklerine kadar kireç ve kum taşı bloklar kullanılmıştır. Taşlar birbirine büyük özen ve beceriyle kenetlenmiştir. Temel duvarlarının yükseklik ve genişliği yer yer 2m.ye ulaşır. Etrafa yayılan yıkıntıdan bina yüksekliğinin en az 2 katlı olduğu anlaşılır. Şiddetli bir yangında tahrip olmuştur. Binanın yeri daha sonra Roma çağında mezarlık olarak kullanılır. Günümüzden 3500 yıl önce yapılmış bir mühendislik ve mimarlık harikası olan bu binanın kütlesi kazılabildiği kadarıyla 100x25 m2lik bir alanı kaplar. Sahip olduğu tablet arşivi ile “A” binasının, Ortaköy-Şapinuva şehrinde önem taşıyan bir yapı olduğu kesindir.” Ayrıca  bir de “B” binası vardır (Ortaköy-Şapinuva Arkeoloji Araştırmaları, 1996:1-5).

TABLETLER ve BULUNTULAR

“A” Binasından çıkartılan 3000’den fazla tablet (1996) üç ayrı mekana aittir. “Konuları dini, siyasi, askeri, fal dair ve idaridir. Arşivin büyük çoğunluğu ise mektuplardan meydana gelir. Hitit Dili’nde yazılmış metinlerden başka Hurrice, iki dilli Hititçe-Hurrice ve Akadça metinlerde bulunur.” (Hitit dili, Türkçe’nin öncülü olan sondan eklemeli Hatti diline yakındır ve Hint-Avrupa dillerinin kaynağı kabul edilir:  https://www.ankarahavadis.com.tr/hatti-hitit-edebiyati-makale,6865.html). “Bu arşivin incelenmesinden Ortaköy Hitit Şehrinin, Hitit büyük kralına saraylık yapan, idare çemberinde birçok şehir bulunan, başkent Hattuşa ile iletişim halinde olan idari, siyasi, askeri ve dini merkezin Şapinuva olduğu tesbit edilmiştir. Arşivden başka koyu gri, devetüyü, kiremidi renkler taşıyan, iyi hamurlu, dikkatli pişirilmiş günlük kap kacak yanında, çoğunlukla devetüyü ve kirem renkli ve astarlı ayin kapları önemli bir yer tutar. Bunlar arasında tabaklar, hydrialar, küpçükler büyük testi ve küpler yer alır. Az miktarda Hitit çağını temsil eden metal buluntular önemlidir. Bunlar arasında ok uçları, bronz (tunç) balta ve kamalar sayılabilir. Anadolu-Mısır ilişkilerinde değerli ipuçları veren palmet motifli altın eşya önemlidir. Ayrıca yine ayinlerde kullanılabilen çeşitli boyutlarda üçgen (muska) malzemeler vardır. Onlar arasında cilalı taştan (obsidiyen) yapılmış üçgen nesne bilhassa dikkat çekicidir. Başkaca Hitit hiyeroglif yazılı mühürler önemli bir yer tutar. “ (1996:6-10).  Daha önce DTCF’den Prof. Dr. Aygül Süel sorumluluğunda iken kazılar şu anda Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülmektedir.

YORUM EKLE

banner205

banner204