Özhaseki: 'CHP ARTIK ATATÜRK'ÜN PARTİSİ DEĞİL'

Özhaseki: 'CHP ARTIK ATATÜRK'ÜN PARTİSİ DEĞİL'

Ankara Havadis – Mehmet bey merhabalar, öncelikle bu yoğun seçim sürecinde bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Nasılsınız?

Özhaseki – İyiyim teşekkür ederim, yoğun bir seçim süreci geçirsek de gelen bütün taleplere cevap vermeye çalışıyoruz.

Ankara Havadis – Vakit sınırlılığınızın farkındayız, dilerseniz sizi hiç yormadan röportaja geçelim. Ankaralı olmamanıza rağmen Ankara’yla ilgili çok sayıda plan ve projede imzanız olduğunu ve Ankara'yı çok yakından tanıdığınızı biliyoruz. Ankaralı olmamanız üzerinden sizi eleştirenlere ne söylersiniz?

Özhaseki - Çok abes, çok yanlış bulduğum şeyler bunlar. Sadece doğduğum şehirle ilgili garip bir şey başlattılar. Bir yerde doğmak Allah'ın takdiridir. Kimse bu dünyaya Cenab-ı Hak ile pazarlık ederek gelmiyor. Allah, nerede dilerse orada yaratıyor. Bunu ilk defa Kemal Kılıçdaroğlu ortaya atmıştı. Neymiş ona göre, Kayserili birinin Ankara’ya büyükşehir adayı olarak konması ayıpmış. Böyle şey mi olur? Ben de onun seviyesine inmek istemememe rağmen ‘Tunceli’den kalkmış birinin Atatürk’ün partisinin başına oturması kadar büyük ayıp olamaz’ dedim. Kılıçdaroğlu İstanbullu muydu da İstanbul’dan çıktı Belediye Başkan adayı oldu. Oldu da ne oldu, ikametgahını aldırıp oyunu bile kullanamadı.

Fatih Sultan Mehmet Han Sinop’ta doğmuş, İstanbul’u fethetmiş. Atatürk, Selanik’te doğmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuş. Bu mantığa göre, ne yapalım yani, onların doğum yerlerine göre bakıp bunlara hakkı olmadığını söyleyelim. Bu iddialar ortaya çıktığında şöyle bir baktım geçmişe Ankaralı kaç belediye başkanı var diye. 1950 yılına kadar gittim bir tane çıkmadı. Kimi Sivaslı, kimi Urfalı, kimi Antepli, kimi de Rizeli. Şu anda da Çankaya’da belediye başkanlığı yapan kişi Tunceli doğumlu, Yenimahalle’nin ki de Afyon doğumlu.

Ayrıca şunu da söyleyeyim ki, 2000'li yıllardan itibaren evimiz vardı Ankara’da. Her hafta buradaydık. Çocuklarım da Ankara’da okudu. Ankara'nın sokaklarını da karış karış bilirim. Bunu da herkes bilsin isterim.

Ankara’mız Başkentimizdir ve Türkiye’mizin her yerinden insanımız yaşamaktadır. Şimdi başka yerde doğdu diye insanlarımız ve çocuklarınız aday olamayacak mı bir yere? İdareye talip olamayacaklar mı? Milletvekili, belediye başkanı olamayacak mı? Böyle ayıp bir şey söylenebilir mi?

Bu Ankaralı değil diyerek basitliğin içine düşenlere şunu net ifade etmek isterim: Ankaralımızın doğanı da doyanı da benim yanımdadır ve bu ilkelliğin hesabını 31 Mart’ta sandıkta soracaktır.

ÖZHASEKİ: “BEN DEN ZİYADE BİZ MERKEZLİ YÖNETİM ANLAYIŞI GÖSTERECEĞİZ”

Ankara Havadis - Seçildiğiniz takdirde, ilk icraat olarak "yönetim tarzını değiştireceğiz" demiştiniz. Bunu açabilir misiniz? Nasıl bir yönetim tarzı uygulamayı düşünüyorsunuz?

Özhaseki - İlk önce şunu net ifade etmek isterim ki, anlayış olarak ‘ben’den ziyade ‘biz’ merkezli yönetim anlayışı göstereceğiz. 10 gün içerideki tüm röntgeni çekmek istiyorum. İlk yıl içinde yapılacaklar var zamana havale edilen projeler, hükümetle yapılacak projeler var. Benim yapacağım ilk iş yönetim tarzını değiştirmek. Birincisi istişare ederek yapacağım.

Benim derdim kendim, yoğurt yemem farklı. İkincisi şeffaflık. İhalelere kim giriyor, yüzde kaçla alınıyor bunlar bilinmeli. Ben ihale salonlarına kamera koyup, canlı yayınlamış bir insanım.

Tek başına hiç kimse plan tadilatını bizden istemeyecek. Ben belediye başkanlığımda bütün makam araçlarını satmış bir insanım. Bunları yaptığımız için Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde bu yönetim tarzını uygulayacağım.

ÖZHASEKİ: “ÜLKEMİZİN ÜZERİNE KARA BULUT GİBİ ÇÖKMEK İSTEYENLER…”

Ankara Havadis - Ekonomik meseleler halkın gündemini yoğun olarak etkiliyor. Tanzim satışları, kadın istihdamı gibi konularda nasıl projeler düşünüyorsunuz?

Özhaseki - Dış güçler tarafından tarihi bir kıskaca alınmak istenen Türkiye’mizi bölmek, parçalamak isteyenlere karşı daha dün 15 Temmuz’da top yekûn ayağa kalkan aziz milletimiz tüm beklenti ve hevesleri bunların kursaklarında bıraktı. Ülkemizin üzerine kara bulut gibi çökmek isteyenler içeriden ve dışarıdan emellerine nail olamayınca bu sefer de Türkiye’mize yönelik uluslararası bir ekonomik kıskaç hareketi başlattı. Bu ekonomik saldırı o kadar güçlü bir saldırıydı ki, başka bir ülkede gerçekleşse sonuçları çok vahim olabilirdi. Ancak AK Parti iktidarının geliştirdiği ekonomik alt yapı, üretim gücü, mali disiplini bu amansız saldırıyı geri püskürttü. Fakat artçı saldırıları devam ediyor. Tabiri caizse düşman her an Türkiye’mizin, Hükümetimizin bir açığını kollayıp, hamle yapmak istiyor. Çok şükür ki, tüm bu saldırılara karşı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tek yumruk duran bir milletiz.

Mevsimsel şartların da etkisiyle yükselen sebze meyve fiyatları üzerinden seçimler öncesinde neredeyse ekonomik bir terör estirilmeye çalışıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye’nin her yerinde açılan belediyelerimiz vasıtasıyla tanzim satış mağazalarıyla halkımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşturuldu. Fiyatlar neredeyse yarıya yarıya indi. Halk ekmek ile Ankara'da vatandaşımızın evine nasıl ucuz ekmeği verdiysek sebze ve meyveyi de veriyoruz. Sorumlu ve insana dokunan ‘biz’ merkezli Belediyecilik anlayışımızı geliştirerek Ankara’da yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacağız.

Ankara için projelerimiz hazır. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplayarak yola çıktık. Örneğin, Metro sistemlerinin nereden nereye gideceği belli. 10 tane raylı metro sisteminin nerelerde olacağı belli. 13 milyon metrekareye yakın millet bahçesinin nerede olacağı belli. Bizim çevre projelerimiz belli. Kültür sanat projelerimiz belli. Gençlik projemiz, kadın projemiz, istihdam projemiz belli. Yaklaşık 250 bin yavrumuz iş bulacak, aş bulacak. Bunları yapmaya gücümüz ve tecrübemiz var.  Her projemizde aynı zamanda büyük bir istihdam imkanı da Ankara için sağlamış oluyoruz. Tabii ki, istihdam sağlanırken kadınlara öncelik vereceğiz.

Kadınlarımız için mahalle konakları yapacağız, belediye bu hizmeti ücretsiz olarak oradaki mahalleli kadınlarımıza verecek. Birçok ilçemizde kadınlarımızın değişik el ürünleriyle üretimler yaptığını biliyorum. Bu üretimleri bir kooperatif kurarak pazarlanması da belediyenin işi. Belediye bir kooperatif kurarak satış stantları oluşturduğunda, üretim yapan her kardeşimizin satacağı ürün oradan ortaya çıkar.

Kayseri'de Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemimde raylı sistemlerde vatman alımında kadınlar için kota koydum ve bu araçların çoğunu kadınlar kullandı. Ankara’mız için de kadın istihdamını arttıracak projelerimiz var. Örneğin, öğrencilerimize yönelik projelerin tamamında, mahallelere yapılacak kreş ve çocuk oyun evlerinde kadınlarımızın istihdamını sağlayacağız.

ÖZHASEKİ: “BAŞKENTİ LİYAKATLE VE LAYIKIYLA YÖNETMEYE TALİBİZ”

Ankara Havadis - Diğer adaylarla ilgili ( Mansur Yavaş, Tülin Oygür, Haydar Yılmaz, Mesut Doğan) düşünceleriniz nedir? Anketlerin sağlıklı olduğunu ve gerçekleri yansıttığını düşünüyor musunuz?

Özhaseki - Ankara’da seçim yarışı ikili bir yarış olarak sürüyor. İsterdim ki üç beş aday çıksın, şehir hakkında düşündüklerini söylesin, biz de düşündüklerimizi söyleyelim. Vatandaş da 'Evet Ankara'ya bu adam hizmet eder' desin fakat ne yazık ki göremiyoruz.

Biz, Cumhur İttifakı olarak yerli ve milli olmaya önem veriyoruz. Türkiye’mizin Başkentini liyakatle ve layıkıyla yönetmeye talibiz. Bunu da en iyi şekilde başaracağımıza inanıyorum.  Ankara'mızda da uzun bir çalışma yaptık, hazırladığımız kitapçıkta da anlatmaya çalıştık. Bunun dışında ulaşımda neler yapacağımız, raylı sistemi nerelere taşıyacağımız, yeşil alanları nerelerde inşa edeceğimiz, millet bahçelerini nerelerde yapacağımız, kadınlar ve gençler için projelerimizin ne olduğunu, engelliler grubuyla ilgili ne düşündüğümüzü tek tek yazmaya çalıştım.

Üzülerek söylüyorum ne yazık ki karşıda değerli bir arkadaşımız var diyelim. O arkadaşımızdan hala bir cümle proje duyamadık. Televizyonda, 'Arkadaşımızın bir projesi varsa lütfen söylesin.' dedim. O da 'Su fiyatlarını düşüreceğim, en büyük projem bu.' dedi. Su, otobüs ve ekmek fiyatları tarifelidir, proje olmaz bundan. Belediye maliyet çıkarır, bunun üzerinden bir şey söyler.

ÖZHASEKİ: "YAVAŞ'IN SENETİ MİDE BULANDIRICI"

Seçime sayılı günler kala projeyi filan da geçtik büyük bir skandal yaşanıyor.  Tüm kamuoyu biliyor, gazetelerde bir haber vardı. Mansur Yavaş haberi. Orada bir iş takipçiliğinden bahsediliyor. Vekalet yok, sözleşme yok, üsten götürmeden bahsediliyor, gazete böyle bahsediyor. Ulusal gazetede başlık olmaya başladı. İki üç gün yazdı. Sonra Ömer Bey çıktı, 'sen adaysın, çık bunlara cevap ver, vekaletsiz iş takip ediyorsun, vergi kaçırıyorsun, şantaj yapmışsın, karşı taraf öyle söylüyor, çık bunları söyle' dedi. Bir gün vatandaş bana bu gazeteyi gösteriyor. Benim sözlerim aynen şu, 'Bırakın mahkemeler karar verecek, kapatın' dedim. Şimdi parti sözcümüzün basın toplantısından sonra Mansur Yavaş basın toplantısı düzenledi. Eline bülten almış, okudu, okudu geçti. Haseki, Haseki, Haseki diyordu. Şöyle söylemeye başladı, 'Ben malvarlığından bahsettim, onu vermemek için bana iftira atıyor' dedi. Karşılıklı 28 dava açılmış. İnanın ben bu kadar kirli ilişki görmedim. Çıkacak cevap verecek. Olayın gerçek yüzü neyse anlatacak.

Dosyayı inceledim, baktım korkunç. Bu senedi kim düzenledi? Yaptığı toplantıda 'bana bıraktı senedi? diyor. Arkasından 1. İcra Dairesi'ne şöyle demiş avukatı: Bizzat müvekkilimin gözünün önünde atılmış bir imzadır. Senetler jandarmaya, emniyet kriminale, adli tıbba gidiyor. Burada kesinleşmiş bir tane karar var. Bu senedin sahte olduğu yönünde. Kötü niyet tazminatı, arkasından 500 bin lira ceza yazılıyor. Şimdi 28 tane dava açılmış. Bu adamla ilgili araştırdım. Geçmişteki davalara baktım. 10 senedir tanışıyorlar. Niye her gün bu kirli adamla berabersiniz. Adam diyor ki, 'onun bürosundan çıkmazdım'. Bu adam çok kirliyse 10 senedir ne yaptın sen bu adamla? 10 sene boyunca oturup kalkarken niye beraber oldun bu adam kirliyse? Bir de mağdur edebiyatı gidiyor. Kirli ilişkiye giren sensin, o adamlarla düşüp kalkan sensin. Şantaj mektuplarını okudunuz, 'düğününü basarız' falan deniyor. Tam 1,5 sene tehdit, şantaj mesajları sürüyor. Gerçekten mide bulandırıcı bir iş.

Mansur Yavaş'ın 3 aydır taktiği şu, 'geçen seçimlerde hakkım yenildi'. Şimdiki sloganları 'hak yerini bulacak'. Geçtiğimiz seçimleri hatırlayın. Cumhurbaşkanlığı seçimi, referandumu hatırlayın. CHP'nin taktiği var. 'Farkı açtık, alıyoruz' deniyor. Sandıklar açılıyor, sonra aynı şeyi söylüyorlar 'sandığa sahip çıkamadık' diye. Şimdi sizin mağduriyetiniz haklı ise vatandaş bunu görür. Bu sorulara cevap alamadıysak vatandaş '1 dakika' der. Ama şunlara cevap vermediği sürece altında kalır ve bana göre ezilir.

Bir de EYT meselesi var. Mansur Yavaş durmadan 'ben size bunu vereceğim, EYT’cilere bunu dağıtacağım' diyor. Herkes onu tiye almaya başlayınca danışmanları onu uyardı. 'Bu konuda açık düştük' dedi. En sonunda 'sağlık yardımı yapacağım' dedi. EYT konusunda açığa düştü, sonra telafi etmek için böyle bir formül buldular.

Bu seçimde ortada bir anket karmaşası var. Anket firmalarının önemli bir kısmı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi güvenirliliğini yitirmiştir. Ben şundan çok eminim. Ankara’daki vatandaşımız tecrübe istiyor, üretkenlik istiyor. Geleceğine emin adımlarla yürüyeceği kadroları, yönetimi istiyor. Kesinlikle macera istemiyor. 31 Mart Seçimlerinden Allah’ın izniyle fark atarak büyük bir başarıyla çıkacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Ankara Havadis - 20 yıldır Melih Gökçek ve Mustafa Tuna ile birlikte AK Partinin yönettiği bir Ankara var. Sizin geçmiş dönemlerden farkınız ne olacak?

Özhaseki - Her dönemin kendine has ihtiyaçları var. Kendi dönemimde ilk başladığımda suyla, kanalla, arıtma tesisiyle uğraştım. Melih Bey de öyle başladı. Arkasından ihtiyaç olan şeyleri yapmaya başlıyorsunuz. Arkasından altgeçit, üst geçit yapıyorsunuz. Şimdi yeni döneme ait işaretleri ortaya koymanız lazım. Melih Bey kendi dönemine ait işleri yaptı gitti, Allah razı olsun derim. Karayalçın da Dalokay da aynı şeyleri yaptı.

Belediyelerin elindeki imkanları kendi sanayisine, ticaret erbabına gönderdiklerinde müthiş kapılar açılacağı ve Ankara'yı gayretlerle başka bir kent yapacağımıza inanıyorum.

Adaylığım bana tebliğ edildiğinde 30 kişilik ekip dizdim. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımız neden şikayetçi, ne bekliyor, ne istiyor, hangi projelerin öne çıkması lazım, tek tek çalıştık. Ekipte Mimar, mühendis, çocuk psikologlarına kadar sorunları tespit edecek her meslek türünden insanlar var. Özellikle inşaata dayanan anlayıştan ziyade insanı esas alan, gençleri, kadınları ön planda tutacak projelere ağırlık verdim. Birinci projem Kültür Yolu Projesi'dir mesela. Ankara turizmden istifade etmesi açısından dünya kentlerinde en geride kalan birisiydi. Kültür, inanç, termal, sağlık, doğa projesi yapabiliriz. Ankara tarihte tam 8 kez başkentlik yapmış bir şehir. Ankara Kalesi'nden Hacıbayram'a teleferik hattı. Roma Hamamı, Ulus, Kızılay, Ankara 8 kilometre. 72 tane müze var kimsenin haberi yok. Cumhuriyet döneminin en önemli kamu binaları Ankara'da. Kimse bunların farkında değil. İlk yapacağım işlerden birisi bu.

Bir de Çocuk Köyü Projemiz var çok önemsediğim bir proje. Böyle bir çocuk köyü  bir tek Kanada'da var. Çocuklarımız ne yazık ki evlerin köşesindeler, sokaklara çıkamıyorlar. Kavgayı bile orada öğrendik. Hiç kimse çocuğunu sokağa bırakamıyor. Sanal bir aleme dalıyor. Çocuğu hayata hazırlayamıyoruz. Tam 1 milyon metre kare arazi. Ankapark'ın arka tarafında yeşillik alan. Orada çocuklara 100 ayrı etkinlik hazırladık. Bir yandan hayata hazırlanacak bir taraftan oyun oynayacaklar. Sinemaya, tiyatroya gidecekler. Çocuklarımız artık oradan çıkmayacak diye düşünüyorum. Uygulama projesini birkaç ay içerisinde bitirir 1 sene içinde tamamlarım. 1,5 sene sonra herkes çocuğunu oraya götürmeye başlar.

Bunun gibi her biri birbirinden öneme haiz 5 bini aşkın projem var. Biz Ankara’da yaşan vatandaşlarımızın da onayı ile geleceğimizin Başkentine beraber imzamızı atacağız inşallah.

ÖZHASEKİ: “TAŞIN ÜSTÜNE TAŞ KOYANIN BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VARDIR”

Ankara Havadis - Yerel yönetimler ve meslek odaları arasında bir birliktelik ve koordinasyon sorunu var. Siz bu sorunu nasıl çözmeyi planlıyorsunuz. Örneğin TMMOB'nin Ankara ile ilgili çok sayıda çalışması var. Ne düşünüyorsunuz?

Özhaseki - Bizim belediyecilik anlayışımızın temelinde her zaman insan olmuştur. İnsanımıza dokunmayan, ona fayda sağlamayan hiçbir işin peşinde olmadım, olmayacağım da. Meslek odaları ile ilgili birliktelik ve koordinasyon sorunlarının temelinde biraz da siyasal farkındalığın doğurduğu bir tarafgirlik olduğunu düşünüyorum. Elbette ki, Ankara’mızın ihtiyaçları için gelen her olumlu teklifi ve çalışmayı değerlendiririz. Taşın üstüne taş koyanın başımızın üstünde yeri vardır. Başkentimizin geleceğini yeniden inşa etmek için çıktığımız bu yolda aklın, hakkaniyetin, bilimin kıstaslarına uyan, Ankara’nın ihtiyaçlarına cevap veren her türlü çalışmayı gücümüz yettiği kadar destekleriz. Bizim kapımız Türkiye’mizin ve Ankara’mızın menfaatleri için çaba gösteren herkese açık olacaktır.

Ankara Havadis - Kâğıt fiyatlarının çok fazla artmasıyla birçok yerel gazete iflas etti. Ankara özelinde haber yürüten yerel basın ile ilgili projeleriniz var mı?

Özhaseki - Daha önce de ifade ettiğim gibi Hükümetimizin kararlı duruşu ve politikaları sonucunda dışarıdan gelen saldırıları püskürttük. Dövizdeki dalgalanmalar kâğıt fiyatları üzerinde de çok etkili oldu. Bu artışlar nedeniyle özellikle yerel basında böyle bir tablo ile karşılaşıldı. Biz kazandığımızda Belediye kaynaklarımızın durumuna göre Ankara’da yerel basınımızın daha güçlü hale gelebilmesi için çaba harcayacağımızı söyleyebilirim.

ÖZHASEKİ: "CHP ARTIK ATATÜRK'ÜN PARTİSİ DEĞİL"

Ankara Havadis - Mansur Yavaş'ın kazanması durumunda faturaları "militanlar" getirecek demiştiniz. Mansur Yavaş'ın militan örgütlerle bağı olduğuna dair görüşlerinizi HDP-CHP yakınlaşması üzerinden mi değerlendiriyorsunuz? Açar mısınız?

Özhaseki - HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ‘Kürdistan’da biz kazanacağız. Batıda da Cumhur İttifakı'na kaybettireceğiz’ diye açıklamada bulunmuştu. Ortada yakınlaşma değil, çok açık bir ittifak var ve bu halkımızın, Ankaralımızın gözünden kaçırılmaya çalışılıyor.  Mansur Yavaş PKK’nın siyasi kanadı HDP’yi rehabilite edeceğini söyledi, HDP’den sert bir karşılık görünce de hemen “dilim sürçtü” deyiverdi. Yani işin aslında bu kadar birbirlerine sırtını dayamış vaziyetteler. Ankara’nın karşısında birbirine sırtını dayamış ama bunu da Ankaralıdan saklamaya çalışan, nefretten başka bir dili olmayan bir benzemeler ittifakı var. CHP’nin artık Atatürk’ün CHP’si olmadığını bugün CHP seçmeni çok açık bir şekilde görüyor.

CHP’nin üst yönetimi, teşkilatları örgütlerin oyuncağı ve arka bahçesi olmuş durumda. Ben Ankaralımızın teveccühü ile 31 Mart’ta büyük bir fark ile kazanacağıma Allah’ın izni ile inanıyorum. Tüm veriler de bunu gösteriyor. Ancak diyelim ki, şimdi böyle bir CHP’nin adayı olan Mansur Yavaş seçildi. Ne olacak? Hiç düşündünüz mü? O zaman PKK ve DHKP-C gibi örgütleri, ‘Sana destek verdik, sen de bizi gör’ diyecekler. İnsanların parklarında artık o militanlar olacak. Allah korusun, evine su parasını getiren tahsildarın militan olduğunu bir düşünsenize.

ÖZHASEKİ: “ONLARIN OYLARINA BİZİM EVLATLARIMIZIN KANI BULAŞTI”

Biz kanlı katillerin, o lanet örgütlerin hiçbir şeyini istemiyoruz. Haram oylarını da istemiyoruz. Onların oylarına bizim evlatlarımızın kanı bulaştı. Ancak tüm Kürt kardeşlerimin oylarına talibim. Ben gidip oralarda hizmet eden birisiyim. Bakanlığımdaki çalışmalarımın yarısı Güneydoğu’da geçti. Sur’a, Nusaybin’e, Yüksekova’ya, Cizre’ye ve Şırnak’a gittim. Teröristlerin o insanlara nasıl zulüm ettiğini gördüm. O insanların ben evlerini yaptım. O kardeşlerimi bağrıma bastım. Elbette ki onların oylarını istiyorum.

Biz bu topraklarda bin yıllık kardeşliğimize inanıyoruz ve onun gereklerine talibiz. Kardeşiz tabii ki. Ama PKK'lılar asla kardeşimiz değil. Şimdi bu adamlar, 'batıda kaybettireceğiz' derken nereyi kastediyorlar? İstanbul'un, Adana'nın adını söylüyorlar. 'Aday çıkarmayacağız' diyorlar. Ankara'ya gelince es geçiyorlar. Biliyorlar ki; bizim hemşerilerimiz, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya bağlı. Bu katiller sürüsünü her gün lanetliyor. Ne olur yiğit olun. Çıkın deyin ki, 'Bu bizim ortağımız'. Değilse yine çıkın deyin ki, 'Bunlar Kandil’in uzantısı, lanet olsun, bunlar bizim ortağımız değil'. İkisini de söylemiyorlar.

Ankara Havadis - Maltepe Pazarı esnafının iskan ile ilgili talepleri vardı. Seçilmeniz halinde Maltepe Pazarı'nın durumu ne olacak? Bir de Saraçoğlu Mahallesinin akıbeti çok merak ediliyor. Sizin orayla ilgili bir planınız var mı?

Özhaseki - Ankara’mızın önemli yerlerinden birisi olan Maltepe Pazarı’nın sorunu sözleşmelerinin bitmek üzere olması. Esnafımızın mağdur olmaması için ne gerekiyorsa yapacağız. Ama en önemlisi gerçekleştireceğimiz projelerle esnafımıza yeni iş olanakları ve huzurla işini ve ticaretini yönetebileceği iş alanları meydana getireceğiz.

Saraçoğlu Mahallesi’ni ben bizzat Çevre Bakanımızdan istedim. Kazandığımızda inşallah Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak Saraçoğlu Mahallesi'ndeki tarihi evleri kültür sanat merkezine dönüştüreceğiz. Saraçoğlu Mahallesi’nin tarihi dokusuna hiç dokunmadan Ankara’mız için çok büyük yaşam merkezine dönüştüreceğiz.

Ankara Havadis - Sayın Mustafa Tuna görev aldığı dönemde birçok projeye imza attı. Otopark ücretlerinin 1 TL olması ve otobüs seferlerinin 24 saat olması vs. Bu uygulamalar devam edecek mi?

Özhaseki - Sayın Mustafa Tuna göreve geldiğinden bu yana Ankara’mız için pek çok olumlu çalışmanın içerisinde oldu. Kendisinden Allah razı olsun. Elbette ki, Ankara’nın, menfaatine olan, onların yaşam standartlarına katkı sağlayan her türlü çalışma ve uygulama devam edecektir. Buna otopark ücretleri ve otobüs seferleri de dahildir.

Ankara’nın en önemli sorunlarından birisi de otopark sorunudur. Bakanlığım döneminde otopark yönetmeliğini yayınladım ve bu yönetmeliğe göre her bir daire için bir otopark gösterilmesi gerekiyor. Binaların bahçelerinin birleştirilip beraber kullanılabilmesi, yolların altına otopark yapılabilmesi gibi yenilikler getirdik ve otopark yapımına ilişkin sorunları da ortadan kaldırdık.

Ankara için de bir taraftan metro durakları çevresinde park yerleri, bir taraftan mahallelerde bölge otopark yerleri bir taraftan da bazı yıpranmış binaların istimlak edilip otopark yapılmasından başka çözüm yok. Bunlarla ilgili epeyce uzun bir çalışma var. Önümüzdeki günlerin en önemli işlerinden birisi bu otopark konusu olacak.

Ankara Havadis - Ankara'da Türkiye'nin dört bir yanından gelen üniversite öğrencileri var. Bu öğrencilere dair sosyal projeleriniz neler? Uyanık Kütüphane projesini biraz detaylandırabilir misiniz?

Özhaseki - Gençler bizim geleceğimiz, hazinemiz. Dediğiniz gibi Ankara’mızda çok sayıda üniversite var. Gençlerin istediği zamanda, modern bir ortamda ders çalışabilmesi için uyanık kütüphane projesini de hayata geçireceğiz. Üniversitelerde okuyan gençlerimize yönelik projemizi 3 Ç ile formüle ettik. Yani Çay Çorba Çamaşır… Bunun formülü şu; üniversitenin girişinde (Erciyes Üniversitesi'nde yaptığımız gibi) araçlarla servis edilecek. Çayını ya da çorbanı (üzerlerinde yazılı) kupayla gelip alıyorsun. İstiyorsan ekmek de veriliyor. Ve çamaşır… Öğrenciler elinde çamaşır poşetiyle gelecek. Okulların içinde hizmet için büyük binalar yaptırmaya gerek yok. Bodrumlarda bize iki üç yüz metrelik bir yer yetiyor makineleri koymak için. Sabah poşetiyle gelsin bıraksın çamaşırlarını, akşam giderken götürsün.

Ankara Havadis – Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür eder, başarılar dileriz.

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2019, 09:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204