ABD'li Profesör Türkiye'de Yükselen Milliyetçiliği ve Vatan Partisi'nin Etkisini Yazdı

ABD Deniz Harp Okulu Öğretim Üyesi Ryan Gingeras, Türkiye'de yükselen Milliyetçiliği ve Vatan Partisi'nin etkisini yazdı.

ABD'li Profesör Türkiye'de Yükselen Milliyetçiliği ve Vatan Partisi'nin Etkisini Yazdı

ABD Deniz Harp Okulu’nda öğretim üyesi Ryan Gingeras, Türkiye’de artan milliyetçiliği konu alan makale yazdı.

“Türkiye’nin Televizyon Milliyetçileri” başlığıyla yayımlanan makalede Gingeras, neredeyse her gece üst rütbeli emekli general ve amirallerin televizyonlarda güvenlik ve dış politika konularında konuştuğunu vurguluyor.

Gingeras, “Emekli subayların kitle iletişim araçlarındaki görünürlüğü, savunma teşkilatının ülke içindeki artan etkisinin de belirtisidir” diyor ve bu durumun “Ordu’nun Türkiye'yi bölgesel bir güç merkezine dönüştürecek devrime öncülük ettiğine ilişkin inanca meşruiyet kazandıran bir gösterge” olduğuna dikkat çekiyor.

VATAN PARTİSİ’NİN ETKİSİ

Türkiye’nin dış politikadaki hamleleri ve bu hamlelerin Türkiye’nin iç siyasetine yansımasına da değinen Gingeras, ekranlarda emekli askerlerin Türk dış politikasının ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başarılarını anlatırken, bu düşüncelerin tarihsel temelinde Vatan Partisi’nin olduğunu savunuyor. Aydınlık Gazetesi’nin ve Vatan Partisi’nin kamuoyuna, dış politikada atılan adımların önemini aktarmasında etkili olduğunu yazan Gingeras, 2016’daki darbe girişiminden sonra, önceden beri Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) en istikrarlı karşı duruşu sergilemesinden dolayı Vatan Partisi’nin önem kazandığını vurguluyor: “Seçmen açısından az bir sayıya sahip olsa da Gülen’e olan ölümcül muhalefetleri onlara bu önemi kazandırdı”

Gingeras, Vatan Partisi’nin görüşlerinin ekranlarda tartışılmasının Türkiye’nin Mavi Vatan stratejisinin en büyük lobi faaliyetlerinden birisini oluşturduğunu söylüyor. Aynı şekilde Gingeras, "Daha önce Erdoğan'ı sert bir şekilde eleştirdiği bilinen" diye nitelediği Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in, Türkiye'nin yürüttüğü operasyonlara destek verdiğini belirterek şöyle yazıyor: 

“Perinçek, Türkiye’nin Suriye, Libya ve Irak'a müdahalelerinin ABD ve Batı'nın emperyalist gündemine karşı çok önemli müdahaleler olduğunu savundu. Ankara’nın diplomatik ortak olarak Rusya’ya yakınlaşma çabalarını da övdü.” 

Mavi Vatan stratejisiyle birlikte, ABD’ye karşı Türkiye’nin direnmesi ve S-400 füze savunma sistemlerinin alınmasını bu bağlamda değerlendiren Gingeras, bu yöndeki politikaların arkasında da Vatan Partisi ve ona yakın görüşleri dile getiren askerlerin fikri ağırlığına dikkat çekiyor.

ORDUNUN KONUMUNU GÜÇLENDİRDİLER

War On The Rocks internet sitesinde yayınlanan makalede Türkiye’nin yaptığı askeri müdahaleler ve bu müdahalelerin iç ve dış siyasette gösterdiği etki yorumlanıyor.

Gingeras şöyle yazıyor: 

“TV generalleri eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı meşrulaştırarak ve ordunun toplumdaki konumunu iyileştirerek ikili bir rol oynadılar.

“(…) Erdoğan’ın eski müttefiki Fethullah Gülen ile Türkiye’nin 2016 darbe girişimiyle sonuçlanan kopuşu, medya, ordu ve devlet arasındaki ilişkiyi temelden değiştirdi. Bu değişikliğin ilk işaretleri arasında 2015 yılında Balyoz’un baş zanlılarının Gülen’in sahneye koyduğu bir komplonun kurbanı oldukları gerekçesiyle serbest bırakılması geldi. Gülencilerin Temmuz 2016 darbesini düzenledikleri yönündeki suçlamalar, ordunun hem haksız yere iftira edildiği hem de içeriden baltalandığı iddiasını daha da güçlendirdi.”

Türkiye’nin yurtiçinde ve yurtdışındaki askeri operasyonlarına dikkat çeken Gingeras, televizyonlara çıkan askerlerin pasif aktörler olmadığını savunuyor. TV’lerde konuşan emekli askerlerin, hem hükümetin hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin toplumdaki itibarını yükselttiğini ve Türk dış politikasının da gücünü gösterdiklerini vurguluyor. Gingeras, şöyle yazıyor: “Askerlerin Türk devletinin müdahalelerini onaylamaları, ülkenin savunma sanayisinin desteğiyle, Ordu Türkiye'yi bölgesel bir güç merkezine dönüştürecek bir devrime öncülük ettiği inancına meşruiyet kazandırdı.” 

SAVUNMA SANAYİNİN GÜCÜ

Yazıda bir başka dikkat çeken nokta da Türkiye’nin savunma sanayisinde gösterdiği başarılar. Türkiye’nin Suriye, Irak, Karabağ ve Libya’daki başarılı askeri müdahalelerinin, Türkiye’nin savunma sanayisinin artan görünürlüğüyle birlikte gerçekleştiğini aktaran Gingeras, ABD'nin 1974'te Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası Türkiye’ye silah ambargosu koymasından bu yana, Türk sivil ve askeri liderlerinin uzun süredir ülkenin kendi silahlarını üretmeye ilgi duyduklarının altını çiziyor. Savunma sanayisinde büyük adımların atıldığı belirtilen makalede, Savunma Sanayii Başkanı Başkanı İsmail Demir’in, Türk devletinin en çok tanınan yüzleri arasında yer aldığı belirtiliyor.

Türkiye’nin ilk yerli üretim firkateyni olan TCG İstanbul’un denize indirilişi sonrası Erdoğan’ın “Askeri, ekonomik ve diplomatik açıdan güçlü olmak, bizim için bir tercihten çok bir zorunluluktur” açıklamalarına dikkat çeken Gingeras, savunma sanayisinin gücünün büyük bir ivme kazandığını söylüyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER