'Çalışmadan, Yorulmadan, Üretmeden Kazanamayız'

OSTİM-İvedik Üretim Devrimi Kurultayı’nda konuşan Doğu Perinçek, 'Çalışmadan zenginleşenlerin saltanatını yıkacağız.' dedi.

'Çalışmadan, Yorulmadan, Üretmeden Kazanamayız'

    Vatan Partisi Ankara İl Başkanlığı, Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın ve GÖREV Holding Başkanı Tugay Şen’in katılımıyla OSTİM-İvedik Üretim Devrimi Kurultayı düzenledi. Ankara Batıkent’te gerçekleşen etkinlikte Doğu Perinçek, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kümelerinden ve başkentten çok sayıda iş insanıyla bir araya geldi.
OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın ve GÖREV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tugay Şen’in de konuşmacılar arasında olduğu kurultaya OSTİM Yönetim Kurulu Üyesi Behzat Zeydan, OSTİM Vakfı Müdürü Gülnaz Karaosmanoğlu ve OSTİM Teknopark Yöneticisi Adem Arıcı da katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla açılan kurultayda ilk sözü Vatan Partisi Yenimahalle İlçe Başkanı Aydın Karataş aldı. Karataş’ın ardından ev sahibi olarak OSTİM Başkanı Orhan Aydın katılımcılara seslendi. OSTİM’in tarihini anlatan Aydın, OSTİM’in Ankara’nın 12 sanayi bölgesini besleyen bir kuluçka merkezi olduğunu söyledi. OSTİM’in tecrübelerinin Türkiye’ye model haline geldiğini ifade eden Aydın, “Sanayicimizin azmini destekleyin.” dedi. Üretim yapmanın güzel ama zor olduğunu anlatan Aydın, bütüncül bir iş stratejisi olmadan yol çıkıldığında sıkıntıların baş gösterdiğini vurguladı. Aydın, “Sanayi ve üretim olmadan kalkınma olmayacağına inanmış bir grup mücadele ederek, tüm zorluklara rağmen OSTİM Organize Sanayi Bölgesini ve buradaki işletmeleri oluşturduk.” dedi. Kazanmanın ve paylaşmanın çalışmadan, yorulmadan mümkün olamayacağını söyleyen Aydın şöyle konuştu:
“Biz kâğıt üzerinde, üçkağıtçılıkla kalkınmış bir yapı olamayacağına inanıyoruz. Üretim, ihracat, istihdam olmadan bir ülkenin kalkınabileceğine inanmıyoruz. Üretim yapmak çok zor hale geldi. Üretim ekosistemini bir bütün olarak düşünüp yaşatamazsanız, şu anda yaşadığımız sorunlarla muhatap olmak zorunda kalırsınız. Üretim yapan insanlar şu anda kötü durumdalar çünkü parasını götürüp bankaya yatıran bir adamın keyfini yaşayamıyorlar. Üretmeden, çalışmadan yorulmadan para kazanma sistemi devam ederse; üreten insanların hakkını ödeyemeyiz. Onlara haksızlık yaparız.”
GÖREV Holding’in bir yatırım holdingi olarak Türk sanayicisinin emrinde olduğunu ifade eden Tugay Şen şöyle konuştu:
“Görev Holding olarak bütün Türkiye'nin onurlu, başı dik sanayicisiyle, büyümek ve gelişmek isteyen üreticisiyle iş birliği yapmaya, ortaklık kurmaya hazırlıklı olduğumuzu da belirtiyoruz. Bizim felsefemiz paylaşarak zenginleşmek. Ne kadar paylaşırsak o kadar zenginleşeceğimizin ve Türkiye'ye başarılar katacağımızın farkındayız. Türk üreticisinin en büyük ihtiyacı olan finansman, Türkiye'nin doğal müttefiki olan Asya'dadır.”
‘DEVRİM LAFINDAN KORKMUYORUZ’
    Yaşanan sorunların bir sistem sorunu olduğunun altını çizen Doğu Perinçek, sıcak para komisyonculuğu ve borsa vurgunculuğuyla bir yere varılamayacağını anlattı. Vatan Partisi’nin Üretim Devrimi Programı’nın dört sülük olarak adlandırdığı üretime dayanmayan anlayışları ortadan kaldıracağını bildirdi. Doğu Perinçek, “Sanayicisi, tüccarı, işçisi, çiftçisi, memuru; tüm Türk milleti ekmek teknesinde birleşti.” dedi.
    Türkiye’nin önündeki zorlukları hatırlatan Perinçek, bu zorlukların üreticilerin sırtına bırakılmaması gerektiğini savundu. Perinçek şöyle ifade etti:
    “Burada aynı zamanda, ekmek teknesi kurultayı yapıyoruz. Hepimizi birleştiren kavram üretim. Üretim devrimi kurultaylarında bir feryat yükseliyor. Herkes ‘Böyle gitmez’ diyor. Ta Kızıltepe'den Trakya'ya kadar yaptığımız kurultaylardan göğe yükselen ses: Böyle gitmez! Sayın Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli de böyle söylüyor. Sayın OSTİM Başkanımız da bunu ifade etti. 500 milyar dolara yaklaşan bir dış borç var. Ekonominin çarkının çevrilmesinde büyük zorluklar var. Ve bu zorluklar ancak bir devrimle aşılabilir. Devrim lafından korkmuyoruz. Neden korkmuyoruz? Çünkü sistem değişikliği önümüze bir görev olarak gelmiş.”
‘ÜRETİM DEVRİMİ’YLE BAŞARACAĞIZ’
    Borçlanma ekonomisine, üreticiyi kambur ilan eden ekonomiye meydan okuyan Perinçek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arkada kalan, yıkılmakta olan sistemi iyi anlamamız lazım. 1980'de başladı bu süreç. Üreticiyi kambur ilan ettiler. O yıllarda yaşayanlar daha iyi hatırlarlar. Ne dediler? ‘Köylüye destek akçeleri veriyorsunuz köylü kambur. Küçük, orta sanayiciye destek veriyorsunuz, onlar da kambur. Bunların yaptığı buzdolabı, çamaşır makinesi rekabet edemez, bunlar da kambur. KİT'ler de kambur, çok fazla işçi çalıştırıyor ve kar etmiyor.’ Bu programın esas kambur ilan ettiği büyük bir kurum var: Milli Devlet. Bu program Türk devletini suçlu ilan etmiştir. Açıkça söylemişlerdir: "Bu devleti küçülteceğiz." Bu talep nereden geliyor? Dünya finans merkezlerinden. ‘Devlet ekonomide olmasın, devletin KİT'leri olmasın, gümrükleri olmasın. Devlet zayıflasın, küçülsün ve parçalansın.’ dediler. Amaç, ‘Kürdistan’ adı altında ikinci bir İsrail Devleti kurmaktı. Türkiye 1980'lerden bu yana mücadele ediyor ve bugün bu beladan kurtulma noktasına gelmiştir. Buradan bu irademizi ilan ediyoruz! Türkiye bu programdan kurtulacaktır ve üretim devrimini başaracaktır!”
‘ÇALIŞMADAN ZENGİNLEŞENLERİN SALTANATINI YIKACAĞIZ’
    Üretim Devrimi Programı’nın Türk milletinin programı olduğunu kaydeden Perinçek, siyasi olarak de ufkun açıldığı belirtti. Vatan Partisi lideri konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Peki, Türk milletinin bugünkü programı nedir? Üretici baş tacı! Kambur değil baş tacı! Üreticiler hükümet olacak. Üretim ekonomisi ilan edilecek. Türkiye'nin milli devletini kuracak bir döneme girmiş bulunmaktayız. 2014'ten bu yana Türkiye'nin ufku açıldı. 2014 baharında Silivri duvarları yıkıldı. O duvar, Türk milletini hapsetmek için kurulmuştu. Arkamızda kalan program kurdu o duvarı. Üretme iradesi olan Vatan Partisi'ni o duvarlara hapsetmeye çalıştılar. Amaçları, Türkiye'yi faize çalışan bir devlet haline getirmekti. O süreçte kim tepeye geldi? Sıcak para komisyoncuları, dolar-borsa vurguncuları. Televizyonlarda hepimiz görüyoruz, grafikler iniyor, çıkıyor, birileri para kazanıyor. Biz alın teriyle çalışanlar emeğimizin karşılığını alamıyoruz ama oklar iniyor, çıkıyor; hiçbir şey yapmadan zenginleşiyorlar. Kazanç da değil haraç. Şimdi onların saltanatını yıkıyoruz! Programımızın siyasi temeli budur. Ülkemiz bu sürece girmiştir.”
’ENERJİ GÜVENLİĞİ İÇİN KOMŞULARLA İŞBİRLİĞİ’
    Devlet adamlarını sade yaşamaya çağıran Doğu Perinçek, siyasi gündeme dair de beyanlarda bulundu. Perinçek, enerji güvenliğinin komşularla iş birliğinden geçtiğini belirtti. Rusya, Azerbaycan, İran, Irak ve Suriye ile iş birliğinin hem enerji hem de toprak bütünlüğü açısından hayati olduğunun altınız çizdi. İşte Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in konuşmasından öne çıkanlar:
    “Ciddi enerji sorunu olduğunu görüyoruz ve önümüzdeki süreçte kesintiler olacağını konuştuk. Dış politikamızın enerji ve üretimle bağlantısını konuştuk. Biz enerjimizi nereden alıyoruz? Irak'tan, İran'dan, Azerbaycan'dan, Rusya'dan. Biz bu ülkelerden vazgeçemeyiz. Bizim için vazgeçilmez dostlar. Hem enerji güvenliğimiz için hem de toprak bütünlüğümüz için.
“O yüzden Ukrayna meselesinin altını çiziyoruz. Siz bir yandan Ukrayna'dan yana olacaksınız, bir yandan Rusya'ya işgalci diyeceksiniz, bir yandan da Türkiye'nin enerji sorununu çözmeye çalışacaksınız. Bir yandan One Minute diyorsunuz bir yandan İsrail Cumhurbaşkanı Türkiye'ye gelirken tersi bir hava yaratıyorsunuz. Bizim enerji güvenliğimiz, toprak bütünlüğümüz hep bu komşularımızla birlikte. Burada da çok dikkatli olmamız gerekiyor.”
***
“PKK'yı hendeklere gömdük. Sınırın ötesine kaçanları Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Zeytin Dalı harekatlarıyla ezdik. İçimizdeki FETÖ'yü ezdik ve tasfiye ettik. Türkiye Üretim Devrimi'nin sancılarını yaşıyor. Önümüzde büyük işler, büyük zorluklar var. Türk milletiyle bu zorlukların üstesinden geleceğiz. Önümüzde büyük zorluklar var. Bunları paylaşacağız ki üstesinden gelebilelim. Zorlukları üreticilerin üstüne yıkarsak başarılı olamayız. İstihdam programın temeli: Tasarruf yapacağız. Paralar faizcinin cebine gitmeyecek, yatırıma yönlendirilecek. Tasarruf Yatırım İstihdam! Önce kamu tasarrufu: Gelir vergisi, maaş ve ücret politikalarıyla bunu yapacağız.
“Devlet adamlarımız da sade yaşayacak: Kamu yönetimi, ülkenin sırtında kambur olmayacak. Cumhurbaşkanı benim ceketimi giyecek. Seyahatlere tarifeli uçaklarla gidecekler. Sade ve basit yaşayacaklar. Hz Muhammed'i örnek alacaklar. Hz. Muhammed öldüğünde bir hırkası bir de ibriği vardı. Yöneticisi zengin olan milletler fakir olurlar. Yöneticileri fakir olan milletler zengin olurlar. Ancak o zaman türk milletine zorlukları kavratabiliriz. O yüzden tasarruf politikasına devlet yöneticilerinin önderlik etmesi gerekiyor.”
“Özel sektörü de bu tasarrufa dahil etmek gerek. OSTİM'de de görüyoruz: Türkiye'nin zeki bir üreticisi, zeki bir sanayicisi var. İnsanlarımız Avrupa'ya ceplerinde bir kuruş olmadan gittiler ama şirketlerle döndüler. Üreticimizin bu azmine devlet olarak destek olmamız gerek.
“1980'de ihracat odaklı üretim için ‘Ucuza mal etmek lazım.’ dediler. Bunu bize böyle anlattılar. İhracatın yüzde 60 - 70'i dışarıdan aldığımız ürünlerin geri satışıyla oluşan rakamlar. Dolayısıyla biz önümüzdeki dönem üretimi ayağa kaldıracağız. Tüm şehirlerimizi, maliyetler yüksek olsa bile ayağa kaldıracağız. Biz sanayicimize, ‘Sen Amerika'yla baş edemezsin, makineni kaldır.’ demeyeceğiz. Evet, maliyet biraz yüksek olacak ama her geri teknoloji ileri teknolojinin gelişmesi için sebep olacak. Belli bir maliyet yüksekliğine katlanacağız.
“Tarımımızı destekleyeceğiz. O nedenle gümrüklerimizi güçlendirmekten, maliyet enflasyonundan korkmayacağız. Arkamızda kalan program sahiplerinin gösterdiği öcülerden korkmayacağız. Kemalist Devrim ile inşa ettiğimiz kamucu ekonomik çizgiyi yeniden hayata geçireceğiz.”
***
“Bir de dış politika var. Bugün aynı zamanda dış fırsatlar da değerlendirilmeli. Dışarıdan gelen kaynağı doğrudan üretim ve yatırıma yönlendirmeliyiz. Türkiye'yi üretim üssü haline getirmek odaklı bir sistem kurulmalı. Aynı zamanda Türkiye güvenlik açısın da Rusya, Çin ve İran ile iş birliği halinde olamamız gerek. Suriye ile iş birliği anahtar değerindedir. Bugün sıcak günler yaşanıyor Karadeniz'de. Ukrayna, Karadeniz'deki Yunanistan'dır.
“NATO Türkiye'ye karşı tehdittir. PKK'yı besleyen kim, NATO. 15 Temmuz'da Ankara'yı ele geçirmeye çalışan kim, NATO. Güya Varşova Paktı ve Sovyetler'e karşı kurulmuştu. Onlar dağıldı ama NATO ayakta. 2016 gecelerinde yaşadık: NATO'nun, Türkiye'nin içine yerleştirdiği askerleri gördük. Ama ne oldu? Ezildiler! FETÖ ezilirken NATO da ezildi. Onun için hem iç cephedeki güçlere, hem de dış düşmanlara karşı bir politika izleyeceksek, yeterli güce sahip olmamız gerek. Kazakistan'da da ezildiler. Amerika dünyada hüküm ferman değil. Suriye'de perişan, Irak'tan da kovuldu. Türkiye'nin Amerika'dan korkacak bir şeyi yok!”
 ‘BU YIL BANKALAR DAHA AZ KÂR ETSİN’
“Ahi Evran'ın değerli erenlerine yoldaşlarına yakışan çok heyecanlı bir kurultay oluyor. Gelecek yıl Türkiye'nin gıda güvenliğini sağlamak bakımından tarım çok önemli bir yer tutuyor. Arkamızda kalan 2021 yılında bankalar 80 milyar Türk lirası kâr etti. Biz diyoruz ki, bu yıl bankalar kâr etmesin, 8 milyar kar etsin. 72 milyarla, ucuz gübre, ucuz mazot, ucuz tohum verelim. Bir sefere mahsus olarak 72 milyar lirayı vergi olarak alalım. Varlık vergisi diye savaştan sonra bunu yapmıştık. Bankalar neden bu kadar kar ediyor da çiftçi batmakla karşı karşıya? Çiftçi batacağına banka batsın. Batmasın da daha az kâr elde etsin.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204