Doğu Perinçek Doğu Akdeniz'de Anahtarı İşaret Etti

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Doğu Akdeniz'de, güç dengesini lehimize çevirmenin Rusya’yı yanımıza çekerek mümkün olacağını söyledi.

Doğu Perinçek Doğu Akdeniz'de Anahtarı İşaret Etti

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, dün Kübra Par’ın Habertürk’teki programı Açık ve Net’in konuğuydu.

CHP Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Yunus Emre, 24. Dönem Milletvekili Sinan Oğan, akademisyenler Prof. Dr. İlyas Topsakal ve Prof. Dr. Mehmet Şahin’in de katıldığı programda Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin verdiği mücadele ve son gelişmeler ele alındı.

Doğu Perinçek, “Türkiye Mavi Vatan’da taviz veriyor mu?” sorusuna; “Doğu Akdeniz’deki meydan okumalar ve hesaplaşmaların sonucunu kuvvet belirleyecektir. Taviz konusu da kuvvet ile ilgilidir. Kuvvetli olursanız daha kolay ilerlersiniz. Zaman zaman molalar vermek, gerekiyorsa geri çekilmek vb. taktikler de uygulanabilir. Ancak kesin olarak biliyoruz ki Türkiye bu davayı sürdürecektir. Devletimizin, hükümetimizin ve Silahlı Kuvvetlerimizin mücadele kararlılığını görüyoruz. Biz de bu kararlılığın en önündeyiz, merkezindeyiz ve beraberiz.” dedi.

TÜRKİYE’NİN KARŞISINDA BİR CEPHELEŞME VAR

Perinçek, Türkiye için esas tehlikenin Yunanistan değil arkasındaki emperyalist ülkeler olduğunu kaydetti: “Taviz vermemek için bir kere tehdidin nerden geldiğini saptayacağız. ABD’yi bu tehdidin dışında veya kenarında göstermeye çalışan çabalar geçersiz. Türkiye’ye tehdit, ABD’siyle, İsrail’iyle Fransa’sıyla, Yunanistan’ıyla ve Güney Kıbrıs’ıyla (GKRY) bu cephedekilerin askeri kuvvetlerinden geliyor. ABD bu cephenin başını çekiyor ve tehdidin merkezinde. Eğer meseleyi yalnızca üzerimize sürülen Yunanistan’ı durdurmak olarak koyarsak yanılırız. Türkiye zaten oradaki adalara çıkarma yapacağı zaman, elleri cebinde bunu yapar. Ama sonrasında ABD’nin İsrail’in Fransa’nın kuvvetleri ile karşılaşacağımızı düşündüğümüzde, Doğu Akdeniz’e çok ciddi bir karşı kuvvet yığmamız gerekecek. Bu kuvveti birlikte yığacağımız ülke Rusya’dır.”

RUSYA’YI YANIMIZA ÇEKME SİYASETİ 

Perinçek, Doğu Akdeniz’de Rusya ile ittifak kurmanın kritik önemde olduğunu söyledi: “ABD’nin GKRY’den silah ambargosunu kaldırması, Türkiye’yi hedef aldığı gibi Rusya’yı da hedef alıyor. ABD, GKRY’ye “Türkiye’ye karşı yanındayım, seni korurum ama sen de Rusya’yı limanlarından göndereceksin” diyor. Bu ve benzeri olaylar, Rusya’yı Türkiye’nin safına yöneltmek açısından çok elverişli bir durum yarattı. Ortak tehdide karşı Rusya ile işbirliği yapmak ve burada kuvvet yığmak tayin edicidir.” 

“Bu işbirliğinin ilerlemesi için başka ne yapacağız? Rusya KKTC’yi tanıyacak. Türkiye de Kırım’ın Rus toprağı olduğunu kabul edecek. Zaten oradaki Tatarlar da Rusya içinde bulunmayı istiyorlar. Vatan Partisi olarak geçen Aralık ayında Abhazya Cumhuriyeti ile bir ortak bildiri imzaladık. KKTC Başbakanı Sayın Ersin Tatarın temsilcisi Sayın Yusuf Macit de bizimle geldi. Yusuf Macit de bizden ayrı, Abhazya Cumhurbaşkanı ile görüşme yaptı. Abhazya Cumhuriyeti, KKTC’nin hem kendisi hem de bölge devletleri tarafından tanınmasını kabul etti.”

KARADENİZ VE AKDENİZ’DEKİ SİYASETİN BÜTÜN OLMASI 

Abhazya neden önemli, çünkü arkasında Rusya var. O imza, Rusya’nın da dolaylı olarak bildiriye onay vermesi anlamını taşıyor. Karadeniz’deki böyle bir işbirliğinin görüldüğü gibi KKTC’ye, Doğu Akdeniz’e doğrudan olumlu yansımaları olacak. Sonuç olarak Karadeniz’den Akdeniz’e ve Umman Denizi’ne kadar bütüncül bir siyaset Türkiye’nin tehditleri bertaraf etmesini kolaylaştıracak. Bu noktada ikircikli siyasetler elimizi zayıflatır. Kırım meselesinde Ukrayna’nın yanında olmak ABD’ye kazandırır. Daha doğrusu Kırım’ın Rusya’nın değil ABD’nin olmasını tercih etmiş oluruz.”

'KIRIM TÜRKTÜR' DENEREK RUSYA’YI DÜŞMANLAŞTIRMAK 

Perinçek, Sinan Oğan’ın, Kırım’ın Türk olduğunu ileri sürerek Rusya’ya karşı konumlanmak gerektiğini belirtmesi üzerine şu yanıtı verdi:

“Ben Kırım’ın kuzeyinden yani Kuban kökenli bir ailenin çocuğuyum. Kırım’ı Türkiye’nin fethetmesi koşulları var mı? Yok. Bu ancak mantıksız bir hayal olur. bugün biz ‘Kırım Türk toprağıdır, Bulgaristan Türk toprağıdır, Musul Türk toprağıdır, İran bile Türk toprağıdır’… bu tür bir politika olmaz. Bütün komşularınızı, dostlarınızı kendinize düşman yaparsınız ve Türkiye’yi dağıtırsınız. Atatürk’ten bir tarih dersi vereyim. Atatürk İstiklal Savaşı’nın başında kolordu komutanlıklarına çok önemli bir genelge gönderdi. Orda şunu söylüyordu: ‘İngiltere Kafkaslarda bir set oluşturdu. Azerbaycan Cumhuriyeti’ni, Gürcistan Cumhuriyeti’ni, Ermenistan Cumhuriyeti’ni kurdu. Bizimle Sovyet Rusya arasına bir duvar çekti. Biz bu duvarı yıkamazsak mahvoluruz’ Sonra ne oldu? Rus Kızıl Ordusu ve Kazım Karabekir komutasındaki Türk Ordusu iki taraftan bastırdı. İngiliz güdümündeki Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan yönetimleri yıkıldı. Nahçıvan’da iki ordu buluştu.” 

ATATÜRK’ÜN MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI VE RUSYA’YLA İTTİFAK

“Atatürk Meclis’te kürsüye çıktı ve dedi ki ‘Size bir müjde veriyorum. İngiltere’nin Cumhuriyetleri yıkılmıştır. Bu sayede mahvolmaktan kurtulduk’. Neden bunu söylüyor? Çünkü öyle bir denklem var ki orda ancak Sovyet Rusya ile işbirliği yaparak İstiklal Savaş’ını götürebilirdiniz. Yoksa batıda Yunanistan, doğuda İngiltere’nin kuruduğu 3 tane cumhuriyet, ortasında Türkiye… Bu şekilde hayatta kalma şansımız yoktu. Azerbaycan Türk devleti değil mi? Siz o zaman ‘Azerbaycan Türk toprağıdır’ derdiniz ve İngiliz emperyalizminin bu duvarını yıkamazdınız. Atatürk, Türkiye’yi kimin tehdit ettiğini görüyor ve bu siyaseti izliyor. Ancak bugün kendisine Türk milliyetçisi diyen bazıları ise müttefik kazanma değil düşman yaratma telaşı içinde. Bu mudur Türk milliyetçiliği? Atatürk’ün Yusuf Akçura’nın milliyetçiliği akılcıdır, hesap kitap yapar, coğrafya bilir tarih bilir, dost düşman ayrımını doğru koyar.”

KAZANMANIN DİĞER ŞARTI: İÇ CEPHEYİ SAĞLAM TUTMAK

Perinçek, Doğu Akdeniz’de kazanmanın en önemli gereklerinden birinin de iç cephemizin sağlam tutulması olduğunu vurguladı:

“Vatan savunmasında iç cephe belirleyicidir. Mavi Vatan’da menfaatlerimizi korumak ve tehditlere karşı mücadele etmek için bütün milli güçleri harekete geçirmemiz gerekiyor. Bu nedenle bozgunculuğu mahkûm etmeliyiz. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen Salı günü konuşmasındaki gibi ‘PKK’nın adamına şeref madalyası takarsanız’ bozgunculuğa hizmet edersiniz. Selahattin Demirtaş ‘Ben PKK’nın adımıyım’ diyor. Binlerce delil var. PKK’ya çalışan HDP diye örgüt var. Siz onunla ittifak yaptığınız zaman Türkiye’de iç yıkıcılığı desteklerseniz. Diyelim ki Türkiye bu süreçte silah kullanmak zorunda kaldı. İçeride ne olacak? Aynı İstiklal Savaşı’nda olduğu gibi bir takım bölücü güçlerin hepsi kışkırtılacak ve harekete geçirilecek. Siz kime şeref madalyası takıyorsunuz? İç cephenin düşmanlarına, ABD’nin silahlı güçlerine… Bu Türkiye’ye karşı bir psikolojik harekât. CHP bu şekilde Türkiye’ye zarar verdiği gibi kendisini de bitirir. CHP’nin vatanseverliğine sesleniyorum ve CHP’lileri uyarmaya çalışıyorum.”

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2020, 17:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205

banner204