Kılıçdaroğlu Sessizliğini Bozdu: Alternatif Liste İçin Ne Dedi?

Canan Kaftancıoğlu'nun alternatif bir parti meclisi listesi hazırlamasına Kılıçdaroğlu ne tepki gösterdi? Sözcü yazarı, Kılıçdaroğlu'nun neden kızdığını yazdı.

Kılıçdaroğlu Sessizliğini Bozdu: Alternatif Liste İçin Ne Dedi?

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun, Genel Merkez'in listesi dışında alternatif bir parti meclisi listesi hazırlamasına ve bunu kamuoyuna açıklamasına CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ne dedi? Gazeteci Aytunç Erkin bugünkü yazısında buna yer verdi.

Erkin, Sözcü Gazetesi'nde, "Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu'nun açıklamalarına tepki gösterdi mi?" başlıklı köşe yazısında Canan Kaftancıoğlu'nun kongrede paralel liste çıkarmasını yazdı.

Erkin, yazısında "Dört kişilik bir sohbette Kılıçdaroğlu'nun “Bu açıklamalara gerek yoktu, doğru olmadı” dediğini öğrendim. CHP Liderinin esas kızgınlığının, delegelere sunduğu 80 kişilik PM Listesine karşı bu listeden farklı yeni isim listesi hazırlayanlara olduğu ifade edildi. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresine “80 kişiyi 52'ye düşürebilirsin. Neden 80 kişi içinden değil de yeni isimler” dediği de kulislerde konuşulanlar arasında." ifadelerine yer verdi

Erkin, Kılıçdaroğlu'nun bu mesajları güvendiği isimlere verdiğini, ilk PM toplantısında bu konunun gündeme geleceğini ifade etti.

İşte o yazıdan bir bölüm:

‘Hedef İktidar' kurultayını Ankara'da izledim…

Bir hafta bekledim, çünkü tartışmaların hangi mecrada ilerlediğini görmek önemliydi.

Geçen cumartesi günü gördüğüm, bir hafta sonra ete kemiğe büründü!

Nasıl mı?

Kurultayda ‘liste savaşı' olacağı…

Delege bazında ya da Kılıçdaroğlu'nun A Takımı'nda yer alanlar özelinde, ‘Hedef İktidar' sloganından çok ‘Hedef Parti Meclisi (PM)' sloganına odaklanıldığı açık seçik ortadaydı…

Ve…

Haber Global televizyonunda canlı yayında konuşan gazeteci İsmail Saymaz'ın “Hedef iktidar anahtar listesi”nin Kaftancıoğlu tarafından hazırlandığını açıklaması ve kurduğu şu cümleler ‘Hedef PM' sloganını güçlendirdi. Saymaz şunları kaydetti: “Canan Hanım ile liste konusunda görüştüm. Listenin kendileri tarafından hazırlandığını söyledi. ‘Bu listede Yıldırım Kaya ve Tuncay Özkan yok. Neden yok çünkü girmelerini istemedim. Seçilmemeleri için elimden geleni yaptım. Aykut Erdoğdu listemizdeydi ancak seçtiremedik' dedi. Bu liste İstanbul İl Örgütü tarafından yazılmış…”

Önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Kaftancıoğlu'nun açıklamalarıyla ilgili tepkisini araştırdım. Dört kişilik bir sohbette Kılıçdaroğlu'nun “Bu açıklamalara gerek yoktu, doğru olmadı” dediğini öğrendim. Çünkü… CHP'nin son 10 yılına damgasını vuran liderin kafasında, ‘İktidara nasıl geleceğiz' sorusunun dışında başka bir gündem yok!

Ancak…

CHP liderinin esas kızgınlığının… Delegelere sunduğu 80 kişilik PM listesine karşı bu listeden farklı yeni isim listesi hazırlayanlara olduğu ifade edildi! Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresine “80 kişiyi 52'ye düşürebilirsin. Neden 80 kişi içinden değil de yeni isimler” dediği de kulislerde konuşulanlar arasında! Bu mesajın da ‘güvendiği' isimlere olduğu çok net!

Bu da ilk PM'de gündeme gelecek…

CHP'de tartışılmayan ise “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi”…

Siyaset ideolojiyi yerse…
İdeoloji… Ya da politik ideoloji ne demek? “Toplumsal grupların kendilerini ifade etmek için oluşturdukları fikirler/değerler kümesi… Siyasal ve toplumsal öğreti… Dünya görüşü…”

Siyaset sadece ‘bir kişiyi iktidardan indirmek' üzerine kurulu olursa orada ideoloji kalmaz sadece ‘propaganda' ve ‘slogan' öne çıkar!

Kılıçdaroğlu'nun “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi”ne bu açından bakıldığında… İdeoloji mi hakimdi yoksa ‘propaganda' ya da ‘slogan' mı?

Cumhuriyet'ten Deniz Yıldırım'ın iki gün önce köşesinde yaptığı şu değerlendirme çok önemli: “Bildirgede halkçılık yok, devletçilik ya da kamuculuk yok, laiklik yok. CHP bunları, yani kendi tarihsel birikimini bugünün şartlarına göre sentezleyerek, uyarlayarak mı ilerleyecek, yoksa bunları yok sayarak ittifaklarına göre mi kendi dilini, programını, sözcüklerini seçecek?”

Sorun da tam burada!

CHP, kendisini Abdullah Gül, Ali Babacan, Meral Akşener, Saadet Partisi ve HDP'ye göre mi şekillendirecek? Halkçılık ve kamuculuğun olmadığı bir çizgi hakim olacaksa, ideoloji ne olacak?

1980 sonrası ABD'de Reagan, İngiltere'de Thatcher ve Türkiye'de Özal politikaları… Yani ‘para' hırsıyla beslenen, iktisadi, kültürel anlamda dünyanın kirlenmesini sağlayan neo-liberalizme karşı ne yapılacak?

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2020, 22:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER