Takla Atsın Güvercinler Havada

Prof. Dr. Çağan ŞEKERCİOĞLU’nun güvercinlerle ilgili uyarısına yer veren bir haberi okuyorum: “17 güvercin türü yok oldu, 120 tür nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya.” deniyor yazıda. Ardından üveyiklerin nüfusunun hızla azaldığına, küresel çapta tehlikeyle karşı karşıya olduklarına, buna rağmen ülkemizde avlanmalarının serbest olduğuna değiniliyor. AB yasaklamış bu türün avlanmasını. Hatta avlanmayı tümüyle yasaklayıp av bölgelerini turizme kazandırmış ülkelerden söz ediliyor.

500 bin ruhsatlı avcı varmış Türkiye’de. Kaçak avcılar da cabası. Bunların sahaya çıktıklarını düşünsenize! Kim bilir kaç ceylan balasının kanına girecek, kaç geyiği hüzün yüklü o kara gözleriyle ağlatacaklar; kaç üveyik, kanatları kan çırpa çırpa düşecek toprağa? Dünya Kuşları Koruma Kurumunun çalışmalarına göre, Akdeniz Havzası’nda her yıl yaklaşık 38 milyon kuş avlanıyormuş. Hem de bunların bir kısmı göç yolunda vurulurmuş. Atalarımız boşuna “Onmasın avcı (…)” dememiş. Hayvanlardan ne ister insanoğlu bir türlü anlayamıyorum!  Öldürme hırsı bu kadar mı kör ediyor gözlerinizi?

Kuşlar, kanatları sayesinde diğer canlıların ulaşamayacağı yerlere kadar erişebilirler. Göçmen kuşlar, mevsimi gelince telaşla uçarlar; dağları denizleri aşar uzak diyarlara uyum içinde kanat çırparlar. Biz insanoğlu da onların ardından özlemle bakakalırız. Onlara özeniriz de memleket ya da sevgili özlemiyle “Kuş olup gitsem, sevgilinin diyarına” ya da “hem kavime hem kardaşa, turnam yâre selem söyle” deriz. Doğanın da insanın da vazgeçilmezidir kuşlar. Aynı zamanda özgürlüğün simgesidir… Şiirleri, türküleri şenlendirmiş; resimleri renklendirmiştir kanatlılar.

Türk kültüründe özel bir yeri vardır kuşların: İnanışta, gelenekte, destan, efsane, halk hikâyesi, halk şiiri ve masallarda kuşların özel bir yer tuttuğunu görüyoruz. Sözlü anlatılardan yazılı anlatılara kadar kuşlar, farklı işlevlerle çıkar karşımıza. Özellikle güvercin üzerinde durulur. Altay ve Saha Türklerinin efsanelerinde sadık bir kuş olarak anlatılan güvercin, Uygur Türklerinde “bolluk bereket, dostluk ve sadakat” simgesidir. Güvercin, “Nuh Tufanı”nda ve HZ. MUHAMMED ile ilgili hikâyelerde de sadakatin simgesi olarak bilinir.  

Usta şairlerin saz çalmadaki başarılarını dile getirirken “Sazına bülbül indirmiş / Sazına bülbül konar” dermiş büyüklerimiz. Anadolu geleneğinde gelin kızın başına turna teli takmak, uğur kabul edilirmiş. Türkülerimizde güzel sesi ve güzel kızı simgeleyen turnalar da gurbetle sıla arasında haber ve selam taşırlar sevdiklerimize. “Telli turnam selam götür sevdiğimin diyarına” “Allı turnam bizim ele varırsan” ya da hayata sitemle “Keklik gibi kanadımı süzmedim” deriz.

Yön bulma yetenekleri şaşılacak derecede güçlüdür güvercinlerin. Kilometrelerce uçarlar. Tarih boyunca insanoğlu, güvercinlerin geri dönüş yeteneğinden yararlanmış, hâlâ da yararlanmaktadır. Bu yüzden, savaşta barışta haberleşmek için kullanılmışlardır. Çünkü onların 1500 km. uzaklıktan bile yuvalarına dönebildikleri biliniyor. Sezar’dan Cengiz HAN’a kadar savaşta haberleşme, güvercinler aracılığıyla sağlanmıştır. I. ve II. Dünya Savaşı’nda da haber güvercinleri kullanılmış. Günümüzde bile ordular haber güvercini yetiştiriyor. Güvercinler haber taşımada o denli güvenli ki yıllar önce ABD’de geceleyin bile uçabilen haber güvercini yetiştirilmeye çalışıldığından söz ediliyor.

Güvercinler, gerçekten tarih boyu insana hizmet etmiş, bizim için kanat çırpmış. Hele üveyikler… Oysa bugün bu dost güvercinlerin nesli tehlikede! Bugün üveyik türü tehlikedeyse avlanmalarının yasaklanması gerekmez mi? Onların yaşam alanlarını bozup yok ettiğimiz, göç yollarını kestiğimiz, yetmiyormuş gibi avlanmalarına nasıl izin verebiliyoruz? Eğer doğal dengeyi bozar, hayvanları avlayarak nesillerinin tükenmesine sebep olursak, gün gelir çaresizlikten bir kuş gibi çırpınır yüreğimiz. Türkülerde bile sazımızın telini inleten güvercinlere kıymayın beyler! Biz “Çift beyaz güvercin olsam / Gögerçin havadadır, el yetmez yuvadadır / Göynümün gögerçini gibi sözlerle oya gibi işlemişiz türkülerimizi. Bırakın da bülbüller şakısın dallarda, takla atsın keyfinden güvercinler havada!

Kaynak

  • Kiziroğlu, 1., Türkiye Kuşları.271-272,1989
  • uygur kültüründe tufan’ın kuşları: kırlangıç ve güvercin Adem ÖGER* Serkan KÖSE**Uluslararası Uygur Araştırmaları Dergisi, Sayı: 3, 2014, Sayfa: 163-175.
  • Abdülkadir Emeksiz, “Bülbül Ötüşünün Anonim Biyografiye Göre Adlandırılması Üzerine”, Milli Folklor, Yıl: 30, Sayı: 117, Ankara 2018, s. 23
  • kerkük’ten anadolu’ya türkülerde kuşlar ve çiçekler* Gülşah ANDIM UÇAR** - Prof. Dr. Feyzan GÖHER-Türk Dünyası Araştırmaları TDA Eylül - Ekim 2020
  • Hayat Ansiklopedisi – Doğan Kardeş Yayınları (1969)
  • Nesli tükenmekte olan güvercin türünün sadece Türkiye'de avlanması serbest. www.artigercek.com › haberler › nesli-tukenmekte-ola…
  • 19 Kurumdan Ortak Açıklama: Nesli Tehlike Altındaki Kuşlarwww.wwf.org.tr › 29 April 2019
  • Merve Özçelik- Merkez Av Komisyonu, nesli tehlike altında olan kuşların ...
  • medyascope.tv › 2020/07/10 › merkez-av-komisyonu-
YORUM EKLE
YORUMLAR
Gökhan ÖZTÜRK
Gökhan ÖZTÜRK - 1 hafta Önce

Yüreğim yanıyor, sabahları kuş seslerini duymazsam içim acır. Teknolojiyi geliştirerek doğayı yok ediyoruz maalesef.

banner205

banner204