Tanrıça Turan

Türkiye’de bir erkek ismi olan bu kelimenin dişil bir isim olarak Etruria’da (Etrüsk ülkesi ve bugünkü Toskana) ortaya çıkması (MÖ 1000) merak uyandırır. Bu kelime orada hem Venüs gezegeninin adıdır.  İki kelimeden oluşur: Tur ve -an. Üreme, döl, türeme bildiren bir kök olan “Tur” tek başına “Türk” manasını taşırken, Türkçe’de çoğul yapmaya yarayan -an eki ile “Turan” çoğul bir mana kazanarak “Türkler” anlamına gelir (1).  Diğer adı ise (Kıbrıslı) Afrodittir. Bu inancın asıl kaynağının Antik Türkiye’den göçlerle (Kibele’nin oğlu) Zeus inancının İtalya’ya gittiği çünkü Mora yarımadasında ibadet yerlerinin daha geç görüldüğü bilinir (2). Asıl efsane ise Turova Kralının oğlu Paris’i, güzellik yarışmasında altın elmayı kendisine verirse İspartalı Menelaos’un karısı güzel Helen’in eşi olacağı vaadi ile İsparta’dan kaçırılmasında oynadığı baş roldür. 

Aşina (Asena) Etrüsklü İkizler Rom ve Romulus’u emziriyor.
TURAN ATİ
Tanrıça Turan, Etrüsklerden kalan değerli eserler arasında bulunan iki vazoda ve bir aynanın arka yüzünde, Turova Destanının baş kahramanlarından Güzel Helen’in doğacağını annesi ve babasına sunulan bir yumurta ile muştulanırken, Turan ATİ/ANA rolündedir (3). Kadın Etrüskologlar Bonfante ve Swaddling Etrüsklerin Turan Tanrıçası kavramını antik Yunan Afrodit’inden ayırırlar çünkü “Dini sahneler ve törenler konusunda, tanrıçalar Etrüsk sanatında Yunan sanatında olduğundan daha önemlidir” derler ama Cilalı Taş Devrinin Kibele’si, Tunç çağının Anadolulu Hatti’lerinin (MÖ 3000), Hititlerinin (MÖ 2000) inançları ile olan benzerlikleri üzerinde hiç durmazlar, yok sayarlar. Etrüsk mezar odalarına çizilen Turan tasvirlerinde hem üreyişin hem de ölümün simgesi olan Tanrıça Turan, şeytanları mezardan uzak tutan bir koruyucu olarak görülür. Eski Türkiye’nin Tanrıçası Kibele Ana/Mater Kubelaya ise üçgen muskalara konu olmuştur ve hala bebeklerin ve özellikle Türk erkeklerinin koruyucusudur. Bir üçgene indirmesinin öncülü Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri müzesinde bulunan Hitit Kabartmalarındaki kadınlarda görülür. Etrüsklerde kadınların kullandığı el aynaları üzerinde “sıklıkla genç aşığı Adonis/Atunis, sihirli aşk kuşu ağaçkakan (iynx) ile müzik yapan Eros, çok sayıda kendisine eşlik eden koruyucu ilahi varlık Lassa/Lara/Lares’ler (4) ve perilerle birliktedir. Hatta Tanrıça Turan’ın kendi kuğusu olan TUSNA da onlar arasındadır. Bu betimlemenin bulunduğu ayna, Toskana’da özel bir koleksiyondadır. Ayna üzerinde yer alan hem Eros figürü hem de bir hizmetkar, ‘Turan ile ilişkili’ anlamına gelen TURNU ismiyle anılmaktadır. Bir yazıtta ise tanrıça ‘TURAN ATİ’, yani ANA TANRIÇA olarak nitelendirmektedir. Çocuğunu besleyen anne imgesi Antik Yunan dininde çok azdır ama Etrüsk dininde ve İtalyan sanatında çok sayıda çocuğunu besleyen ana tanrıça imgesi görülür. Emziren annenin adaklık pişmiş toprak heykelciği çoğunlukla tapınaklara çoğunlukla ibadet ya da şükran için konur. (Bkz. Dip Not 3, s. 82-83).”  

 
TURAN’IN ÖZELLİKLERİ
Tanrıça hem erken dönemde hem de sonrasında sıklıkla zengin kıyafetler giyer ama MÖ 300’lerde Turan’ın en belirgin özelliği çıplaklığıdır. Öyleki Knidos (Datça) Süslenme sahnelerinde ise  Uni (5) ve Zafer Tanrıçası Minerva (Athena) ile birlikte Turovalı Paris’in Güzellik Yarışması Birinciyi Seçişi sahnesinde genç aşığı Adonis/Atunis/Attis (6). Eros/Cupid (aşk meleği)  hizmetlileri ve kendi kuğusu Tusna’dan  oluşan bir arkadaş çevresi vardır. Turan Ana kadınlara mahiyetindekilere âşık olmalarını sağlayarak yardım eder. Örneğin ALTIN POSTU (7) geri getirmek üzere İason’a yardım etmek için Medea’nın kalbini tutkuyla doldurur. Paris’le kaçması için Helen’i kandırır. Adına yazılmış adakların gösterdiği gibi, Tarkunia (Tarkaniye/Tahuniye) Limanındaki tapınakta ve başka yerlerde kendisine ibadet edilmiştir. TURAN kelimesinin Türkçe olması, Etrüsklerin veya Türksakaların doğal olarak Türkiye’den Etruria’ya Türkçeyi götürdüklerine ve Latince’nin dil bilgisini ve Avrupa dillerini etkilediklerinin zayıfta olsa bir kanıtı olabilir. 

(1) İsmet Zeki Eyüboğlu, 2004, Sosyal Yayınlar, İstanbul, s. 671
(2) https://tr.wikipedia.org/wiki/Afrodit, BKz. İştar ve İnanna 
(3) L. Bonfante ve J. Swaddling, 2011, Etrüsk Mitleri, Phoenix Yayınevi, Ankara, s. 26
(4) Azra Erhat, 1999, Mitoloji Sözlüğü, Remzi Kitabevi, İst., s. 193. Romalılardaki karşılığı Lar  veya Lara’dır:
(5) Zeus’un eşi Hera, Romalılarda ise onun adı Uni’dir.
(6) Kibele inancı MÖ 6700 yıllarında Çatalhöyükte ortaya çıkmıştır (Bkz. Dip Not 4 Azra Erhat, s. 11. Kibelenin’de aşığıdır ve adı Attis’tir.  
(7) Teselya (Selanik) kralının Kızı Helle ve oğlu Firiksos’u Karadeniz kıyısına Altın postlu uçan bir koç tarafından kaçırılması sırasında Helle Boğaza düşüp boğulur. Ama geri dönen oğul tahtını üvey kardeşinden isteyince bu postu geri getirmekle görevlendirilir.  Medea  Güneş soylu güçlü, serüvenci bir kadındır. (Bkz. Erhat, Mitoloji sözlüğü). 

YORUM EKLE